Duayen gazeteci Mehmet Yolyapar, İsrail ve Amerika’nın İran’a yönelik saldırılarını büyük üzüntü ve öfkeyle izlediğini, hele de 165 kız öğrencinin topluca hayattan koparılması karşısında duyduğu acının kelimelerle ifade edilemeyeceğini belirterek, sınırlarımızın hemen yanında korkunç bir savaş devam ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Dışişleri Bakanı Fidan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır olağanüstü bir sağduyu örneği sergilediklerini söyledi.

Umut Radyo’nun canlı yayını “Çorum Güncesi”nde, Meltem Danışman Çınar’ın konuya ilişkin sorusunu yanıtlayan Yolyapar, “Gazze Kasabı” Netanyahu’nun “Vadedilmiş Topraklar” (Arz-ı Mev’ud) hayali içinde Türkiye topraklarının bir bölümüne de göz diktiğini hatırlatarak, “Ülkemizdeki tüm bölücü faaliyetler, Büyük İsrail projesinin bir parçasıdır ve teröre bulaşanların tümü, bilerek ya da bilmeyerek İsrail’in, dolayısıyla emperyalizmin emellerine hizmet etmektedirler” dedi.

İran’daki rejimi asla tasvip etmediğini ve komşu ülkenin demokrasiye kavuşmasını kalpten arzuladığını da ifade eden Mehmet Yolyapar, “Dünya Jandarması” ABD’nin de Trump yönetiminde günden güne daha pervasız hale geldiğini belirterek, “Ortadoğu yangın yerine dönmüşken, iç cepheyi tahkim etmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Ülkemizde birlik ve beraberliği, barışı, huzuru, kardeşlik hukukunu pekiştirmek zorundayız. Nüfusun en az yüzde 30’una karşılık gelen sosyal demokratlara ‘düşman hukuku’ uygulayarak bunu sağlamamız mümkün değil.” diye konuştu.

“Önce yurt içinde barışı ve dayanışmayı sağlamalıyız”

Yolyapar, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının bölge için olduğu kadar tüm dünya için de kaygı verici olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırlarının hemen yanı başındaki savaşla ilgili son derece doğru, alkışlanacak bir diplomasi izlediğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Fidan başta olmak üzere, bu sağduyulu politikada payı olan herkesi takdir ettiğini söyledi.

Umut Radyo Genel Yayın Yönetmeni Meltem Danışman Çınar’la yaptıkları “Çorum Güncesi” programında, İran’a yönelik saldırı ve İran’ın da savunma refleksiyle verdiği karşılık üzerine görüşlerini dile getiren Yolyapar, “Netanyahu, acımasız soykırımcı yüzünü, Gazze’de göstermişti. Emperyal güçlerin desteğiyle bölgeye hakim olma niyetini de İran’a saldırıları ile ortaya koyuyor. 2. Dünya Savaşı’nın mazlum ve mağdur halkı, gözünü hırs bürümüş bir yönetici eliyle nerelere sürükleniyor, ibretle ve nefretle izliyoruz” dedi.

ABD Başkanı Trump’ın ise adeta dünya ile alay ettiğini ve kendi ülkesinin değerlerini de hiçe saydığını, Epstein skandalının neden olduğu itibar kaybını örtebilmek için de İsrail’in kurguladığı İran savaşına girdiği kanısının yaygın olduğunu anlatan Mehmet Yolyapar, “6 Şubat depremi sonrası, bölgede çok sayıda kız çocuğunun kayıp olduğu bilgileri gelmişti. Maalesef, bu iğrençliğin kurbanı olmuş olabilirler mi diye aklımıza geldikçe kahroluyoruz. Bu yüzden, ABD’nin demokrasi içinde evrensel hukuk ve insan hakları kurallarına dönüşünü bütün kalbimizle temenni ediyoruz.” diye konuştu.

Ortadoğu ateş çemberi içine düşmüşken, Türkiye’nin, taraf olmadan, barış için gayret göstermesinin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Yolyapar, “İç cepheyi güçlendirmemiz, adeta beka meselesi haline geldi. Bu ise, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, adil yargı ve insan haklarına saygı çizgisine dönerek sağlanabilir. Muhalif belediye başkanları, terörle ilişkili diye içeri atılıyor, ama tescilli teröristler için umut hakkı çağrıları yapılıyor. Hele de, yolsuzluk iddialarına, toplumun yüzde 70’i inanmıyor. Bu şartlarda birlik, beraberlik, kardeşlik nasıl tesis edilecek?” ifadesini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi