Önümüzdeki Cuma günü, yani 12 Ocak, üç ayların başlangıcıdır. 11 Ocak Perşembe akşamı da mübarek Regaib Kandilidir.

Regaib; özlenen, beklenen, yüksek derecede itibar edilip saygı duyulan gece anlamına gelmektedir. Regaib Kandili kutsal üç ayların başlangıcıdır. Üç aylar; Müslümanlar için maddi ve manevi bakımdan en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken çok önemli aylardır. Recep; Allah’ın ayı, Şaban; Hz. Muhammed SAV.in ayı, Ramazan da; Muhammed ümmetinin, yani bizlerin ayıdır. Günlerin şahı Cuma, ayların padişahı Ramazan, gecelerin en yücesi ise Kadir Gecesi’dir.

Milletimiz asırlar boyu üç aylara en yüksek oranda değer vermiş, nesilden nesile üç aylar kültürü oluşmuştur.

*

Üç aylar, geçmişimizin sorgulandığı, geçmişin ve geleceğin hesabının yapılacağı, ümitle ileriye yüksek bir maneviyatla hazırlanma aylarıdır. Kandil demek, gönlümüzü, ruhumuzu aydınlatan nur, yani ışık demektir. Bütün müslümanlar bu ışıkla aydınlanmalıdır. Bu ayların değil bir gününü, bir saniyesini bile zayi etmemelidir. Bu kutsal zaman dilimini hem dünyası, hem de ahireti için en yararlı biçimde değerlendirmelidir. Çünkü geçen zamanı geri getirmek asla mümkün değildir. Nasıl ki ölüler canlanıp geri gelmiyorlarsa, geçen zaman da geri dönmez. Öyle ise, bu günlerden yeterince faydalanmamız şarttır.

*

Bu günlerde imanımızı, inancımızı, ahlakımızı ve tüm yaşantımızı geçmişimize göre daha yüksek orana taşımalıyız. Bunun için ibadetlerimizi eksiksiz yapmalıyız. Günahtan şiddetle kaçmalıyız. Hayır ve hasenatımızı artırmalıyız. Tövbe ve istiğfarla, duaların kabul olduğu bu aylarda günahlarımızdan kurtulmalıyız. Yani maddi ve manevi bakımdan en olgun ve en dolgun, donanımlı birer mümin olmalıyız. Yoksa, üç aylar gelmiş mi, gelmemiş mi farkında olmayan gafil insanlardan olmamalıyız.

Çeşme açarken suyunu doldurmayan, gece gökten altın halka yağsa o gece yatağında mışıl mışıl uyuyanların boynuna altın halka geçer mi? Oysa bu günler ve bu geceler dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.

Hiç olmazsa bu güzelliklere sahip olan bu kutsal zaman diliminin farkında olalım. Boşa geçirmeyelim. Çoluk çocuğumuzla, akraba, eş ve dostlarımızla bütün müminlerle beraber bu geceyi ihya edelim. Kaza namazlarımız varsa onları ödeyelim. Dualar edelim. Geçmişlerimizi hatırlayalım. Onların kabirlerini ziyaret edelim. Hayırla analım. Yani inancımızın gereğini yapalım ki, rabbimizi memnun edelim, huzur bulalım ve mutlu olabilelim.

R.SAV.in Ramazan’dan sonra en çok oruç tuttuğu ay Recep ayıdır. Biz de ona uyalım. Recep ayında bir kuruş sadaka veren, yardım eden müminler Ramazan’ın dışında bin kuruş sadaka vermekten daha hayırlıdır bilelim. Ulu rabbimizin sonsuz rahmetinin üzerimize oluk oluk aktığının farkında olalım. Böylece Ramazan ayına sağlamca girelim. Kadir Gecesinde tamamen günahlardan temizlenip bayrama analarımızdan doğduğumuz gibi saf ve günahsız olarak kavuşalım. Bunun aksinden şiddetle kaçalım.

*

R.SAV. buyurur ki:

Ey insanlar! Dikkat edin. Bizlerden öncekileri aramızdan alıp götüren ölüm bize gelmeyecek mi sanıyorsunuz? Bunu düşünün. Her gün mezarlığa taşıdığımız ölülerimiz sonra dönüp geri gelecek mi sanıyorsunuz. Hiç dönen var mı? Hayır. Çünkü ölümün dönüşü ancak mahşerdir. Tekrar buluşmamız önce mahşer inşallah sonra cennettir. Yok ebediyen onlarla kavuşamayacağız. Bir gün ölüm sırası mutlak bize de gelecek. Bu dünyanın en gerçek olayı ölümdür. Bugüne dek insan sağ kalmamıştır. Şaşılacak iş, sanki bize ölüm yokmuş gibi yaşıyoruz. Geleceğinden emin olan mutlak benim diyebilecek bir kimse var mı? Öyle ise, ahireti göz ardı etmeyiniz. Dünya, ahiret için vardır. Dünyanızı da, ahiretinizi de ihmal etmeyiniz. Çalışınız, çalışınız. Hem dünyada hem de ahiret saadetini kazanınız. Birini diğerine tercih etmeyiniz. Yani dünyayı terk edip ahireti veyahut ahireti terk edip dünyaya dalmayınız. Dünyada ahiret azığınızı çoğaltınız. Günah yükü ağırdır. Ondan kurtulunuz. Günahlarınızı tövbe suyu ile temizleyiniz ve ahirete pam pak, kalbiniz iman dolu üzerinizde bir gram hak olmadan ahirete göçünüz.

Düşünelim, teşekkür etmeyen insanların diğer yaratıklardan bir farkı kalmaz. Bu verimli zamanları zayi etmek çok büyük bir zarardır. Ahmaklıktır. Sakın gaflet etmeyelim. Bu sözler bir kulağımızdan girip öbür kulağımızdan çıkmamalıdır. Bu bir şuurdur. Ölümün peşimizde adım adım bizi bir gölge gibi takip ettiğini unutmayalım. Bunun şakası yok. Dünya zevkleri sefaları güller gibidir. Baharında parlaktır, güzün solarlar. Bu dünyanın hiçbir şeyine güvenilmez. Bizi kurtaracak ancak mermer gibi demir gibi sağlam, sarsılmaz imanımız ve o imanımızın gereği olan ve adına ameli salih dediğimiz ibadetlerimiz, hayır ve hasenatlarımız, güzel ahlakımız ve şiddetle günahlardan kaçınmamız, her an tövbekâr olmamızdır. İşte bunları kazanmanın tam zamanı üç aylardır. Kandiliniz mübarek olsun. Eviniz nur ile dolsun. Üç aylar hepimize hayırlı olsun. Amin.