05.10.2021, 00:02 74

NEREYE GİDİYORUZ

Hasan Ali KALAYOĞLU

Hasan Ali KALAYOĞLU

Doğudaki küçük illerimizin birinden İstanbul’a taşınan aile, geldikleri yerde alıştıkları gibi komşularıyla samimi, içli dışlı bir yaşam sürmenin hayalindedir. Bu nedenle de, eşyalarını taşırken komşu pencerelerdedir gözleri. Birileri gelip eşyanın bir kulpundan tutar diye beklerler saatlerce, ama kimse gelmez. Üstelik taşınalı iki ay olduğu halde hiçbir komşusu bir “hoş geldin” demediği gibi, merdivenlerde karşılaştıklarında da selam bile vermezler. Bu duruma oldukça içerleyen ve morali bozulan aile, geldikleri yere dönmeye karar verir. Eşyalar yüklenmeye başlandığında da, kimsenin yardıma gelmemesine içerleyen aile reisi, balkona çıkarak biriktirdiği kini boşaltır, tüm gücüyle İstanbullulara:

-“Gidiyorum işte ey İstanbullular! Gelmezseniz gelmeyin! Sormazsanız sormayın. Gidiyorum işte, siz de Hüso’suz kalın, koca İstanbul da! Yalvarsanız da dönmem artık!”

Hamburglu Wolfgang Dircks, on sekiz katlı apartmanın bir dairesinde yalnız yaşayan 43 yaşında bir Alman vatandaşı idi. 1993 yılının son günü akşam evinde TV izlerken öldüğünde, kimsenin bundan haberi olmadı. Ertesi gün de kimse fark etmedi Wolfgang'ın öldüğünü. Hatta ertesi hafta, ertesi ay, ertesi yıl da... "Niçin fark etsinler?" de diyebilirsiniz; Wolfgang'ın borçlarını, otomatik ödeme talimatlı banka hesabı gün geçirmeden ödüyordu. Nihayet beş sene sonra banka hesabı suyunu çekince Wolfgang'ı arayan birisi çıktı. Ev sahibi kirayı almak için gelmiş, ancak zile cevap veren olmamıştı. Kapıyı zorla açıp içeri girdiğinde, Wolfgang'ın televizyon karşısında oturmuş iskeletiyle karşılaştı. Televizyon çoktan iflâs etmişti. Odadaki Noel ağacının rengârenk lâmbaları hâlâ yanıp sönmeye devam ediyordu.

Her iki olay da, AB standartlarına göre pek de yadırganmaz. Zira batı uygarlığının değerler sistemi içinde varlık veya yokluğunuzun fark edilmesi, tümüyle maddî ilişkilerinize ve tüketim çarkı içinde kaç paralık yer işgal ettiğinize bağlıdır. Eğer itibar gören bir diri ve arkasından ağlanacak bir ölü olmak istiyorsanız, birilerine ya da bir yerlere borçlu iken ölmeniz gerekir. Böyle bir takanak yoksa fark edilmeniz için de hiçbir neden yoktur.

İşin kötüsü şimdiye dek bizi yöneten tüm iktidarların ana hedefinin bizi AB standartlarına uygun hale getirmek için çabalaması. Gerçi bir tarafta İslâm dünyasının yönetenlerce yoksul bırakılmışlığına bakıldığında, batı uygarlığını benimsemenin İslâm dünyası için de hayırlı olacağı hayaline kapılmak çok zor değil. Ancak bunu gerçekleştirirken lâmbalar yerine batı değerlerinin esas alınması gerekir.

Bir de rahibe Teresa'nın Hindistan’la ilgili şu anısına bakın. Sekiz çocuğuyla günlerdir aç durumdaki bir anneyi haber aldığında, Teresa, ona bir miktar pirinç götürür... Anne, pirinci alır almaz ortadan kaybolur ve bir süre sonra döner. Rahibe Teresa ona nereye gittiğini sorduğunda da şu cevabı verir:

-"Pirincin yarısını komşuma götürdüm. Onlar da günlerdir bizim gibi aç."

İşin bir başka ilginç yönü ise, anne ile çocukların günlerdir sürüp giden açlıklarına rağmen, içinde bulundukları durumdur. Rahibe Teresa "Yüzlerinde açlık acısı vardı, ama mutsuzluk veya üzüntü ifadesi görmedim." diyor. (Meraklısına not: Pirinci paylaşan aç ailelerden biri Hindu, diğeri ise Müslüman'dır.)

Bize gelince, gerçek uygarlığın ne olduğunu ya da olmadığını anladığımızda sanırım çok geç kalmış olacağız. En iyisi, bankada paramızın olmaması; en azından öldüğümüz çabuk anlaşılır.

Üstelik bizim Noel’imiz de yok, iskeletimize arkadaşlık edecek yanıp sönen ışıklarımız da…

DÜŞÜNEN SÖZLER:

•İnsan ulaşamadığı her şeyin delisi, ulaştığı her şeyin nankörüdür. Neruda

•Yalnızlık, zannetmeyin ki kimsesiz olmaktır; asıl yalnızlık, kimsen varken kimsesiz kalmaktır. İhsan Turhan

•Paylaşacak arkadaşlarınız yoksa bir şeylere sahip olmanın da zevki yoktur. NEİTZSCHE

•Hem Tanrı’ya, hem paraya kulluk edemezsiniz. İncil

•Özgür olmadıkları halde, özgür olduklarını sananlar kadar hiç kimse tutsak değildir. Goethe

•Hizmetkârlar, her zaman koşulmuş hayvanlar olarak kalırlar, altın koşumlarıyla ışıl ışıl parıldasalar bile. Nietzsche

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 14 21
7. Brighton 14 19
8. Leicester City 14 19
9. Tottenham 12 19
10. M. United 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@