İYİ Parti Çorum Kadın Politikaları Başkanı Meral Özeşer, kadınların güvenliği ve eşitliği için İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi ve kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürünün sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
Meral Özeşer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı yasın açıklamasında; Türkiye’de kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet, eşitsizlik ve temsil sorunlarına dikkat çekti.
Özeşer, İYİ Parti iktidarında İstanbul Sözleşmesini yeniden yürürlüğe koyacaklarını açıkladı. 8 Mart’ın kadınların yüzyıllardır süren hak mücadelesinin sembolü olduğunu belirten Özeşer, “Bugün, kadınların yüzyıllardır süren hak mücadelesinin, adalet arayışının ve eşit yurttaşlık talebinin sembolüdür. 8 Mart; kadınların eşit ve onurlu bir yaşam talep ettiklerini hatırlatan güçlü bir toplumsal çağrıdır. Kadınların emeğinin görünür kılınması, yaşam hakkının korunması, fırsat eşitliğinin sağlanması ve kadınların toplumsal hayatın her alanında eşit biçimde var olabilmesi için verilen mücadelenin ortak sesidir. Bu nedenle 8 Mart, bir kutlamadan çok; eşitlik, adalet ve özgürlük talebinin yükseldiği bir mücadele günüdür” ifadesini kullandı.
Son 6 yılda 3354 kadının hayatını kaybettiğini belirten Özeşer, kadınların güvenliği ve eşitliği için İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi ve kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürünün sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
“KADINLAR KORUNAMIYOR,
KADINLAR GÜVENDE DEĞİL”
Türkiye’de kadınların birçok alanda ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Meral Özeşer, “Bugün Türkiye’de kadınlar; sokakta, evinde güvende değildir. İş yerinde eşit değildir. Siyasette yeterince temsil edilmiyor. Hukuk önünde yeterince korunmuyor” ifadelerini kullandı.
Kadına yönelik şiddetin artık münferit olaylar olmaktan çıktığını belirten Özeşer, “Kadınlar çoğu zaman en yakınlarındaki erkekler tarafından hayatlarından koparılmaktadır. Her gün bir kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Koruma kararları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmakta, gerekli önlemler zamanında alınmamakta, failler ise cezasızlık kültürüyle cesaret bulmaktadır” dedi.
Meral Özeşer, mahkemelerde uygulanan bazı indirimlerin toplum vicdanını yaraladığını dile getirerek, “Mahkemelerde uygulanan ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimleri, adalet duygusunu zedelemekte ve toplum vicdanını yaralamaktadır” diye konuştu.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine de değinen Özeşer, Türkiye’de her 10 kadından 4’ünün 15 yaşından sonra fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını belirtti.
Özeşer, “2025 yılı verilerine göre Türkiye’de; şüpheli ölümler de dahil 591 kadın öldürüldü ve yüzde 60’ı kendi evinde, en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldü. Son 6 yılda ise 3354 kadın hayattan koparıldı” şeklinde açıklamada bulundu.
Koruma kararlarına rağmen kadınların hayatını kaybettiğini vurgulayan Özeşer, “Koruma kararına rağmen bir kadının öldürülmesi demek iktidarın ve kurumların görevini yapamadığı anlamına geliyor. Peki bir karşılığı var mı? Her zaman olduğu gibi bir hesap soran da hesap veren de yok” ifadelerini kullandı.
Kadınların yaşam hakkının tartışma konusu yapılamayacağını belirten Özeşer, “Kadınların güvenliği bir siyasi tercih değil, ülkeyi 24 yıldır yönettiğini sanan iktidarın en temel sorumluluğudur” şeklinde görüş bildirdi.
Özeşer, “Türkiye’de 81 il var ama sadece 11’inde belediye başkanları kadın. 922 ilçenin ise 64’ünde ilçe belediye başkanları kadın. 50 binin üzerinde mahallede ise 2150 kadın muhtar bulunuyor. Temsilde eşitlikten, kadının karar mercilerinde yer alışından söz etmek mümkün değil” dedi.
“KADINLARIN EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜ OLMADAN EŞİTLİK KURULAMAZ”
Kadınların iş gücüne katılım oranının OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biri olduğunu söyleyen Özeşer, milyonlarca kadının kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda bırakıldığını ifade etti.
Meral Özeşer, “Kadınların istihdama katılımını artıran politikalar geliştirilmeden, kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmadan ve çalışma hayatında fırsat eşitliği sağlanmadan kadın ve erkek eşitliği kurulamaz. Kadınların ekonomik özgürlüğü olmadan gerçek eşitlikten söz etmek mümkün değildir” ifadesine yer verdi.
İYİ Parti olarak kadınların güven ve eşitlik içinde yaşayacağı bir Türkiye hedeflediklerini belirten Özeşer, şöyle devam etti:
“İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadele edeceğiz ve iktidarımızda yeniden yürürlüğe koyacağız. 6284 sayılı Kanun’un etkin ve tavizsiz uygulanmasının takipçisi olacağız. Kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürüne son verilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz.”
Özeşer, “Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi güçlü olamaz. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede özgürlükten söz edilemez” şeklinde konuştu.

Muhabir: KEMAL YOLYAPAR