•120 günde kesime gelen piliçleri, 44 günde kesime gelir hale getirdik.

•Kabağa, domatese, bibere, patlıcana vaktinden önce mahsul verdirdik. Mahsuller öyle erken irileşti ve büyüme hızı kazanmaya başladı ki; buzdolabında bile büyümeyi sürdürdü.

Neden oldu?..

Elbette hormon vs. den oldu...

Bu durum kendi bünyesinde kalmadı. Hayvanlara ve insanlara da yansıdı. 500 kg. gelen boğalardan 2 tona çıkanlar var, 1.65 cm gençlerde orta boy sayılırken, orta boy 1.85 cm'yi geçti.

1990'larda görülen bu olay şimdi hızını alamadı; erken ergenliği getirdi. İlkokula giden kız çocuklarında adet görmeye başlayanlar olduğuna göre, erkek çocuklarda da karşılığının oluşacağı kesindir.

Erken ergenlik, aşırı uzama ile başlayan durumu tersine çevirmeye başladı. Ergenliğe ulaşmış bünyenin büyümeyi, durdurma özelliği devreye giriyor ve aşırı kısa boylar oluşuyor.

Son zamanlarda "DOĞAL" sözcüğü en elit sözcük haline geldi. İnsanlar doğa ile fazla oynandığını, bu oyunun da beklenmedik olumsuz sonuçlar doğurduğunu fark ettiler. Onun için doğal olanı arar oldular. Gözü açıklarda; doğal olmayan nesneleri, doğal diye piyasaya sürmeye başladılar. Ne yazık ki ahlak zayıflığı göstergesi olan bu durumun benzerleri; geçmişte olduğu gibi, gelecekte de olacaktır.

* * *

Günümüzde de düzeltilmesi imkânsız hale gelen bu durumu "Kenevir'in İntikamı" gibi yorumlayan yazarlar var.

Bunlardan Nil Gün hanımın 2010 yılında yazdığı "Geleceği Hatırlamak" isimli

Kitabı ile Soner Yalçın'ın 2017'de yayınladığı "Saklı Seçilmişler" isimli kitapların da açıkça görüyoruz.

Özetle dünyaya hakim dev sermayelerden; "Rockefeller" ve "Du Pont"un kar uğruna insanlığın sağlığı ile oynadıklarını yazıyorlar.

Kullanım sakıncalarının yanında, atıklarının başa bela olduğu görülen plastikten yapılan bütün malzeme ve eşyaların kenevirden daha güzel yapılabileceğini, üstelik atıkların çok uzun olmayan zamanda toprağa karışarak, yok olduğunu anlatıyorlar. Anlatımlarda Ford firmasının 1932 yılında kenevirden araba şasesi yaptığını, sağlamlık ve kullanışlılık yönünden çelikten daha iyi olduğunu da yazmışlar.

Kenevirin üç tipi olduğunu, bunlardan sadece Hint Keneviri denen tipin uyuşturucu özelliği taşıdığını bunun da abartıldığını; Rockefeller ve Du Pont firmalarının kendi petrol türevli mamullerine pazar açmak için, dünyanın birçok ülkesinde yasaklattıkları yazılıyor.

Türkiye'de de yasaklanmışken sonradan 19 ilde üretim yasağının kaldırıldığını biliyoruz.

* * *

Benim yerimde olsanız, bu bilgileri edindikten sonra keneviri merak etmez misiniz?..

Ben de merak ettim. Nil Gün Hanımın "Mucize" bitki kenevir yazısından esinlenerek, interneti kurcaladım ve "24 Maddede Geçmişten Bu Güne Kenevire Dair Her Şey" başlıklı kısmı buldum. Onu siz okuyucularım ile paylaşmak istiyorum:

1. Kenevir tek yıllık bitki cinsidir. Anavatanı Orta Asya'dır.

2. AIDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi etkilerini azalttığı ve radyasyon temizlemede faydalı olduğu tıp çevreleri tarafından onaylandı.

3. 1 dönümlük kenevir tarlası, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.

4. Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar. Üstelik bir ağaç 20 - 50 yılda yetişirken kenevir 4 ayda yetiştiği gibi, yeterli ışık ve ortam sağlanırsa yılda 3 ürün elde edilebiliyor.

5. Ağaç 3 kez kağıda dönüştürülebilirken, kenevir 8 kez dönüştürülebilir.

6. Dünyanın her yerinde kolaylıkla yetiştirilebilir.

7. Kanvas kelimesi kenevir ürünlerinin adıdır, ilk kot pantolon kenevirden yapılmıştır.

8. Tohumunun besin değeri idealdir, protein değeri ise çok yüksektir.

9. Hayvan beslemekte ideal bir yemdir.

10. Plastikten elde edilen ürünlerin tümü, daha sağlıkla ve kolaylıkla kenevirden üretilebilirler.

11. Kenevir bazlı asfaltlar asırlarca bozulmadan kalabilirler.

12. Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetikler doğa dostudurlar ve suları kirletmezler.

13. Kenevir ilk olarak 1930’lu yıllarda Amerikan Senatosu’nda oy çoğunluğuyla yasaklandı.

14. 1900'lü yılların Amerika'sında altın madeni sahibi olan, aynı zamanda siyasetçi, yayıncı, film yapımcılığı ile de uğraşan W. R. Hearst, ülke çapında gazete, dergilerin ve medyanın da sahibiydi. Kâğıt üreticiliği yapıyordu ve ormanları vardı. Kenevirden yapılan kâğıt, Hearst'ın en büyük rakibiydi.

15. Dönemin en zengin adamı Rockefeller‘in petrol şirketi vardı ve kenevir bioyakıt kullanımı dolayısıyla onun da en büyük rakibiydi. Ayrıca İlaç sektöründe kenevir bazlı doğal ürünler de kara listedeydi.

16. Dupont şirketinin ana hissedarı Andrew Mellon ise petrol ürünü olan plastik üretmek için patent sahibiydi ve selofan, naylon gibi bir çok malzeme üretimi gerçekleştirecekti. Fakat kenevir pazar payını yüzde seksen oranında baltalıyordu.

17. Dev şirketlerin mücadeleyi hızlandırdığı sırada Mellon, ABD Başkanı Hoover döneminde Hazine Bakanı olunca, yeğenini Federal Narkotik Birimi’nin başına atadı ve Hearst, Rockefeller, Mellon ve bir dizi ilaç firması sahibi, kenevirle savaştı.

18. Keneviri Marihuana olarak isimlendirip, yasaklamayı başardılar.

19. Marihuana Vergi Yasası çıkarttırdılar.

20. Kitaplar, dergiler, filmler ile kampanyalar sürdürüldü.

21. Tabii işin bir de küresel boyutu vardı. 1920'ler de ABD'de pamuk üretiminin artması; rakibi dışlamayı gerektiriyordu.

22. ABD ve Fransa'nın da içerisinde bulunduğu 20'den fazla ülkede kenevir yetiştirilmesi günümüzde serbesttir.

23. Ön yargılar oluşmasından dolayı, kenevir lifinden yapılan giysilerin reklamının bile yasak olduğu ülkeler var.

24. Kenevire yandaşlığın, esrarı yasal hale getirme şeklinde algı yaratması; avantajları yüksek olan kenevir bitkisine yandaş olmayı zorlaştırmıştır.

* * *

Bunları okuyunca ABD'nin dünyayı kendi istediği yöne sevk etme özelliğinin yeni olmadığını anladım.

Kenevirin üç cinsinden birinde bulunan uyuşturucu özelliğini kontrol altına alarak faydalı tarafını kullanmayı tercih etmek varken; dışlamayı seçmek, insanlığın başına akıl dışı işler açmış gibi gözüküyor.

Petrol bitip de, petrole dayalı plastiğin hammaddesi kalmayınca keneviri kullanmaya dönüşün kendiliğinden oluşacağını yazanlar var. İrdelememiz "Dönüşüm ne kadar erken olursa insanlık o kadar rahata kavuşacak" şeklin de yorumlanabilir.

* * *

"Çocuklarda Görülen 'Erken Ergenlik' Tedavi Gerektiriyor" diye yola çıktık, kendimizi plastikle, kenevirin savaşının ortasında bulduk. O savaşa yön vermeye gücümüzün yetmeyeceği açık ama ben faydalı bilgi alışveriş sahasında idman yaptığımızı düşünüyorum.

Bu tür idmanları zaman, zaman yapalım da, idman yapıyoruz derken; "Çocuklarda görülen erken ergenlik" için gerekli tedaviyi yaptırmayı unutmayalım.

En güzel günler sizlerin olsun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner303

banner155