Zekatını vermeyi terk edenlerden zalim Karun, ikincisi ise R.SAV.in zamanında dünyanın en fakiri iken dünyanın en zengini olan Beni Salebe, yani Salebe Binti Hatib Elensari’dir.
Bu ikisinden birincisi olan ve Hz. Musa A.S. zamanında yaşamış azılı kafir Firavun, onun veziri Haman ile işbirliği yapıp Hz. Musa’nın peygamberliğini ve inkar eden, zekatı, dini, imanı inkar eden ve neticede servetinin parasının, altınlarının, hazinelerinin sadece anahtarlarını 144 deve veya atın taşıdığı Karun’un zekatını vermeyip inkar etmesi nedeni Kasas Suresi’nin 81. ayeti ile R.SAV. canı, sarayı, avanesi ile yerin yuttuğu Karun’un korkunç sonunu önceki yazılarımızda anlattık. Bu kez İslam tarihinde dillere destan olan zalim Salebe’nin kötü serüveni ve acı sonunu sizlerle paylaşacak, büyük bir ibretlik olayı yüksek anlayışınıza sunacağım. İnayet ve hidayet yüce Allah’tandır.
*
Salebe kimdir?
R.SAV.in zamanında Medine’de Araplar (Ensar, Muhacır, Yahudi ve diğer yabancılar) yaşıyordu. Salebe, Medine’nin yerlisi Ensar grubundan son derece fakir, giyecek bir entarisinden başka bir varlığı olmayan Medine’nin en fakiri idi. İslam’a girmiş, Musalli çok namaz kılan, sanki camiden çıkmayacak kadar mütteki, mescide herkesten önce girer, en son çıkar mütteki biri idi. R.SAV. Salebe’nin bu durumunu görerek ona Mescidin güvercini ismini takmıştı. O zaman R.SAV.in mescidinde sergi yoktu. Cemaat yere döşenmiş çakıl taşlarının üzerinde namaz kılıyorlar. Bu yüzden de dizleri ve alınları nasırlaşmış ve siyahlaşırdı. Kızgın taşlar insanların ciltlerini yakıyordu. Taş üzerinde namaz kılınıyordu. (Heyhat bir de bu günün camilerine bakın) Bu yüzden Salebe’nin de dizleri ve alnı nasırlaşmış ve ur olmuştu. Salebe böylesine zor bir ortamda cami kuşu adını almış, camiden çıkmaz olmuş ve herkesin sevgisini ve itibarını kazanmıştı.
Durum böyle devam ederken, Salebe camiye geç gelmeye ve erken çıkmaya başladı. Namazlarında bir acelecilik başladı. Bu durumu fark eden R.SAV. sabah namazını kıldırdıktan sonra o zamanın tesbih dualarını herkes kendi yapıyordu. Salebe farzı kıldıktan sonra çıkıp gitmeye başlardı. Durumu gören Hz? Muhammed SAV. Salebe’ye hitaben, “Ya Salebe, sana ne oluyor ki camiden sıkılan münafık insanlar gibi acele acele camiyi terk ediyorsun” buyurdular. Salebe cevap verdi, “Ya Resulallah SAV. öylesine fakiriz ki tek bir giysimiz var. Camiden erken çıkıyorum. Çünkü güneş oğmadan eve gidiyorum. Sırtımdaki entariyi eşime veriyorum ve namazını kılıyor. Bir entariyi eşimle beraber kulanıyoruz. Son derece fakiri. Ne olur ey Allah’ın sevgili resulü, benim için dua ediversen de rabbim bize biraz mal verse” diye yalvarmaya başladı. “Fukaralık canımıza tak etti” dedi. Yalvarıyor, yerlere yatıyor, R.SAV.in eteğine sarılıyordu. R.SAV. cevap vermiyor, düşünüyordu. Sonra birden “Ya Salebe, bu durum zor ama senin hakkında hayırlı mal sahibi olmak, onu taşımak zor iştir. Sonra sana yazık olur. Ya Salebe, çünkü şükrünü eda edemeyeceğin çok mal ve servet, şükrünü eda ettiği mal daha hayırlıdır” buyurdu. Amma Salebe dua etmesi için R.SAV.e şiddetli ısrarına devam ediyor. R.SAV.i sanki hiç duymuyordu. R.SAV. Salebe’nin bu yakarmasına dayanamadı. “Yarabbi, Salebe’ye mal ver, ulu rabbim” diye dua etti. Sahabelerinden birer ikişer koyunv e keçi istedi. Salebe’ye verdi. Salebe’ye takrar hatırlattı. Ya Salebe, şükrünü eda edebildiğin az mal, hakkını ödeyemediğin çok maldan hayırlıdır. Gel sen hayırlısını iste, buyurdular ve ey Salebe ben istesem şu gördüğün dağlar altın olup peşimden koşardı. Ebedi olanı ahiret yurdunu ara Ya Salebe, benim gibi olmak istemez misin, dedi. Amma kimse kaderinden kaçamaz. Salebe kendisine verilen bir kaç koyun ve keçi ile oradan ayrıldı.
Salebe’nin bir iki sene içinde koyunlar keçiler çifter çifter kuzulamaya başladı. Sürü haline geldi. Öyle oldu ki, Salebe’nin davarları Medine sokklarına sığmaz oldu. Salebe davarlarını alıp Medine vadilerine göç etti. Bu arada atlar, develer ve sığırlar edindi. Yani Salebe birinci sınıf zengin oldu. Oldu amma, Salebe eski Salebe olmaktan çıktı. Önce vakit namazlarını camiden kesti, sonra Cuma namazını aksatmaya başladı, derken, vadiler Salebe’nin malları ile doldu taştı. Salebe efendi cumaları da terk etti. Cami güvercini Salebe cami kaçkını oluverdi. Ashabı Kiram R.SAV.e, Ya Resulallah, cami güvercini dediğiniz Salebe’ye ne oldu ki onu görmek hayal oldu, camiyi terk etti, dediler.
R.SAV.; “Yazı, yazık, sana Salebe çok yazık. Öğüt dinlemedin ya Salebe” diye üzüntüsünü beyan etti.
Büyük tefsircilerimizin bildirdiğine göre daha sonra Cenab-ı Hak, Salebe hakında ve umumi olarak Tevbe Suresinin 103. ayetini gönderdi. Ne buyurdu bu ayeti kerimede; “Ey habibim (sevgilim) Muhammed SAV. Müminlerin mallarından bir miktar zekat al ki, bununla malları temizlensin, onları arıtıp temizlesinler, onları temizleyip yüceltsinler ve onlar için dua et ki, senin duan onları sükunete, huzura, mutluluğ eriştirir. Çünkü yüce Allah mutlak işiten ve bilendir.” Ayeti nazil olunca; bunun üzerine R.SAV. zekat memurlarını Salebe’ye gönderdiler. Bu arada umumi müminlere de zekat emri bildirildi. Bu arada bu ayeti kerimede Salebe’ye de özel oarak yazılıp gönderildi.
(SÜRECEK)