ZEKATI İNKAR EDENLERİN YAŞADIKLARI KORKUNÇ SONUÇLARI-3

Abone Ol

Bu arada Karun fesata da devam ediyor. Firavun’un sonunu gördüğü halde hala uslanmıyordu. Bir gün o kadar zenginliğine rağmen Hz. Musa’dan, Hz. Musa’nın uhdesinde bulunan kurban işlerinin yüzülme işinin kendisine verilmesini istedi. Ayrıca Harun A.S., Hz. Musa’nın Allah tarafından verilmiş veziri idi. Talha suresinde Hz. Harun’la gilgili geniş bilgi verilmiştir. Bu Karun’un hasedinin bir sonucu idi. Karun Hz. Musa ve Hz. Harun A.S.lere düşmanlığını azgınlaştırdı. Bütün öğütlere gözleri ile gördüğü olaylara rağmen sanki ulu Allah cc. hazretlerinin ilahi emrine itiraz ediyordu. Yani açıkçası belaya sürünüyor, malı, serveti, itibarı onu deli etmiş, şaşırmış, çılgına çevirmişti. Cebbar ve kadder bir zalim olmuştu ve Allah’ın kudretini sanki inkar ediyor. Bu ilim, bu malı, bu servet kendi çalışmamın ve ilmimin sonucu diyor, yüce Allah’ın kendisini bir sınav için ve aleme hikmet dolu biri ibret için verildiğini inkar ediyordu.

Bu arada Karun fesata da devam ediyor. Firavun’un sonunu gördüğü halde hala uslanmıyordu. Bir gün o kadar zenginliğine rağmen Hz. Musa’dan, Hz. Musa’nın uhdesinde bulunan kurban işlerinin yüzülme işinin kendisine verilmesini istedi. Ayrıca Harun A.S., Hz. Musa’nın Allah tarafından verilmiş veziri idi. Talha suresinde Hz. Harun’la gilgili geniş bilgi verilmiştir. Bu Karun’un hasedinin bir sonucu idi. Karun Hz. Musa ve Hz. Harun A.S.lere düşmanlığını azgınlaştırdı. Bütün öğütlere gözleri ile gördüğü olaylara rağmen sanki ulu Allah cc. hazretlerinin ilahi emrine itiraz ediyordu. Yani açıkçası belaya sürünüyor, malı, serveti, itibarı onu deli etmiş, şaşırmış, çılgına çevirmişti. Cebbar ve kadder bir zalim olmuştu ve Allah’ın kudretini sanki inkar ediyor. Bu ilim, bu malı, bu servet kendi çalışmamın ve ilmimin sonucu diyor, yüce Allah’ın kendisini bir sınav için ve aleme hikmet dolu biri ibret için verildiğini inkar ediyordu.

Yine Kur’an ayetlerinde açık ve net olarak bildirildiğine göre ulu Allah cc hz. nice Karu’ları hak (toprak) ile yeksan etmişti. Karun bunlardan hiç etkilenmiyor, şımardıkça şımarıyordu. Halk Karun’un ihtişamlı ve şöhretli yşayışından etkileniyor, sanki herkes onun kölesi olmayı şeref bilir hale gelmişti. Yani Karun ilahi takdirin kendi ameli sonucu uğrayacağı korkunç neticesine sonuna doğru hızla yaklaşıyordu.

Bu arada ilim ve iman sahiplerinin yüce Allah’ın Karun’a verdiği bu ihtişamdan onun sonsuz rahmeti, mağfireti, cömertliği kainatı kuşatmıştır. Karun’a verdiği, Allah’ın sonsuz servetinden bir nokta bile değildir, diyerek Hz. Musa A.S.e iman ediyorlardı.

(SÜRECEK)