YOLUN AÇIK OLSUN

Abone Ol

Önderler kolay yetişmiyor. Toplumu siyasal veya ekonomik olarak sıkıntıya sokan, kriz üstüne kriz yaşanan dönemlerdir önderleri yaratan. Her ‘bilge’ kişi her zaman önder olamıyor.

Ülke dış saldırılara maruz kalmışsa, işgal altındaysa, varlığıyla yokluğu an meselesi ise veya faşizm, otokrasi, yobazlık gibi ciddi iç tehditler yükselmişse ortam bir önder yaratmaya elverişli koşulları dayatmıştır.

1920’lerde işgal ordularına karşı Anadolu halkı önderini yarattı; Mustafa Kemal ve silah arkadaşları işgali kırmaya ve düşmanı kovmaya karar verdiğinde o koşulların önderi de oluşmaya başlamıştı. Düşman yurttan atıldı, cumhuriyet kuruldu.

1950’de iktidara gelen Menderes iktidarı 1960’lar yaklaştığında tam gerici bir yaşam biçimi dayattı. Bu dayatmaya karşı bir halk önderi çıkmadı, askerler yönetime el koydu. Arkasından gelen demokrasi ortamında beklenmeyecek düzeyde demokratik bir anayasa hazırlandı; 1961 anayasası.

1971 Mart’ında tekelci sermaye yeni bir askeri müdahale başlatılıp gelişen toplumsal muhalefeti yok etmeye başladığında, o cunta ortamına giden süreçte, muhalefete önderlik eden devrimci önderler doğdu. Toplumu daha iyiye, doğruya götürme yolunda canların verecek kadar çok seviyorlardı bu yurdu. Yurtseverlerdi, devrimcilerdi; her biri kendi hitap kitleleri karşısında önderlerdi. Önder olarak, mücadelelerinde saygıyla anılıyorlar.

1980 cuntası ilan edildiğinde, 12 Eylül’e dek kurulmuş olan sol partilerin ve devrimci hareketlerin yönetim kadrolarında bulunan kişiler cuntaya karşı elle tutulur bir direniş gösteremediler, sonuç olarak teslimiyetçiliği seçtiler. Bu kanlı cunta dönemi bütün baskılarına, yıldırmalarına ve katliamlarına karşın bir önder çıkaramadı. Yukarda işaret ettiğim zor koşulların her zaman bir önder yaratamadığına tanık olduk. Cunta öncesi önemli konumlardaki kişilikler on yıl sonra eski konumlarını sürdürmek için hiçbir şey yaşanmamış gibi, ciddi bir değerlendirme ve öz-eleştiri vermeden kaldıkları yerden devam etmeyi yeğlediler. Bu kez cunta öncesinde beraber oldukları yüzbinleri arkalarında bulamadılar, çünkü önderlikleri kof çıkmıştı. Artık teslimiyetçilikleriyle anılıyorlar. Önderlik yapamamışlardı.

2026’ya geldiğimizde, seçimle hükümet olan çevre süreç içinde konumunu kitleler içinde tahkim etti, önemli oranda kitle tabanı yarattı. Ancak bu durum tam istedikleri toplumsal dönüşümü sağlayamadı, birçok nedenle. Başlıca nedenleri ideolojik olarak yetersiz olmaları, cumhuriyetin yerine kitlelerin kabul edebileceği bir siyasal, ekonomik ve yönetsel olgunluğa erişmemiş olmaları sayılabilir. Hükümet oldular ancak, ittifaklarla da olsa, iktidar olma becerisini yaratamadılar. Bu ekonomik – siyasal – yargısal zeminde varlıklarını yalnızca yargı yoluyla yürütme noktasına geldiler. Bu nokta artık ileriye değil geriye doğru gidiş noktasıydı.

Muhalif belediyelere, siyasal oluşumlara ve belediyelere yargı yoluyla el koyma gibi toplumun benimsemeyeceği yöntemi seçtiler. Bu ortam 80 cuntasının zor koşullarının ortaya çıkaramadığı bir önder yarattı. Düzen içi alternatif olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38. Kurultayında yönetimine getirdiği Sayın Özgür Özel ve yönetici kadrosu ile büyük bir toplumsal sorumluluk sergiledi. İktidarın tüm otoriter, baskıcı tavırlarına karşı bir umut ışığı yaktı. Kitlelere bozuk düzenden kurtulma yolu gösterdi. Bir sosyal demokrat düzen partisi olarak olabilecek en doğru tavırla insanları özgür geleceğe yönlendirdi. İktidarın bütün baskı yöntemlerine karşı dimdik ayakta kalabilen bir önder yarattı: Özgür Özel. Sayısı otuzu aşan ve adları sol, sosyalist, emek, ileri gibi sıfatlarla anılan bütün partilerin yapamadığını bir sosyal demokrat kişilik, Özgür Özel, başardı. Seçimlerde en yüksek oyu alarak yerel yönetimlerde başarılı yöneticilik örneği ile birlikte önderlik sınavı verdi. Kayyumlar, butlanlar gibi yöntemlere asla taviz vermeden iktidar yürüyüşünü sürdürüyor. ‘Mutlak Butlan’ kararıyla parti genel merkezine plastik mermi, göz yaşartıcı bomba, biber gazı ve demir kapıları kesme aletleriyle bir düşman kalesine girer gibi girdiler. CHP genel merkezini zapt ettiler! Bunun başlıca sorumlusu eski genel başkan-yeni butlan başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. İktidarın desteğiyle atanmış butlan-başkan! Binlerce kolluk gücüne karşı sonuna dek direnen Özel ve arkadaşları çatışmaya meydan vermeden, yeniden gelmek üzere, genel merkez binasını boşalttı. CHP’nin fiili önderi olarak döneceğine düşünüyorum. Genel merkez binasından TBMM bahçesine dek yağmur ve dolu altında on binlerce partili ve taraftarıyla yürüdü. Aralarındaydım, birlikte yürüdüm, başarılı olacağına inanıyorum, yaşayan tanığıyım.

Sol düşünceye sahip, sol gelenekten gelen bir birey olarak başarılı çalışmalarını, toplum içinde edindiği haklı konumu değerlendiriyor, destekliyor geleceğin iktidarını kuracağını düşünüyorum.

Yolun açık olsun Sayın Özel!