YALAN ÜZERİNE

Abone Ol

Ülkenin birinin üst düzey yöneticilerinden biri, otomobiliyle caddeden geçerken, yaramaz mahalle çocuklarının bağırıp çağırarak kulaklarından tuttukları bir köpeği o yana bu yana çekiştirdiklerini görür. Duruma canı sıkılan Başkan, şoförüne "dur" diyerek hemen arabadan inip çocukların yanına yaklaşır ve;

-"Ne diye çekiştiriyorsunuz zavallı hayvanı, yazık değil mi?" diye bağırınca çocuklardan biri yanıt verir:

-"Amca, biz kendi aramızda karar verdik. Bu köpek, içimizde en büyük yalanı söyleyenin olacak ama hangimizin söylediği yalanın en büyük olduğu konusunda anlaşamıyoruz."

Bunu duyan Başkan, büyük bir kızgınlıkla:

-"Bu yaşta yalan söylemeye utanmıyor musunuz siz? Ben sizin yaşınızdayken yalan söylemeyi aklımdan bile geçirmezdim." diye bağırır.

Bunun üzerine çocuklar kısa bir süre birbirlerine bakıştıktan sonra köpeği Başkan’ın yanına getirip bırakırlar ve hep bir ağızdan haykırırlar:

-"Yaşa amca! Bravo! Köpeği siz kazandınız!"

“Mitomani”, yalan söyleme hastalığı olarak tanımlanmıştır ve bulaşıcı olduğu söylenir. Uzmanlar, bu hastalığın özellikle de aile bireyleri tarafından çocuklarına bulaştırıldığını belirtiyorlar. Artık bunu kabul eder miyiz, yoksa “bizim evde yalan söylenmez” deyip yukarıdaki fıkrada olduğu gibi köpeği biz mi kazanırız, orasını bilemem.

Bir de yalan söylemeyi gayet doğal hale getiren yani yalanın damarlara işlediği meslek grupları var. Onları dinlerken söylediklerinin yalan olduğunu herkes bilir ama bu duruma alışkın oldukları için fazla ses çıkarmaz. Çünkü bizim gibi ülkelerde yaptıkları mesleğin gereği haline gelmiştir yalan söylemek; onsuz olmaz. Ayrıca da bazı alanlarda yalanın adı da farklıdır. Örneğin Düdane CÜNDİOĞLU’na göre, yalanın Felsefedeki adı "safsata", edebiyatta "mecaz", siyasette "propaganda", ticarette "reklam", gazetecilikte "haber”, gençlikte de “aşk”tır. Ne güzel değil mi?

Peki ama hangisidir bu yalanla iç içe olan meslekler diye sorarsanız, bu konuda yapılan bir araştırmanın sonuçlarını vereyim.

En çok yalan söyleyen meslek grupları;

•Politikacılar

•Avukatlar

•Pazarlamacılar

•Müteahhitler

•Emlakçılar

•Galericiler

•Pazarcılar

•Dilenciler

Gördüğünüz gibi hepsi de ikna edip ürününü pazarlamaya yönelik meslekler. Eh, biz de pazarlanmaya o kadar hazırız ki, sazan balığı gibi karşıdakinin yalan söylediğini bile bile inanıp oltaya takılıveriyoruz. Hindistan Lideri Gandhi’nin İngiliz genel valisine; “bizi yüz yıldır soyuyorsunuz” dediğinde, İngiliz valisinin “siz de soyulmaya o kadar müsaitsiniz ki” cevabını yapıştırdığı gibi…

Son olarak aklıma takılan bir soruyu da sormadan edemeyeceğim. Yukarıdaki meslek grupları arasında bir yarışma yapılsa, köpeği hangisi kazanır dersiniz?

DÜŞÜNEN SÖZLER:

•“Yalandan kim ölmüş ki” diyorlar. Doğrudur; yalandan beden ölmez ama “gönül” ölür, “dostluk” ölür, “güven” ölür, “insanlık” ölür. LA EDRİ

•Yalancılık; meslek dalı olarak ilan edilmeli artık, çünkü çok fazla ustası var. BALZAC

•Yalan zekâ işidir; dürüstlük cesaret. Eğer zekân yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene. Victor HUGO

•Yalan, tohumdur; bire kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki; o da bire kırk verir. KIZILDERİLİ KİTABESİ

•Yalan, ağrı kesici gibidir; hızlı rahatlık verir ama rahatsızlık devam eder. Doğru ise ameliyat gibidir; acı verir ama iyileştirir. Han SUİN

•Çocuğunuz yalan söylüyorsa ya sizden korkuyordur ya da sizin yaptığınızı yapıyordur. A. S. NEİL

•Bir çocuğa “yalan söyleme” demeyin, “doğru söyle” deyin. Birincisinde suçlamış, ikincisinde ise yol göstermiş olursunuz. Victor HUGO