Bazı hikâyeler vardır yalnızca anlatılmaz, nesilden nesile aktarılır. İmparatorluklar yıkılır, sınırlar değişir, diller dönüşür ama o hikâyeler yaşamaya devam eder. Homeros'un yaklaşık üç bin yıl önce kaleme aldığı “Odysseia” destanı işte böyle bir hikâyedir. Şimdi ise insanlık tarihinin en büyük edebî miraslarından biri, çağımızın en etkili yönetmenlerinden biri olan Christopher Nolan'ın yorumuyla yeniden beyaz perdeye taşınıyor.
Sinema dünyası uzun zamandır bu filmi bekliyordu.
Çünkü Christopher Nolan sıradan filmler yapan bir yönetmen değildir. “Memento” ile hafızayı, “Inception” ile rüyaları, “Interstellar” ile zamanı, “Oppenheime”r ile bilimin ahlaki sorumluluğunu sorgulayan Nolan, bu kez insanlık tarihinin en eski sorularından birine yöneliyor:
İnsan neden eve dönmek ister?
The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından ülkesi İthaka'ya dönmeye çalışan kral Odysseus'un hikâyesini anlatıyor. Ancak bu dönüş birkaç günlük bir deniz yolculuğu değildir. Odysseus için eve dönüş tam on yıl sürecektir.
Bu yolculuk boyunca devlerle karşılaşacaktır.
Tanrılar onun kaderine müdahale edecektir.
Sirenlerin büyüleyici şarkıları denizcileri ölüme çağıracaktır.
Deniz canavarları ortaya çıkacak, fırtınalar gemileri parçalayacak ve kahramanımız yalnızca düşmanlarla değil, kendi korkuları ve zaaflarıyla da mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Fakat Odysseia hiçbir zaman yalnızca bir macera hikâyesi olmadı.
Bu destan aynı zamanda sabrın, liderliğin, sadakatin ve insan iradesinin hikâyesidir. Belki de bu nedenle yaklaşık üç bin yıldır yaşamaya devam ediyor.
Christopher Nolan'ın bu projeyi seçmesi de tesadüf değildir.
Çünkü Odysseus karakteri aslında Nolan sinemasının kahraman tipine oldukça benzer. O da zamanla mücadele eder. O da gerçekle yanılsama arasındaki sınırda yürür. O da eve dönmeye çalışırken aslında kendini arar.
Filmin yapım süreci de en az hikâyesi kadar dikkat çekicidir. Nolan, Oscar ödüllü “Oppenheimer” filminin ardından senaryoyu 2024 yılının ilk aylarında yazmaya başladı. Film resmen 2024 yılının sonunda duyuruldu ve ana çekimler 25 Şubat 2025 tarihinde Fas'ın Ouarzazate (Varzazat) kentinde başladı. Çekimler daha sonra Yunanistan, İtalya, İzlanda, İskoçya ve Malta gibi ülkelerde devam etti.
Christopher Nolan, günümüzde bilgisayar efektlerinin egemen olduğu bir dönemde oldukça farklı bir yol izledi. Film, tarihte ilk kez tamamen IMAX 70 mm film kameraları kullanılarak çekilen uzun metraj yapım olma özelliğini taşıyor. Yönetmen mümkün olduğunca gerçek mekânlar, gerçek gemiler ve fiziksel dekorlar kullanmayı tercih etti. Çünkü Nolan'a göre seyirci gerçekliği hisseder.
Oyuncu kadrosu ise adeta bir yıldızlar geçidi niteliğinde. Odysseus karakterini Matt Damon canlandırırken, Penelope rolünde Anne Hathaway, Telemakhos rolünde Tom Holland yer alıyor. Zendaya, Robert Pattinson, Lupita Nyong'o ve Charlize Theron da filmin önemli karakterlerine hayat veriyor.
Ve sonunda beklenen tarih geliyor.
Christopher Nolan'ın The Odyssey filmi dünya genelinde 17 Temmuz 2026 tarihinde vizyona girecek. Film özellikle IMAX salonları için tasarlandığından, birçok sinema eleştirmeni tarafından "mutlaka büyük perdede izlenmesi gereken yapımlar" arasında gösteriliyor. Daha film gösterime girmeden bazı IMAX seanslarının aylar öncesinden tükenmesi ise beklentinin boyutunu göstermeye yetiyor.
Belki de bu yüzden The Odyssey yalnızca yeni bir film değil.
Bu, insanlığın en eski hikâyelerinden birinin yeni teknolojiler ve yeni anlatım biçimleriyle yeniden doğuşu.
Yaklaşık üç bin yıl önce Ege kıyılarında anlatılan bir hikâye, bugün dünyanın dört bir yanındaki IMAX salonlarında yeniden hayat buluyor.
Ve belki de film bize şu gerçeği yeniden hatırlatacak:
Teknoloji ne kadar değişirse değişsin, insanın eve dönme arzusu, kendini arayışı ve anlam bulma çabası hiç değişmiyor.
Çünkü Odysseus'un yolculuğu, aslında hepimizin yolculuğu olmaya devam ediyor.