Pavyon Masasından Ahlak Kürsüsüne

Abone Ol

Pavyon Masası’nı siyasetin yeni ahlak kürsüsü ilan etmiş...

Dini bütün kardeşimiz, zamanında memleketin damarlarına kadar sızan FETÖ ajanlarını fark edememiş olabilir; sonuçta herkesin bir görme kusuru vardır. Ama şimdi çok kararlı: Partisini pavyon masalarına meze etmeyecekmiş, kurban etmeyecekmiş.

Geç de olsa hassasiyet sahibi olmak güzeldir.

"Yetimin hakkına göz diken, rüşvete bulaşan belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için özür diliyorum" demiş.

Ne güzel. O halde özür kuyruğunun başına kimleri yazacağını da merak ediyor insan. Mesela yıllardır hakkında konuşulan, dosyaları dillere destan olan isimlerden başlanacak mı? Yoksa bazı dosyaların kapağı açılınca içeriden fazla tanıdık yüzler çıkmasından mı çekiniliyor?

Madem partin için bu kadar sert konuşuyorsun, seni o koltuğa taşıyan iradenin mensuplarına karşı da aynı cesareti gösterebilecek misin? Yoksa hesap sorma işi sadece uygun adreslerde mi geçerli?

Bugün eleştirdiğin sistemin tuğlaları döşenirken sessiz kalanlardan biri sen değil miydin? Mühürsüz oylar konuşulurken sesini yükseltmeyenler şimdi demokrasi dersi vermeye kalkınca insan ister istemez geçmişi hatırlıyor.

Hani o meşhur söz vardı ya:
"Atı alan Üsküdar’ı geçti."

O gün alkışlayanlar bugün trafik polisi kesilmiş, geriden gelenlere yol tarifi veriyor.

"Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Ben hesap soracağım" demiş.

Hesap sormak güzel de önce pusulaya bakmak lazım. Yönünü şaşıran kaptanın fırtınaya değil, önce pusulasına kızması gerekir. Sen bu kafa ve bu siyasi muhasebeyle kime, neyin hesabını soracağını gerçekten biliyor musun?

"Baba ocağında rüşvet olur mu? Market poşetlerinde haram para olur mu? Kutuların içinde rüşvet verilir mi?" diye sormuş.

Elbette sorulmalı. Ancak insan merak ediyor: Memleket dediğimiz koca baba ocağında yaşananlara bakmak yerine neden sadece odanın bir köşesindeki küllüğe odaklanılıyor? Yangın bütün evi sarmışken perdeyi suçlamak biraz tuhaf kaçmıyor mu?

Sonuç olarak...

Millet de Rabbin de seni affetsin.

Ama yalnız seni değil;

Seni oraya taşıyanları, bugün söylediklerine alkış tutup dün olanları görmeyenleri ve her dönemin kazananına haklı çıkarmak için yarışanları da...