Neremiz doğru ki Eğitimimiz doğru olsun ?(4)

Abone Ol

Bu yazı dizisi devam ederken, 18 Şubat 2025 günü Ulusal Gazetelerden Karar Gazetesi’nin internet sayfasına YÖK’le ilgili bir haber düşmez mi?

Bu, “Tek göz beklerken, iki göze kavuşmuşum” gibi oldu benim için.

Habere göre “YÖK, üniversite kontenjanlarında son iki yılda yüzde 23’lük kısıtlamaya gittiğini duyurdu.” deniyordu.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, bu adımı "kalite ve istihdam dengesi" olarak nitelendirirken, eğitim uzmanları kararı, iktidarın yıllardır sürdürdüğü "her ile bir üniversite" politikasının iflası olarak yorumlamışlardı.

Bitmedi…

YÖK’ün "veriye dayalı planlama" olarak sunduğu tabloyu değerlendiren Eğitim ve İstihdam Politikaları Uzmanı Turgay Polat, kararın aslında bir başarısızlık itirafı olduğunu savunmuştu.

Polat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmış:

"YÖK Başkanı Sayın Erol Özvar'ın bu paylaşımı hükümetin yükseköğretim politikasının çöküşünün ilanıdır. Her ile bir üniversite projesi çökmüştür. 'İstediğim üniversiteye istediğim bölümü açarım' politikası çökmüştür. Liyakatsiz atamaların niteliksiz üniversite yarattığının kabulüdür."

Polat, üniversitelerin bilimsel altyapı yerine "bina yığınına" dönüştürüldüğünü belirterek, "Bu açıklama ile bu ülkenin gençlerini geleceksiz bıraktıklarını kabul etmek zorunda kaldılar" değerlendirmesinde bulunmuş…

Bu ne demek?

“Bilimsel alt yapının temeli yok.”

Ya da “üniversitelerin temelinde çimento değil, deniz kumu (!) kullanılmış” demek ki…

Geldiğimiz noktaya bakar mısınız?

Bütün bunları, yani gerçekleri tam 26 yıl önce gazeteci adaylarının yüzüne söylemiş bir kişiyim demek ki…

Bu tabloyu bilimsel olarak değil ama ortada görünen gerçeklere göre anlatmış bir kişi olarak kendimle övündüm açıkçası…

Yüksek öğretim politikalarında nereden nereye savrulduğumuzu, şu anda İletişim fakültelerinden mezun olanlar daha iyi anlayacaklardır…

Her birine selam olsun…

Hiç biri yanlış tercih yapmadı…

Hemen hepsi “Yüksek eğitime yön verenlerin, yani YÖK ve diğer kurumların bir bildikleri vardır diye biz tercihlerimizi bu yönde yaptık” demişlerdir tüm gazeteci adayları…

Genç kızlarımız ve delikanlılarımızda kesinlikle tercih hatası yok.

Nerden bilecekler, tepedeki yöneticilerin, Saray’ın içine doldurulmuş “eğitimci” geçinen danışmanların, eğitimin (E) sinden bihaber Milli Eğiitim Bakanlığı koltuğuna oturtulanların yanlış yaptıklarını…

Hele YÖK’ün…

Her alanda sapır sapır dökülen tüm eğitim politikaları için ne denebilir ki?

Deveye sormuşlar:

“Boynun neden eğri?”

Anında cevabı yapıştırmış:

“Nerem doğru ki?”

(SON)