NATO ZİRVESİNİN ARDINDAN

Abone Ol

Kim yazmış bilmiyorum ama doğru tespitler:

“Sen adamları etkilemek için bin odalı saraylar yapıyor, altın varaklı koltuklarla donatıyorsun, özel hava limanı inşa ediyor, gıcır asfaltlar döşüyorsun. İzlanda Başbakanı kalkıp, metruk bıraktığın Ankara Kalesi'ni geziyor. Kafalar o kadar farklı ki...”

Okuduğum yorumlardan birinde, "İyi ki sarayı yapmışız, bu toplantı Çankaya köşkünde olsa rezil olurduk" yazmış akıllının teki.

Geçtim İzlanda'yı falan, Amerika başkanlık konutu bile iki yüz yıllık. Beyaz Saray 60 bin metrekare arazi üzerine kurulu, bizim külliye 750 bin metrekare. Beyaz Saray’ın kapalı kullanım alanı 5100 metrekare, bizim külliyenin kapalı kullanım alanı 210 000 metrekare.

Burun kıvırdığın İzlanda başbakanlık konutu, hepi topu üç bin metrekare. Ama halkı senden beş kat zengin. Senin emeklin Ulus'un köhne otellerinde ölümü beklerken adamların emeklisi dünya turuna çıkıyor. Beyaz sarayın on katı kadar bina yapmışsın ama önünde atmadığın takla kalmamış iki uçak almak için.

Külliyeye gelen adamlar, kadınlar, Antalya'ya güneşlenmeye gelen turistler değil ki yapının ihtişamından etkilensin. Adam senin ekonomini, ithalatını, ihracatını, tarımının halini, askeri kapasiteni, enerji bağımlılığını, rejimini, hukuk sistemini, ülkendeki insan hakları ihlallerini ve daha da kimbilir nelerini ezbere biliyor.

Altın varaklı koltuğa oturdu diye hafızaya reset atacak hâli yok. "Bu kadar müsrif, gösteriş budalası millete müstahaktır" diyordur içinden…

Bu tespitlere şapka çıkarmayacaksın da ne yapacaksın. Günler öncesinden başladı hazırlıklar. Yani yoksulluğunuzdan utandığınız için çarpuk çurpuk yapılaşmanızın bazı bölümlerini brandalarla ya da NATO reklamları paravanlarla kapattınız. Bazı bölümlerini de boya badanayla hallettiğinizi zannettiniz.

Yukarıdaki tespitte de belirtildiği gibi elin uşağı senin ne olduğunu senden daha iyi biliyor. Ekonominin ne olduğunu, memleketinde hak hukukun ne olduğunu senden çok daha iyi biliyor.

Dikkat ettiniz mi bilmem, İspanya Başbakanı zirveye yalnız geldi. Eşinin yurt dışına çıkış yasağı olmasından dolayı eşi gelemedi. İspanyol yargıç “Olur mu kardeşim kadın koca başbakanın karısı. El aleme rezil olmayalım kaldıralım yasağını” dememiş. Anlayana ders. Sayın Başbakan da yargıya talimat verememiş anlaşılan ki yalınız gelmekten gocunmadı geldi ve “Benim eşim ülkede yargılanıyor. Bu ayıbı nasıl kapatırım” derdi yoktu. Gayet de rahattı. Belki ceza alacak, belki de aklanacak. O ispanyol yargısının meselesi.

Bu zirve aslında bir Donald Trump zirvesiydi. Yani bunca gereksiz masraf onun için yapıldı. Ankara’da neredeyse uçan kuşun yolunu değiştirdiniz. Bilmem hangi lider nerede koşacak derdiniz oldu da yol kapattınız.

Ama milyonlarca Ankaralının çektiği sıkıntı umurunuzda bile olmadı.