Muharrem Vak’ası…(1)

Abone Ol

Seçimlere on gün kala Söz TV’de olan oldu, sahne alan Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ağzındaki baklayı çıkardı:

“Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan Millet İttifakından çıkarılsın, ben kayıtsız şartsız Kemal beyi desteklerim…”

Hoppala…

Buyurun size yeni bir bilmece…

Sandık başı yapılacak, on gün kalmış eski CHP’li ve RTE’ye karşı Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmiş İnce, AKP’nin biri eski başbakan, diğeri eski devlet bakanının, ortaklıktan çıkarılmasını istiyor…

Haaa…

Bir de AKP’li eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin var…

Onun da “ mebus” adayı olmasına karşı…

Ankara Çankaya listesinden aday yapılması yanlışmış…

Zaten bu yüzden CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na “Fetö’nün yeni ortağı” sıfatını yakıştırmış.

Bakar mısınız suçlamalara ?

Cumhurbaşkanı adayı olmak için gerekli 100 bin imzayı bir dakikada toplayan kim?

Kılıçdaroğlu…

Aynı sayıdaki imzayı  İnce, ancak iki günde tamamlamış…

Bu yetmez mi?

Çıkmış meydana, RTE’ ye karşı kaybettiği bir önceki seçimde aldığı yüzde 36 oy oranına, sanki kendi adı ve becerisiyle ulaşmış gibi kabadayılık yapıyor…

“Ben yüzde 36 oy alan bir adayım”

İyi de CHP’nin oy oranı neydi 2018’de…?

Yüzde 30…

Kürt seçmenin en az yüzde 2’si İnce’ye oy vermiş olsa-ki öyle hesaplanıyor- kendisine ait oylar yüzde 4…

Adamın gradosu ve çapı belli ancak…

Adam uçuyor…

“Ben yüzde 36 ile seçimi kaybettim…”

İnsansız uçak gibi…

Biz çocuktan, mahalle aralarında öylesine kağıttan uçaklar yapardık ki, eski gazete sayfalarından…

Uçağı havada bir saniye dahi kalamayıp, hemen düşen arkadaşımızı alaya alırken şöyle derdik:
“Oğlum, yine osuruktan tayyare yapmışsın. Bak yine erken düştü senin uçak..”                                       .

Konuyu dağıtmayayım…

Söz TV’deki programı sonuna kadar olmasa da en az 45 dakika izledim sabırla.

Başa gelirsek…

Söz TV Genel Müdürü Alişer Delek moderatörlüğündeki açık oturumda, gazeteciler Uğur Dündar, Aytunç Erkin, Simge Fıstıkoğlu ve İpek Özbey yer almıştı.

Hepsi, deneyimli, yeteneklerini kanıtlamış, tanınmış gazeteciler…

Hepsinin iyi hazırlandıklarından emindim.

Hani “kül yutmaz” takımı derler ya…

Aynen…

Bu arkadaşlarımız üstelik (A) takımından…

Bundan kimsenin kuşkusu yok.

Ama öyle mi oldu?

(Devam edecek)