MELAMET HIRKASI

Abone Ol

Gittiler.

Gideli on gün oluyor, oluşturdukları sis perdesi yavaş yavaş aralanıyor ve giderken ne götürdükleri gözler önüne seriliyor.

Eskiden gelenler “melamet hırkası”na bürünerek gelirlerdi, iyi görünürlerdi. İçlerindeki kötülüğü iyi sakladıklarından. Yüzleri güleçti, gülmezdi. Kafalarının içindekiler, hep yontmaya çalışırdı bütün stratejileri. Zirveye gelenler çantalarında saklayarak geldiler, giderken de söz dinlemede usta olanlara giydirip gittiler.

Melamet hırkası giyenlerin dünya nimetlerinden vazgeçtiklerini, kendilerini yüksek mevkilerde görmediklerini ve olgunlaştıklarını ifade eden bir terim olarak kaldı akıllarımızda. Oysa, kazın ayağı öyle değil. Bizdekiler gizlemeye gerek görmeden yutmaya devam ediyorlar.

Ancak, büyük gösterişlerle saklanmaya çalışılan gerçekler öyle geniş çaplı ve can acıtıcı ki hiçbir hırka saklayamıyor. Mızrağın çuvala sığmadığı gibi.

Yeni tanrı dolar ve yeryüzündeki yalvacı Trump varken bir şey saklamaya gerek de görmüyorlar. Meşruiyeti dışardan aldıklarından, içerdekilere yüz vermiyor ve hırkanın altına sokma gereği bile duymuyorlar en abes kararları alırken, uygularken.

Hani yüzük, yer tablası etrafında diz üstü büzülen sofra, mal, varlık-marlık konularına girmeyip teğet geçerek sırtımız sıvazlandı ya! Biz sizi çok seviyoruz, ne istesek veriyorsunuz. “Bu dostluğu bozarak günah işlemeye fırsat vermeyiz” dediler ya! Şu Branson denilen “Rahip’i yargı-margı hesaba katmadan gönderiverin canım” dediler de gönderdik ya! Sıra belediyelere ve ülke içinde bazılarının malına çökmeye geldiğinde yargıyı anımasayıverdik ya! İşte bunlar canım. Trump bizim canımız, feda olsun kanımız (!) diyoruz ya ikide bir!

Trump’a feda olsun kanımız dedikten sonra F-35 konusu bir daha gündeme getirilir mi yahu! Projeye 2.5 milyar dolar yatırmışız, geri ödenmiyor, projeden dışlanmışız, üretmemiz planlanan parçalar başka ülkelere verilmiş ne önemi var! Geçiniz bunları efendim geçiniz. Aklınıza S-400 mü geldi? Bırakın şimdi suyu bulandırmayı. Rusya’ya verdiğimiz 4 milyar dolar da feda olsun! Sanki vatandaş mı veriyor parasını, İngiliz Memed’in kasasından çıkıyor. Çıkarsa çıksın! Bunu da geçiniz efendim, bunu da! Aklınıza Kaan mı geldi? Hani şu bizim, Hakan, Sultan, Şah, Padişah dediklerimizden biri olan Kaan! Sahi şu uçak Kaan! Motorsuz Kaan! Uçurmak için bin bir rica ile motor beklediğimiz Kaan! Ya motor gelir veya biz motor yapar da Kaan’ı İsrail’e veya Yunanistan’a doğru salarsak, Yalvaç Trump bize kızıp banka-manka, hesap-mesap karıştırırsa! Ekonomimiz durmaz mı, kirli çamaşırlarımız dökülmez mi ortaya? Hâlimiz nice olur sevgili dostum!

Hay Allah taksiratınızı affetsin! Ben de torunlarımızın kağıttan uçak yapıp “Yakala dede!” diye üstümüze saldığı, tutamadığımızda kahkahalarla gülerek “Tutamadı, tutamadı.” diye neşeye boğulduğu uçaklara gitti aklım. Bizim Kaan’la karıştırmışım! Aklıma selamet!

Gelen NATO’cu dostlarımız yoksulluğumuzu görüp de “Bu yoksul ülkede ne işimiz var?” demesinler diye, emekliye emekçiye vermeye kıyamadığımız 22 milyar harcayıp gecekonduları süslemiştik ya! Bu gerçekten çok iyi oldu. Yükseğe çıkan maymun misali arkamıza koyacak yaprak yerini tuttu. Belki görmemişlerdir!

Bizde adettir. Gelen dostlarımızı armağanla onurlandırır öyle yolcu ederiz. Melamet hırkasını giydiren ve bizi çok seven (!) dostlarımızı elleri boş mu gönderecektik? Günün anlam ve önemine binaen özel MKE tasarımla ürettiğimiz, her dostun adını üstüne işlettiğimiz tabancalar var ya! Büyük bir şaşaa ile dostlarımızın ellerine tutuşturduk. Bazıları bıyık altı tebessümle aldı bizi kırmamak için. İngiliz başbakan Starmer uçağa binmeden İngiliz Büyükelçiliği’ne bırakarak gitti. İmha edilmesini istedi. Yazık oldu bizim özel imalata. Bazıları ülkesine girerken gümrükte görevlilere teslim etti. Çünkü bakan da olsanız, başbakan veya başkan da olsanız yasalar gereği ülkenize silah sokamazsınız. Bizdeki gibi “Bir defadan bir şey olmaz!” mantığı yok onlarda. Yasa ya uygulanır ya uygulanmaz. Bu armağan tabancalar neredeyse diplomatik krize neden oluyordu. NATO gibi bir savaş örgütü devlet başkanlarına da silah armağan edilir, doğrusu. Lokum verecek değildik ya, barıştaymışız gibi. Onlar savaş çıkarmaktan, silah satmaktan, kan dökmekten başka bir şey bilmezler. Barışın gölgesinden bile geçmezler. Garipsedim davranışlarını. İnsan götürüp, kıymetli armağan olarak başkanlık, başbakanlık bürosuna asmaz mı?

Bize giydirilen melamet hırkasının altında Suriye’de bekçilik, Ortadoğu’da emperyalizmin ileri üssü olma, oluşacak NATO Kolordusuna alan, sömürge devleti işlevi, İran’a müdahaleye ses çıkarmama hatta yardım etme, olası göç dalgalarında sığınmacılara tamponluk gibi temel konular varmış meğerse! Şimdilik basına ulaşan bilgiler bu kadar. Başka neler varmış yakında öğreniriz. Merakımızı gideririz.

Zaten Trump İran’la varılan ateşkesten mutlu değildi, İsrail durmadan savaşın devam etmesini istiyordu, savaşın yeniden başlaması için emri Ankara’da verdi. Burada vermesinin önemi bizi de bir biçimde savaşa dahil etmek istemelerinde yatar. NATO üyelerinden tek bir olumsuz görüş açıklayan olmadı. Alttan alta destekliyorlar. İsrail’e destek vermemiş olsalar bile sessiz kalmaları onaylama anlamına gelir. Savaş yeniden başladı, emperyalizmin iştahı açılmaya görsün durmak bilmez. ABD İran’da stratejik hedefleri hâlâ bombalıyor, Devrim Muhafızları olabildiğince karşılık veriyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bakayi “Ülkeme yönelik her saldırı kesin ve doğrudan yanıt bulacaktır.” dedi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise İsrail’in ateşkes sürecini sabote ettiğini açıkladı. İsrail Lübnan’ı bombalamaya, sivil yerleşim alanlarını yakmaya devam ediyor. Lübnan yeni Gazze’dir. Siyonistlerin gözü Türkiye’nin Güneydoğusu dahil kendilerince kutsal(!) vadedilmiş topraklardadır. Sivil yerleşim alanları da hedefte. Bu savaşın biteceğini düşünmek safdillik olur. İran’ı kendilerince ehlileştirinceye veya yıkıncaya dek süre gider. Maduro’yu derdest edip zindana tıkarak Venezuela’yı ehlileştirmediler mi?

İran Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Dünyaya petrol ve doğalgaz akışını yeniden kesti. Emperyalist dev savaşı geniş bir alana yayarak uzun süreli bir savaşı hatta Belucistan’da bir ayaklanmayı başlatmaya hazırlanıyor. İran Yemen’de vekilleri Husiler aracılığıyla Kızıldeniz’de gemi trafiğini kesmeye hazır olduklarını bildiriyor. Her iki boğazın kapatılması dünya enerji piyasalarını zora sokmaya başladı şimdiden.

Üye AB - NATO ülkeleri Ukrayna’ya 70 milyar euro’luk fonda anlaştılar. Gaz vanalarını kesen Putin’e karşı Ukrayna’yı koz olarak ileri sürüyorlar; bunu sürdürecekler.

Emperyalizmin saldırıları Ortadoğu petrolleri bitinceye dek sürecektir, İsrail sınırlarını olabildiğince genişletecektir.

Bunu önleyecek en etkili güç hem kapitalin merkezindeki hem bölgedeki emekçileridir. Emperyalist kuşatma ve parçalama İran dize getirilirse bize de uzayacaktır, bölge halkları yem olmadan topyekun karşı çıkmalıdır, aksi halde ülkem 100 yıl sonra yeni bir Kurtuluş Savaşı vermek durumunda kalabilir.

Bölgede emperyalist yıkım, buna koşut olarak da Molla yıkımı sürüyor.