MANEVİYAT DERYASINDAN DÖKÜLEN HİKMET DAMLALARI-105

Abone Ol

Makamı yükseldikçe, zenginliği arttıkça insan değişir mi? Makam ve mevkisi yükseldikçe varlığı arttıkça insanın cibiliyeti (huyu ve ahlakı) bozuk olanlar kibir, kendini beğenmişlik damarlarında, genlerinde mevcut olup da saf bulamadığı için görünmeyen huy var, makam vardır ve parayı görünce bahar yağmurlarının çimenleri yeşerttiği gibi insanın davranışlarını etkiler.

Faziletli insanlar tevazuyu, alçak gönüllülüğü, cibiliyetiz insanları da şımartır. Hareketleri soytarılaşır, bir takım tavır ve yapmacılık hareketleri üslenmeye başlar. Fakat bu tip insanların çöküşü deprem tesiri yapar. Bu insanın mihenk ölçü taşıdır. Hemen gizli olan mayasını ortaya döker. Allah korusu fuhşiyata menliyata eğilimler artar. Bunlar da onun felaketini hazırlar. O hale gelir ki Allah verdiği imkanları geri alır da kimse onun yüzüne bakmaz. Halbuki, alçakgönüllü olsaydı, kartallar gibi yükseldikçe havada görünmez olsaydı, kulunun ve ulu Allah’ın katında yücelecekti. Amma durum tersi olursa, felaketini kendisi hazırlamış olacaktır.

Şımarıklığın belirtisi nedir? Herkesi küçük, kendini büyük görür, laf ve söz dinlemez. Kendisini en akıllı görür. Herkese tepeden bakar. Böylece damarındaki gizli olan kötü huylar birer birer ortaya çıkar. İnsanlar bu değişken iki yüzlü kişilerin yüzüne güler, arkasından ... ve eski güzelliklerini yitirir. Kalbi kibir, ucüp, zift gibi kararmaya başlar. Allah korusun makamın kaybettiklerinde ortalık başağı alınmış buğday sapı gibi cıs cıbıldak kalır, itibarını yitirir. Maalesef eskiden kalbinde bulunan hasletleri yitirdiği için insanlıktan da nasibi kaybolur. İnsanlar ürindeki tesiri şarabın verdiği geçici aldatıcı sefa sönünce etleri soyulmuş ve elektrik direklerine asılan ölüm tehlikesi denen kafa tasları gibi sırıtır kalır. Bu daha dünyadaki hali. Ahiretteki hesabı ayrıdır. Çünkü kibirin, böbürlenmenin düşmanı Hz. Allah’tır. Yaşlı başlı, tecrübeli ihtiyarlarımız hayatlarında bu gibilerinin örneğini çok görmüşlerdir. Eskileri makamının ehli olmayan mekin kişi makamı müddetine itibar görür. İmkan bitince şapka düştü kel göründü olur. Halbuki Allah’ın yüce resulü Hz. Muhammed SAV. kibir anı cüceleştirir, tevazu ise yüceleştirir. Hadisi şeriftir.

Hamiyetsiz, meziyetsiz insanlar makam, mevki ve para, geçici bir zaman itibarlı gösterse de elinden makam ve para gidince suya düşmüş serçe yavrusuna döner. Bunlar hep büyük duayen, toplum öncülerinin sözleridir.

Makam, mevki, servet, imkan sarhoşluğu sabun köpüğüne benzer, çabuk söner. Ne mutlu ibret alana, ne mutlu alçakgönüllü olana ki onları Allah yüceltir.

*

Ahlak ve huy güzelliği insanın şekil ve ruh güzelliğinni bir belgesidir.

Abbasi devletinin deha halifesi Harun Reşid’in sarayının ünlü şairi Ahnef b. Kays (alim, bilge bir kişidir) der ki; insanları birbirinden uzaklaştıran iki huy vardır. Bozuk dil ve kötü huydur. İnsanları birbirine sevdiren ise cömertlik ve alçakgönüllülüktür. Sözünü, sazını bilmeyen yıkıcı kaba denksiz söz fukarası insanları kimse sevmez. Koskoca dünya onlara dar gelir.

Güzel huylu insanların dostu sevenleri çok, kaba, huysuz insanların ise sevmeyenleri çok olur. Herkes onlardan dostu çok olanın, düşmanı az olur. Tatlı söz yılanı deliğinden, kötü söz insanı çileden çıkarır.

(SÜRECEK)