Glokom (Göz tansiyonu) hakkında bilmeniz gerekenler

Abone Ol

Glokom, göz ile beyin arasındaki iletiyi sağlayan görme sinirinde hasara neden olan ve zamanla görme kaybına yol açabilen sinsi ve tehlikeli bir göz hastalığıdır. Göz yuvarlağı kapalı bir küredir ve içindeki basınç normalde 10 ila 20 arasındadır. Glokom, göz içi basıncının artması sonucu gelişir. Ancak bazen basınç normal düzeyde olsa bile görme siniri hasarı oluşabilir. Glokom, dünya genelinde en yaygın kalıcı körlük nedenlerinden biridir ve erken teşhis edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilir. Sinsi bir hastalıktır, genellikle belirgin bir belirti göstermeden ilerler. Bu nedenle çoğu hasta hastalığın ilerlediğini fark edemez. Görme kaybı başladığında, geri döndürülemez olduğundan, düzenli göz muayeneleri ve erken tanı büyük önem taşır.

Risk faktörleri neler?

Erken teşhis, glokomun ilerlemesini durdurmak için önemlidir. Özellikle göz tansiyonu yüksek bireylerde bu risk faktörlerinin takip edilmesi ve eğer hasar riski var olduğu görülürse ilaç başlanması gerekir. Aşağıdaki risk faktörlerine sahipseniz düzenli göz muayenesi yaptırmayı ihmal etmeyin:

  • Yaş: 40 yaş üstü bireylerde glokom riski artar.
  • Aile Öyküsü: Ailede (özellikle 1. derecede) glokom öyküsü varsa risk daha yüksektir.
  • Yüksek Göz İçi Basıncı: Göz tansiyonu ne kadar yüksekse, verdiği hasar artar.
  • Miyopi: Miyoplarda risk daha yüksektir.
  • Diyabet ve Hipertansiyon: Diyabet ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları glokom riskini artırabilir.
  • Uzun Süreli Kortizon (steroid) Kullanımı: Bu tür ilaçların uzun süre kullanımı göz içi basıncını artırabilir.

Gözümde tansiyon yüksek mi? Nasıl anlarım?

Maalesef çoğu olguda belirti ve bulgu olmaz. Ama göz hekimine gittiğinizde mutlaka gözünüze hava üfleyen bir cihazla göz tansiyonunuz ölçülür. Eğer burada yüksek ya da yükseğe yakın bir değer çıkarsa; göz hekiminiz, göz sinirinizi ve gözün diğer yapılarını detaylı inceler. Herhangi bir şüphe duyarsa ya da risk faktörleriniz varsa görme alanı, göz tomografisi ve kornea kalınlığı gibi ölçümler yapılır. Göz tansiyonu farklı cihazlarla ve günün farklı zamanlarında ölçülerek tansiyon yüksekliğinden emin olunur. Eğer tetkiklerle göz siniri hasarı tespit edilirse ya da bulguların hasar yapabileceği düşünülürse tedaviye başlanır.

Hastalık ilerledikçe ne gibi durumlar oluşur?

Glokom genelde belirti vermez ama bazı olgularda görme dalgalanmaları, ışığa duyarlılık ve ışığın etrafında daire görme, göz ve baş ağrısı yapar, ilerledikçe hasta sanki bir tünelin içinden bakıyormuş gibi çevresel görme kaybı yaşar.

Glokom tedavisi Tedavide göz damlaları kullanılır. Göz tansiyonunun düşürücü olan bu damlaların birkaç çeşidi vardır ve göz hekimi hastaya yönelik en etkili olabilecek ve en az yan etkiye sahip ilacı hastasına reçetelendirecektir. Eğer damlalara rağmen hasar devam ediyorsa, hasarın ilerleyeceği tahmin edilen tedaviye dirençli glokom tiplerinden biri varsa ya da göz tansiyonu ilaçlarla düşmüyorsa lazer ya da ameliyat yapılır. Glokomun herhangi bir diyeti ya da yaşam tavsiyesi yoktur.

Glokom takibi Asistanlık yıllarımda bir hastam bir gözüm görmüyor diye polikliniğe başvurmuştu. Yaptığım muayenede o gözde göz tansiyonu çok yüksekti ve maalesef görme siniri tamamen harap olduğu için geri döndürülemez bir körlük gelişmişti. Üstelik bu hastam her gün okuyan yazan bir öğretmendi. Bu hastalığın belirti vermeyen, sinsi ve sessizce görmeyi çalan bir hırsız olduğu unutulmamalıdır. Glokom, dünyada kalıcı görme kaybının en önemli nedenlerinden biridir. Ancak erken teşhis edildiğinde çoğu hastada görme korunabilir. Bundan dolayı düzenli göz kontrollerinde göz tansiyonu ve görme siniri muayenesi yapılması önemlidir. İlaç tedavisi olan ya da ameliyat olan hastalarında mutlaka düzenli göz takibi olması gerekir. Tabiatın muhteşem renklerini, masmavi gökyüzünü ve güneşli yarınları her zaman güzel görebileceğiniz sağlıklı günler dilerim.