İran’a ABD/İsrail saldırısı 10. günü de geride bıraktı. Geniş çaplı bir savaşa dönüşen ortam Körfez ülkelerindeki ABD üslerine İran füzeleri düşmeye başlayınca daha da şiddetlendi.
İran ABD radarlarını, körfezdeki varlıklarını hedef aldı ve İsrail’e 10 gündür görmediğimiz şiddette saldırılar başlattı. Bu arada ABD/İsrail uçakları Tahran’daki petrol depolarını vurdu. Kentte büyük bir çevre felaketi yaşanıyor. Havanın yağışlı olması nedeniyle havaya karışan ham petrolün yere asit yağmuru olarak inmesi bekleniyor. Aynı zamanda temiz su kanallarına da karışarak halk sağlığını tehdit ediyor. Tepelerine inen bombaların etkisinden korkuya bir de doğa felaketi eşlik ediyor.
Türkiye'yi savaşa sokma gayretleri hızlandı.
2. füze de NATO güçleri tarafından engellenmiş(!)
Suriye'de Rusya tarafından uçağımızın düşürülmesinde ülkemizi korumada pek istekli görülmeyen NATO, ne hikmetse, çok korumacı bir havada. Füzenin nereden geldiği, kim tarafından atıldığı, hedefinin gerçekten Türkiye mi olduğu saptanmadan karar verilmemelidir.
NATO'nun ve ülkemin savaşa dahil olmasını emperyalist ABD ve Siyonistler çok istiyor.
MOSSAD ve dolayısıyla ABD kışkırtması üzerinde duruyor emekli generaller. Bu füzelerle bizi de içine çekecek gelişmelerden uzak kalmak ülke çıkarınadır.
Bu aşamada, emperyalist/Siyonist saldırıya beklenmedik ölçüde direnen İran yönetimi savaşın gidişini değiştirdi. İran'ın yeni cepheler açması beklenemez. Bu, Türkiye’ye füze atma olayı çok düşündürücüdür.
Trump silah şirketlerine üretimi dört katına çıkartma direktifi verdi. Kazanan silah şirketleri olacak. Trump aynı zamanda savaşı istediği zamanda bitirebileceğini açıkladı. Bu İran karşısında geri adım anlamına gelir. İran ise savaşı başlatmadıklarını, saldırıya uğradıklarını, bitirecek olanın da kendileri olacağını açıkladı. Karşılıklı açıklamalar yeni bir Vietnam sendromu olasılığını akla getiriyor. Emperyalizm Körfez batağından çıkamayacak.
Şimdiden bölgeselleşen savaşın bütün dünyayı sarma olasılığı güçlü.
Türkiye çok dikkatli olmalı, savaşa hiçbir koşulda girmemelidir. Diplomasi işletilmelidir. Bizim için çok tehlikeli sonuçları olabilir. İran'a kara harekatının düşünüldüğü bu günlerde ABD'nin kara gücü olamayız. Yeni bir KORE sendromu yaşayamayız. Dönemin ABD Savunma Bakanı John Foster Dulles'ın “Müttefik güçler en ucuz askeri Türkiye'den temin ediyor, bir askerin maliyeti 23 Cent'e denk geliyor.” açıklaması çok tepki çekmişti. 1950’lerin ABD savunma bakanının açıkladığı gibi Mehmetçiğin canı ‘23 cent değil!’ Tek bir Mehmetçiğin kanı akmamalıdır.
Nazım Hikmetin bu açıklama üzerine yazdığı şiir:
“Mister Dalles
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
Ankara'da 23 sente,”
Kapımızdaki savaş içeri girmemelidir.