EMEKLİLER VE YEREL SEÇİMLER

Abone Ol

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra yerel seçimlere odaklandı.

Diğer taraftan CHP'de 5 Kasım günü yapılacak kurultay heyecanı yaşanıyor.

Emekliler de, artan pahalılık karşısında eriyen maaşlarının nasıl yaşanılabilir bir duruma geleceği yönünde haber duymak için beklenti içerisindeler.

Bugün bırakın emeklileri, tek maaşlı bir ailenin üniversitede bir çocuğunu okutamaz duruma gelmesi yürekler acısı...

Ev kirası, ısınma, elektrik, su, temel gıda maddeleri, temizlik malzemeleri, ayakkabı, giyim, okul giderleri bir ailenin zorunlu ihtiyaçlarıdır.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden bugüne kadar geçen sürede zor günler geçiren emeklilerin Cumhurbaşkanlığı seçimindeki düşünceleri yerel seçimlerde aynı olmayacaktır.

Anadolu'da söylenen bir söz vardır.

"Varışına gelişim, tarhana aşına bulgur aşım."

Bir ev kirasına eşit emekli maaşı alan toplumun psikolojisi yüksek derecede bozuk.

Her şeyi içine atan emekliler, kendilerini atacak yer bulamıyor.

İçlerine ata ata hastanelerin koridorlarında psikolojik destek aramak için sıraya girerek kuyruklar oluşturuyor.

Tabii ki randevularını kaç hafta, kaç ay içinde alabilirlerse...!

Emekli, dul ve yetim aylıkları yerel seçimlerden çok önce yeniden değerlendirilmelidir.

Geçim derdine düşmüş toplum nasıl seçim düşünebilir ki ?

Evine gıda maddeleri almak için marketlere giden ebeveynler çocuklarına, torunlarına atıştırmalık alamıyorsa, akşam üzeri evine eli boş gelen babanın, gözüne bakan çocuklarının karşısındaki duruşu nasıl ifade edilir.?

Anadolu'nun köylerindeki üreticilerin biten yaz sezonunun sonunda pazara getirip 10 TL'ye sattığı domatese aldanmayın.

Kış sezonu yaklaşırken pahalı et, balık fiyatlarının yanında kira, ısınma, yüksek fiyatlı sebzeler, gıda maddeleri ağırlaşan geçim zorluğunu daha da ağırlaştıracaktır.

90 milyon kredi kartı kullanıldığı iddia edilen bu ülkede olmayan parayı harcamanın getirdiği tehlike çanlarının sesi kulaklarımızı sağır eder durumda.

*

Rivayetlere göre;

Türkiye'de 16.500.000 emekli dul ve yetimin olduğu iddia ediliyor.

11 milyon emekli açlık sınırının altında yaşıyor.

Aylık 7.500 TL maaş alıyor.

Emekliler sürekli sağlık sorunları yaşıyor ve sürekli katkı payı ödüyor.

Emeklilerin aldıkları ilaçlardan katkı payının kaldırılması yaşama tutunmak için bir dal olacaktır.

Kirada yaşayan, ulaşım sorunu yaşayan çok sayıda emekli var.

Memur, işçi, emekli arasındaki dengesiz gelir dağılımı görülmemiş bir uçurum oluşturdu.

Yaklaşık 16.500.000 emeklinin ;

% 56-57 oranında SSK emeklisi,

%21-22 oranında Bağ-Kur emeklisi,

%18-19 oranında da emekli sandığı yani memur emeklisi bulunduğu rivayetleri dolaşmaktadır.

Emeklilerin ;

%4-5 arası okur yazar değil.

%13-14 arası üniversite mezunu,

%63-64 arası ilköğretim okulu mezunu.

Geriye kalan oran lise ve dengi okul mezunu.

Dul ve yetimleri 2.800 TL ile 5.000 TL arasında aylık alıyor.

2022 hesaplamalarına göre en düşük kök aylık maaş 4.300 TL.

Bu rakamın üzerine %25 eklediler. İşçiler için 7.500 TL üzerinin altında kalanları 7.500 TL' ye tamamladılar.

Demokrasi bu değil.

Sosyal demokrasi beyaz gömlek gibidir.

Leke götürmez. !