DİKKAT: İRONİDİR SONUÇLAR BEKLENTİLERİ KARŞILAMAYINCA

Abone Ol

İnce akıl nihayet konuya el atmış.

Aylar süren stratejik değerlendirmeler, üst düzey koordinasyon toplantıları ve derinliği çocuk havuzuyla rekabet eden analizler sonucunda sorunun futbol olmadığı tespit edilmiş.

Asıl sorunun, bazı maçların istenilen sonuçlarla bitmemesi ve bazı eski başarıların bugünkü anlatıya uyumsuzluk göstermesi olduğu anlaşılmış.

Bu kapsamda FIFA ile yapılan yoğun diplomatik temaslar neticesinde yeni bir düzenlemeye gidileceği konuşuluyormuş.

Buna göre Dünya Kupasındaki son iki grup maçı tekrar oynanacakmış. Ancak adaletin tam sağlanabilmesi için kırmızı-beyaz takımın başına önce bir kayyum atanacakmış.

Teknik ekip, oyuncular ve taraftarlar yeniden yapılandırılacak; gerekirse topun yuvarlanma yönü, kale direklerinin psikolojik durumu ve çimlerin motivasyon seviyesi ve oyuncuların arınma katsayıları yeniden gözden geçirilecekmiş.

Yetkililer, sporun ruhuna uygun olarak sonucun önceden belli olmayacağını özellikle vurgulamışlar. Sadece tüm tedbirler alındıktan sonra sonucun tesadüfen istenilen şekilde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etmişler.

Kaynaklara göre çalışmalar bununla da sınırlı değilmiş. Geçmişte elde edilmiş bazı başarıların güncel başarısızlıklarla kıyaslanarak kamuoyunda rahatsızlık oluşturduğu tespit edilmiş.

Özellikle 2002 Dünya Kupası'nda elde edilen derecenin genç nesillerde “demek ki olabiliyormuş” gibi sakıncalı düşüncelere yol açabileceği değerlendirilmiş.

Bu nedenle 2002'nin önce yeniden yorumlanması, ardından gerekirse arşivlerde “bağlamından kopuk başarı” başlığı altında sınıflandırılması planlanıyormuş.

Hatta bazı uzmanlar, yeterli idari kararlılık gösterilirse yarı finalin de idari işlemle grup aşamasına dönüştürülebileceğini söylüyormuş.

İddialara göre bir sonraki aşamada puan cetveli incelemeye alınacakmış.

Matematiğin mevcut haliyle bazı hedeflerle uyumlu çalışmadığı, geçmişte bazı istatistiklerin de benzer uyum sorunları yaşadığı örneklerden hareketle tespit edilmiş. Puanların toplanma yönteminin yeniden düzenlenmesi düşünülüyormuş.

Üç puanın gerektiğinde ikiye, bazen de beşe eşit sayılabileceği esnek bir sisteme geçilmesi masadaymış.

Henüz doğrulanmayan bilgilere göre fikstür de ifadeye çağrılacakmış. Turnuva takviminin, beklentileri karşılayamayan tarihler içerdiği ve bazı saatlerin, mevsimlerin ve iklim koşullarının mağlubiyetlere zemin hazırladığı gerekçesiyle sorumluluğu araştırılıyormuş.

İnce akıl böylece bir kez daha önemli bir sorunu çözmüş olacakmış. Çünkü bazı anlayışlara göre başarı üretmek zahmetli, geçmişi düzeltmek ise çok daha pratikmiş.

Neticede sahada kazanılamayan maçlar, yeterince kararlı toplantılar yapıldığında masada tekrar oynanabiliyormuş.

En azından rivayet böyleymiş.