ÇORUM’UN SANAYİLEŞMESİNİN VE BÜYÜMESİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Abone Ol

“Herkes elindeki hakareti yavaşça yere bıraksın!”… Bu harika cümle Gülse Birsel’e ait. 20 Temmuz 2016’da Hürriyet’te yazmıştı. Hainane Fetöcü darbe girişiminin hemen sonrasında…Ben de bu cümleyi “Herkes ideolojik takıntısını yavaşça yere bıraksın” şekline dönüştürerek defalarca yazdım.

Elbette herkesin bir ideolojisi olacak, siyasi duruşu olacak. Bizim buradaki kastımız; ideolojik takıntıların, Çorum’un, ülkenin çıkarlarının önüne konulmaması, bu yoldan ayrımcılığa, kutuplaşmaya çanak tutulmaması…Farklılıklarımızı “zenginliğimiz” olarak gören o müthiş “hümanist” felsefemizin zehirlenmemesi…

Kendilerince, Atatürk çizgisiyle ve cumhuriyet değerleriyle hesaplaşma bayrağını açan kimi tarikat ve cemaatler, “güç bizde” diyerek toplumsal barışımızı, birlik ve beraberliğimizi bozacak tutum ve davranışlardan çekinmiyorlar. Bizim yıllardır delicesine savunduğumuz Çorum’un sanayileşmesi, bölgenin kültür-sanat kenti olması, büyümesi, güçlenmesi gibi hedeflere de dönüp baktıkları yok. Onlar için ilke: “Küçük olsun, benim olsun”…

İş dünyasında da, bizim “Büyük Çorum” hedefimize burun kıvıranların varlığını bilmiyor değiliz. Olmayacak duaya amin dediğimizi düşünüp bıyık altından gülüyorlar, farkındayız. Çorum dinamizmini yitirirse, sanayileşmesini sürdüremezse, yerinde sayan bir “emekli kenti” olmaktan başka şansı yok, gidişat bunu gösteriyor. Çocuklarımıza, torunlarımıza böyle bir Çorum mu bırakacağız diye biz çırpınıyoruz, ama o kadar çok umursamayan var ki…

Organize Sanayi Bölgesi’nde Çorum Teknik Çelik Döküm Fabrikası’nda feci bir yangın yaşandı ve büyük maddi hasar meydana geldi. Fabrika ortaklarından Veli Hoşgör, OSB yönetiminin ilgisizliğinden yakınırken, hasmane bir tutumla karşı karşıya kaldıklarını ve artık usandıklarını, heveslerinin kırıldığını, planladıkları yeni yatırımdan da vazgeçtiklerini anlatıyor.

Bu güncel gelişme, bizi de, elimizin altında tuttuğumuz Ahlatcı Holding’in yatırım dosyasının kapağını açmak zorunda bıraktı. Ahlatcı Holding, 2018 yılında OSB Müdürlüğü’ne başvurarak, yeni yatırımları için 478 dönüm büyüklüğündeki 5 parselin tahsisini istiyor. Yapılacak yatırımlar şunlar: Batarya Fabrikası, Grafen Seri Üretim Fabrikası, Yüksek Teknolojik Kaplamalar Fabrikası, Tanı Kiti Üretim Fabrikası, Balistik Zırh Üretimi Fabrikası.

Bu fabrikaların toplam yatırım tutarı 95 milyon dolar. Toplam istihdam 2.040 kişi. Ekonomiye tahmini katkısı 2.5 milyar dolar. Yatırım süresi 2 yıl. Çorum için “müthiş”, “olağanüstü” değil mi? Ama, OSB yönetimi mevzuat hazretlerinin arkasına sığınıyor ve yer tahsisinde güçlük çıkarıyor. Oysa başka organize sanayi bölgeleri, böyle yatırımları, her türlü kolaylığı göstererek havada kapıyor. Nitekim, bu yatırımlardan bazıları Ankara’da hayata geçirildi. Öyle de devam edecek gibi görünüyor.

Çorum’u pek çok alanda Türkiye’nin süper ligine taşıyan Ahmet Ahlatcı, Çorum’daki bu odaklara kırıldığı, gücendiği için -bu yıl 3 milyar doları bulması beklenen- ihracatını İstanbul’a aktarmaya karar verdi. Neyse ki, doğup-büyüdüğü ve çok sevdiği Çorum’a kıyamadığı için, ihracatın yüzde 20’sini Çorum’dan yapmaya devam ediyor da, ligde tutunmasını sağlıyor.

Bütün siyasetçiler bunu söyler, ama bizim nasıl büyük bir sevdayla, tutkuyla Çorum’a bağlı olduğumuzu yarım asırdır herkes görmüştür. Çorum’un barış içinde kalkınmasından, büyümesinden, daha yaşanır, daha medeni bir kent olmasından başka kaygımız, düşüncemiz yok. Dolayısıyla, kimseyle bir husumetimiz de yok. Herkesle barışık olmaya, Çorum ortak paydasında buluşmaya özen gösteriyoruz. Gördüğümüz yanlışları dile getirmek ise, Çorum’a karşı, tarihe karşı sorumluluğumuz. Özetle, hayatta kimseyi kırmayız, ama Çorum söz konusu olunca, eleştiri hakkımızı kullanmaktan da geri durmayız. Bu böyle bilinmeli.