BÖLGE KALKINMASININ LOKOMOTİFİ ÇORUM, HAKKINI DA ER-GEÇ ALACAK

Abone Ol

Yozgatlı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Çorumlu girişimcileri Yozgat’a yatırıma çağırması, bayram öncesinden beri Çorum’un gündemini işgal ediyor. Herkes, doğup büyüdüğü yere yatırım çekmek ister, bu son derece doğaldır, ama Fuat Oktay’ın “Yozgat’ta yüksek hızlı tren var, havalimanı var” diye övünmesi Çorumluların kanına dokunuyor. Zira, Çorum’un uzun yıllardan beri devlet nezdinde “üvey evlat” muamelesi gördüğü, demiryolu, havalimanı gibi hak ettiği yatırımları “maalesef” alamadığı gerçeği, ağır bir “yürek acısı” olarak tüm Çorumluların içinde duruyor. 
Lütfen -belki bininci kez- tekrarlamama izin verin; Çorumlu, dişiyle-tırnağıyla, büyük riskler alarak, nice özverilere katlanarak Anadolu bozkırında bir sanayi vahası yarattı. Bölgenin sanayileşen merkezi olarak “Anadolu Kaplanları” arasına adını yazdırdı. Başta girişimci ruhuyla ve sanayi altyapısıyla, yatırım iklimiyle “bölgesel kalkınmanın lokomotifi” olma şansını ve potansiyelini, Çorumlular, olağanüstü çabalarıyla bu memlekete kazandırdılar. 
Çorum’un tam anlamıyla “sanayi kenti” olarak bölgesel kalkınmaya da hizmet etmesinin önünü kesen ise ne yazık ki “siyaset kurumu” oldu. Ankara’da siyasi gücü eline alan, devletin yatırım imkânlarını kaptı, götürdü. İnşaatı bittiği anda kapısına kilit vurulacak havalimanları yapılırken, “sanayi kenti” kimliğinin ilk koşulu olan havalimanı, Çorum’dan esirgendi. 
Değerli okurlarımız, “Çorum Milliyetçisi Mehmet Yolyapar, bu son tartışmada niye topa girmedi?” diye merak ediyor olabilirler. Umursamadım da ondan. Ne kadar küllenirse küllensin, Çorumlu’nun yüreğindeki kalkınma ateşinin ve sahip olduğu dinamizmin, tüm haksızlıkları yenebilecek büyüklükte olduğunu biliyorum da ondan. 
Hz. Ali demiş ki: “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.” 
Ben ve benim gibi pek çok hemşehrim, haksızlık karşısında eğilmiyoruz, yılmıyoruz. Çorum’a yapılan haksızlıkları, bu devrin güçlülerine karşı haykırmaktan geri durmuyoruz. Devirler gelir geçer, makam sahipleri değişir; bizim inancımızın gereği ve evrenin değişmez kuralı, hakkın bir gün mutlaka galip geleceğidir. 
Komşumuz Yozgatlılarla aynı toprakların insanlarıyız; hatta pek çok bakımdan bire bir benzerlikler taşıyoruz. Yozgat’a çakılan her çivi de bizi mutlu eder. Kıskanmak aklımızın ucundan geçmez, ama haksızlık karşısında susan da dilsiz şeytandır. 
İki komşu il arasına “siyaset kurumu” tarafından ekilmeye çalışılan nifak tohumlarının yeşermesine asla izin vermeyeceğiz. Yozgatlı dostlarımızı kardeşçe kucaklamaya devam edeceğiz. 
Çorum’daki “küçük olsun benim olsun” egoizmine karşı da mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çorum’un, kendi il sınırları dışına taşarak, tüm bu bölgede de sanayileşme, kalkınma ateşini yakacak enerjiye sahip olduğunu biliyoruz. Yeter ki gölge etmesinler!
Sanayi kenti, barış, kültür-sanat ve turizm kenti, eğitim, sağlık, spor kenti “Büyük Çorum” hedeflerine doğru kervan yürüyor. 
Kâbe yoluna düşen karıncanın dediği gibi: “Kâbe’ye varamasam da bu yolda ölemem mi?”