"BİR DÖNEM BU ÜLKEDE..."

Abone Ol

"Bir dönem bu ülkede bardak yoktu."

Böyle diyor muktedir siyasetin dili.

Doğru.

Cumhuriyet, 103 yaşında. Öncesi 650 yıllık Osmanlı.

XX. Yüzyıla gelindiğinde imparatorluklar tası tarağı toplayıp gittiler. Osmanlı da öyle.

Çok çocuklu bir aile reisi gibiydi Osmanlı. Reis ölünce orada burada kaldı çocukları. Çocuklarına borç kaldı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bu çöküşün ardından kuruldu. Redd-i miras yapmadı. Üzerine düşen borçları yıllarca ödedi.

Muris öldüğünde üç fabrika kaldı Cumhuriyet'e.

40.000 köy kaldı. Köylüler salgın hastalıkların, bitin pirenin tutsağı olmuştu. Okul yoktu, su yoktu, yol yoktu. Tarlada traktör yoktu. Sağlıkçı, öğretmen yoktu.

O köylerden biri de Alacahöyük'tü.

Bundan 3.500 yıl önce Hititler, o günkü adı Arinna olan inanç merkezlerine sulama ve içme suyu barajı yapmışlardı.

Alacahöyük bir tepenin (höyüğün) üzerine kurulmuştu. 40.000 köye olduğu gibi bu köye de bilim ışığı ulaşamamıştı. Bilisiz (cahil) kalan köylü höyüğü tepe sanıyordu.

1900'lü yılların başında oraları da dolaşan yabancı arkeologlar gördüklerine inanamadılar.

Alacahöyük köyünde, yunaklığa gelenleri kapıda aslan başlı bir sfenks karşılıyordu Köyde bir evin duvarını yazılı bir taş süslüyordu

Bilimin uğramadığı bu köylere bugüne dek vergi almak için vergi memuru, asker toplamak için padişah adamları gelmişlerdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1923'te kuruldu.

Kollar sıvandı.

Demir ağlarla örüldü vatan.

İşte, açılan fabrikalardan birkaç örnek:

-1926 Kayseri Uçak Fab.

-1926 Alpullu Şeker Fab.

-1926 Uşak Şeker Fab.

-1927 Bünyan Dokuma Fab.

-1928 Ankara Çimento Fab

-1934 İzmit Paşa bahçe Şişe ve Cam Fab.

-1934 Kayseri Bez Fab.

-1934 Nazilli Basma Fab.

-1936 Barut, Tüfek ve Top Fab.

-1938 İzmit Seka Kağıt Fab...

1950'lerde hükümet etmeye başlayanların bakış açıları değişti. 2000'lerde daha da değişti. Atatürk dönemi parantez içine alındı. Son yirmi yılda da içi boşaltıldı parantez içinin.

Konuşuyor siyaset:

"Bir dönem bu ülkede bardak yoktu."

Ülkemizde şimdi her şey var. Tezgahlarda yok yok!

Buğday Rusya'dan. Ayçiçek yağı Ukrayna'dan, canlı hayvan Brezilya'dan, olmadı, et Macaristan'dan. Mercimek Hindistan'dan, nohut Kanada'dan...

Çorum'da şekerpancarı ekim alanları arttı mı azaldı mı, yediğimiz nohut Çorum nohutu mu Kanada nohutu mu, araştırmak aklımıza bile gelmiyor.

O "bir dönem" aklımıza geldikçe aklımız gidiyor.