BAYRAMDAN ÖNCEKİ SON YAZI...

Abone Ol

Bayram Cuma gününe denk geliyor. O gün gazetemiz çıkmayacağına göre; yazımız Ramazan Ayı'nın son yazısı olmuş oluyor.

Oldukça renkli bir Ramazan Ay'ı geçiriyoruz. Seçim konuşmaları ile hocalarımızın; sorulu-cevaplı programları birbirine paralel gidiyor.

Bu yıl Ramazan Ay'ında sorulu - cevaplı programların yapıldığı TV kanallarının sayısı oldukça arttı. Son dönemde dikkatimi çeken güzel bir taraf ise çocukların da bu programlara soruları ile katılım sağlamaları.

Dini bilgilerin artması ve toplumun birbirine kaynaşması yönünden çok faydalı olan bu programlarda, çok ilginç sorular soruluyor. Peygamber efendimiz (S.A.V.)'i rüyasında gördüğünü, bunun neye yorumlanabileceğini hoca efendilere soranlar bile çıkıyor.

Bunu görünce, hayli zaman önce Mahmut Baler'in kitabında okuduğum Hacı Ömer Sabancı'ya ait anekdot aklıma geldi. İlginç olan bu anekdotu, Mahmut Baler'in anlatımı ile siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum:

"Şimdi, Ömer Ağa'nın kendisinden dinlediğim fevkalade enteresan bir fıkrasını yazıyorum.

'Ben, Emirgan’daki köşkümde otururken, sabahın çok erken saatlerinde bir misafirin beni ziyarete geldiğini haber verdiler. Gün doğarken gelen bu acayip ziyaretçi kimdir diye şaşırdım. İsmini sormalarını istedim. Öğrenip geldiler. Adamın ismini duyunca 'Eyvah' dedim. Bu bozuk ve karışık bir herif, şimdi mutlaka bir halt edecek, benim de canımı sıkacak diye düşündüm. 'Kabul et bir türlü, etme yine bir türlü, Adana'ya dönünce, taa Adana'dan İstanbul'a gittim Ağa beni kabul etmedi diyecek. istemeye istemeye gelsin bakalım' dedim.

Herif geldi, eğildi elimi öptü.

'Hoşgeldin ağa, böyle sabah sabah hayrola' diye sordum.

'Ağam, Esteizü Billah, bismillah' dedi ve dudaklarını oynatarak sessizce içinden bir şeyler okudu ve etrafa üfledi. Sonra da anlatmaya başladı.

'Sayın Ağam ben bu gece rüyamda Hz. Peygamber'i gördüm' deyip tekrar sessizce bir şeyler okuyup üfledikten sonra ben merakla sordum.

'Okuyup üflemeyi bırak da, nasıl gördün anlat bakalım' dedim.

'Peygamberimiz nur gibi yüzü ile gözlerimin içine bakarak " Sen neden bu kadar sıkıntılısın, nen var çekinme söyle" diye bana sordu.

'Ya Hz. Peygamber ben çok muzdaripim, müzayakada ve sürekli kısmetsizliklerle perişanım' dedim.

'Allah Allah, senin Hacı Ömer Sabancı Ağa gibi varlıklı ve hayrı hah bir dostun ve büyüğün varken senin böyle sıkıntılı günler geçirmene gerek var mı? Git kendisini gör ve bu vaziyetini ona anlat. Senin derdine mutlaka merhem olur' dedi.

'Ben de yataktan fırlayıp kalktım ve iki rekat namaz kıldıktan sonra otobüse atlayıp doğruca sana geldim. İşte sabahın erken saatlerinde seni rahatsız etmemin sebebi bu Hacı Ağa' dedi.

Evvelinden anlattım ya herif mal, düşünüp taşınmış sahte rüya faslını ayarlayarak gelip karşıma dikilmiş.

Hz. Peygamber falan diye de tertiplediği bu atmasyonu bu şekilde düzenlemiş.

Ben kısa bir düşünceden sonra bu herifi boş göndermek tatsız olacak, birden bire aklıma şöyle bir soru geldi;

'Dur bakalım ağa, şimdi ben sana bir şey soracağım' dedim.

'Sen, Arapça bilir misin?'

'Hayır' dedi.

'Eeeee, Hz. Peygamber de Türkçe bilmez, sen bu lafları nasıl konuştun' deyince adam şaşırıp bocaladı. Kem küm etti. İşin içinden çıkamadı.

'Haydi al şunu da git' diye adamı biraz memnun ettikten sonra Adana'ya gönderdim."

Rahmetli Sabancı anlatmış, Rahmetli Baler de anlatıma uygun şekilde kaleme almış. Biz de okuduk. Sabancı Holding'in tohumunu atan Hacı Ömer Ağa'nın sadece kıvrak zekalı olmayıp, dedi kodu çıkmaması için tedbiri elden bırakmadığını anlamış olduk.

* * *

Üç aylar ile ilgili yanlış algılanan gün sayısı...

Bayramın başlaması ile üç aylar (Recep-Şaban- Ramazan) tamamlanmış oluyor.

Bu konuda yanlış bir algı dikkatimi çekiyor. Üç aylar doksan gün olarak vurgulanıyor.

Üç aylar hiç bir zaman doksan gün olamaz. Çünkü hicri yıl 354 gün 6 saattir.

Üç ayların 90 gün olabilmesi için Hicri yılın gün sayısının 360 gün olması gerekir.

Yıl yaklaşık 6 gün eksik iken, yılın dörtte biri olan üç aylarda olması gereken 90 günden yaklaşık bir buçuk gün eksiktir. Bu bakımdan 2018 yılı üç aylar 88 gün olarak gerçekleşmiştir. Çünkü Recep - Şaban ayları 29 gündü. 2017 yılında Ramazan Ay'ının 29 gün olmasına rağmen üç aylar 89 gündü. Çünkü Recep - Şaban ayları 30 gündü. Dikkatinizi çekti ise aylar bazı yıllarda 29, bazı yıllarda 30 olabiliyor. Bunu Ramazan Aylarının bazen 29, bazen 30 gün olması münasebeti ile görebiliyoruz.

İşe yarar bilgi mi? Kullanılacağı bir an veya durum olabilir diye yazdım.

Gelecek Cuma günü inşallah hep birlikte idrak edeceğimiz Ramazan Bayramınızı şimdiden kutluyorum.

En güzel günler sizlerin olsun...