05.12.2014, 00:05 462

NİMETLERE ŞÜKRETMEK

Fikrettin ÇIPLAK

Fikrettin ÇIPLAK

Bizi yaratan ve yaşatan Rabbimiz (cc)'in bizlere ihsan ettiği nimetler sayılamayacak kadar çoktur. İbrahim sûresi 34. âyette şöyle buyuruluyor: "Eğer Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız."
Şükretmek; nimeti ve iyiliği anmak, sahibini övmek ve nimete karşılık hizmet etmek demektir.
Şükürde üç unsur vardır: İlki, nimeti vereni, yani nimetin Cenab-ı Allah'tan (cc) geldiğini bilmek,
İkincisi nimetleri nedeniyle duyulan memnuniyet ve coşkuyu ifade etmek.
Üçüncüsü, nimeti bahşedenin arzusuna göre sarf etmektir. Allah'ın nimetlerini O'na taatte ve hizmette kullanmak, isyan yollarında telef etmemektir.
Bu üç unsuru kapsayan bir şükrün azabı uzaklaştıracağını Allah Teala şöyle beyan ediyor: "Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah şükre karşılık veren ve her şeyi bilendir." (Nisa 147)
Muğire b. Şube anlatıyor: "Resulüllah (sas) ayakları yoruluncaya kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine, “Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti, niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?” denildiğinde: "Şükredici bir kul olmayayım mı?" diye cevap vermişti. " (Buhari: Teheccüt 16)
Allah Teala'nın bize olan en büyük nimeti İslam Dini'dir. Bu nimet ahiret hayatının da ebedi nimetlerini elde etmeye vesiledir.
Yüce Mevla'nın bizi insan olarak yaratması, anlamak için akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ihsan etmesi hep birer nimettir. Cenab-ı Hakk bu konuda şöyle buyurmuştur: "Şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi." (Nahl 78)
Ya, bir günde en az binlerce defa alıp verdiğimiz ve hayatımızı devam ettirdiğimiz nefesler birer nimet değil midir? Bir an için bunlardan mahrum kaldığımızı farz etsek de gözümüzü kapayıp, kulağımızı tıkasak, nefes alamasak dünya bize zindan olmaz mıydı?
Kitabımız Kur'an-ı Kerim herkesin anlayabileceği açık nimetlerden bazılarını şöyle zikreder: "İnsan yediğine bir baksın (nasıl) biz suyu döktükçe döktük. Sonra toprağı güzelce yardık. Orada bitirdik; tane(ler), üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyvalar ve çayırlar, sizin ve hayvanlarınızın geçimi için." (Abese 24-32)
Her kim bir şeyi yaratıldığı gayenin dışında ve Allah'ın rızasına uygun olmayan bir yönde kullanırsa Allah'ın nimetine nankörlük etmiş olur.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur. "Hatırlayın ki Rabbiniz size: eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) arttıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir." diye bildirmiştir, (İbrahim 7)
Bu kadar çok nimetlere sahip kılınmış bulunan insanın, Allah Teala'ya şükretmesi farzdır. Kul, şükretmekle elindeki nimetlerin de zevalini önlemiş olur. Bu gerçek, hepimizin sıkıca sarılmamız gereken prensiplerden birisidir.
Allah Teala, şükrünü ifa ederek nimetlerinden faydalanmamızdan razı olmakta ve ibadet ecrini de vermektedir. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Şükürle yiyen kimseye, sabreden oruçlunun sevabının bir misli vardır." (1) "Hakikat şu ki, Allah Teala kulunun yeyip sonra O'na karşı hamdetmesinden ve bir şey içip, içtiğine mukabil O'na hamdetmesinden elbette hoşnut olur." (2)
Nimetlerden, Allah'ın meşru kıldığı sınırlar çerçevesinde bol bol faydalanacağız ve onları verenin yolunda rızası doğrultusunda kullanacağız. İnşallah böylece Allah'ın rızasını kazanacağız. Yazımızı bir ayet meali ile bitirelim: "Artık Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden helal ve temiz olanla-rı yeyin, eğer (gerçekten) ve yalnız Allah'a ibadet ediyorsanız, onun verdiği nimetine şükredin." (Nahl 114)

1-Kütüb-ü Sitte Muhtasar c17, s. 176.
2-Riyazü's Salihin Tercemesi c3, s.866.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
kapalı
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@