Üvey evlat işleminden turizm de payını alıyor

Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan “Hitit uygarlığının başkenti”...Bu bölge, bazı bakliyatların ve taş fırının anavatanı olarak biliniyor. Yine, ele geçirilen her kentin tanrısına saygı gösterilip büyük mabede konularak, inançlara saygının ve hatta laikliğin başlangıcı sayılabilecek uygulamalar gibi, iki kişilik savaş arabaları gibi pek çok ilklerin de sahibi.

Üvey evlat işleminden turizm de payını alıyor

Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan “Hitit uygarlığının başkenti”...Bu bölge, bazı bakliyatların ve taş fırının anavatanı olarak biliniyor. Yine, ele geçirilen her kentin tanrısına saygı gösterilip büyük mabede konularak, inançlara saygının ve hatta laikliğin başlangıcı sayılabilecek uygulamalar gibi, iki kişilik savaş arabaları gibi pek çok ilklerin de sahibi.

30 Eylül 2019 Pazartesi 23:02
Üvey evlat işleminden turizm de payını alıyor

Hitit Kralı III. Hattuşili ve Mısır Firavunu II. Ramses tarafından M.Ö. 1269’da imzalanan Kadeş Barış Antlaşması, insanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması. Bu antlaşmada Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın imzası da olduğu için, bu aynı zamanda “kadın-erkek eşitliğinin ilk tarihsel belgesi” kabul edilir. Onun için Çorum, dünyada “barış ve kültür kenti” unvanını hak eden kentlerin başında gelir.

Ortaköy ilçesinde yer alan Şapinuva da, Hititler’in çok önemli yerleşim merkezlerinden biri. Günümüzden 3.500 yıl öncesine tarihlenen Şapinuva, dünyanın ilk ticaret borsası olarak niteleniyor. Zira, sıvıların ve tahılların satıldığı dev küplerin, hatta giysi satışı için kullanıldığı düşünülen rafların bulunduğu odaların ortaya çıkarıldığı büyük bir “karum”a (çarşıya) sahip.

Büyük Atatürk’ün, cebinden verdiği parayla kazı çalışmalarını yeniden başlatıp desteklediği Alacahöyük’e gelince…İlk yerleşimi günümüzden en az 7.500 yıl öncesine, Kalkolitik Çağ’a kadar dayanıyor. Hatta, 9 bin yıl önceye kadar da tarihlendirilebiliyor. Dolayısıyla, nice çağı ve medeniyeti katmanlar halinde bağrında taşıyor. 2006’da yapılan kazılarla yeniden su tutmaya başlayan baraj ise, bilinen en eski ve işlevini hâlâ sürdüren sulama barajı.

Alacahöyük beldesine ve örenyerine 1.5 kilometre mesafedeki barajın, M.Ö. 1249’da Anadolu’da yaşanan büyük kuraklık üzerine Hitit Kralı tarafından yaptırıldığı belirlendi. Genişliği 110 metre, uzunluğu 135 metre olan barajın gövdesindeki kaya dolgu, kille kaplanmış. Dolayısıyla, taş dolgu seti inşaat tekniği, bugünkü baraj inşaat tekniğiyle aynı. Tam dolduğunda 15 bin ton su depoladığı tahmin ediliyor.

DSİ 5. Bölge Müdürlüğü, 2015 yılında “Arkeopark” olarak “Hitit Gölpınar Barajı Çevre Düzenlemesi ve Peyzaj” projesini hazırlayarak bu tarihi barajı turizme kazandırmak üzere harekete geçti. Önce, baraj koruma altına alınarak çevre düzenlemesi tamamlandı. Daha sonra da 277 dönümlük rekreasyon alanında, sosyal tesisler, misafirhane, kütüphane, sergi ve konferans salonu, araştırma merkezi, laboratuvar, satış büfeleri, yürüyüş bantları, seyir terasları, Hitit arabalarıyla gezi yolu projelendirildi.

SİT alanı dışındaki bölgede, yaklaşık 7 milyon lira harcanarak bu tesisler büyük ölçüde tamamlandı. Tarihteki malzemeler kullanılarak yapılan bu tesisler sayesinde, Alacahöyük’ün yıllık 35 bin civarındaki ziyaretçi sayısının en az ikiye katlanacağı tahmin ediliyordu. Bu bölgede, Hitit usulü tarımsal üretim alanları oluşturulacak ve konuklara organik Hitit lezzetleri sunulacaktı. Hitit Barajı gibi “Arkeopark Projesi” de dünyada tek olma özelliğini taşıyordu.

Proje, 2017 yılı sonunda yüzde 90 seviyesine gelmiş ve artık Çorum’a yepyeni bir turizm potansiyeli kazandırmak için gün sayar olmuştu. Bu arada, projenin tamamlanması için de 2 milyon liralık bir OKA projesi hazırlanmıştı. Ne var ki, DSİ Genel Müdürlüğü’nün anlaşılmaz bir kararla projeyi durdurduğu öğrenildi. Proje tam olarak bitirilmiş olsa, turizm işletmecilerinin buraya ilgi duyabilecekleri düşünülüyor. Ama, çevre düzenlemesi yapılmadığı için, bu güzelim turistik proje, kaderine terkedilmiş olarak bekliyor.

(Volkan SINAYUÇ)