TEGV’in öğrenim birimleri arasında Çorum en başarılısı

TEGV, Türkiye genelinde 20 yılda 2 milyon çocuğun “geleceğine” katkı sağladı. Çorum’da destek verilen çocuk sayısı ise 10 bini aştı.

TEGV’in öğrenim birimleri arasında Çorum en başarılısı

TEGV, Türkiye genelinde 20 yılda 2 milyon çocuğun “geleceğine” katkı sağladı. Çorum’da destek verilen çocuk sayısı ise 10 bini aştı.

30 Ocak 2015 Cuma 22:52
TEGV’in öğrenim birimleri arasında Çorum en başarılısı
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Çorum Öğrenim Birimi, “en başarılı birim” ödülünü aldı.
Çorum’un yüzünü ağartan bu başarıda, Birim Sorumlusu Serpil Çetin başta olmak üzere, destekçilerin, gönüllü eğitimcilerin ayrı ayrı büyük payları var.
Ve ÇORUM HABER, bu sayfayı onlara armağan ediyor.
Sunumu da, Yasemin Topçu’nun satırlarına bırakıyor:
Türkiye’nin gelişimi ve aydınlık geleceği için “Önce Eğitim” dedik! Ve 20 yıl önce eğitim aşkıyla yola çıktık.
Ülkemize ve çocuklarımıza olan inancımızla, Eğitim Gönüllüleri Ailesi olarak bugüne kadar 2 milyonu aşkın çocuğumuzun geleceğine katkı sağladık.
Bu yolculukta fark ettik ki Türkiye’de bizim gibi düşünen, Türkiye’nin geleceğinin eğitimle aydınlanacağından emin yüz binlerce insan ve geleceği doğru eğitimle parlayacak milyonlarca çocuğumuz var.
TEGV olarak, 20 yıldır bu sorumluluk sahibi insanları bir araya getiriyor ve birlikte harika projelere imza atıyoruz. Bu nedenle biz çocuklarımıza, çocuklarımızın ailelerine, bağışçılarımıza, gönüllülerimize ve çalışanlarımıza “Harika İnsanlar” diyoruz. Daha fazla çocuğumuz yaratıcılıklarını geliştirsin, sağduyulu ve akılcı kararlar versin, düşünmeyi, sorgulamayı öğrensin diye Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinlik noktalarımızda, özgün eğitim programlarımızı uyguluyoruz. Yüz binlerce çocuğumuzu, bilimle, sanatla, sporla, teknolojiyle tanıştırıyor, çocuklarımızın yeteneklerini keşfetmesine yardımcı oluyoruz.
Biz 20. yılımızda, daha mutlu bir Türkiye için daha umutlu, daha olumlu duygular taşıyoruz. Çünkü biz 20 yılda eğitimle neleri başarabildiğimizi gördük ve kanıtladık. Tecrübemiz, bilgimiz ve eğitime olan sonsuz inancımızla, hedefimizi her zamankinden daha yüksek tutuyoruz. Bizler harika insanların neler yapabileceğini tüm Türkiye’ye göstermek için daha çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz. Bir destek, aydınlık binlerce gelecek!
TEGV’de eğitim desteği alan çocuklarımız da bizim onları sevdiğimiz kadar bizi sevdi.2006’dan beri yaklaşık 10 bin çocuğa destek verdik. On bin çocuğun eğitiminde yalnız da değildik. Eğitim dostlarımız bizi bağışlarıyla destekledi. Buradan da hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Çorum Öğrenim Birimi sadece Çorum içindeki çocuklara değil desteğe ihtiyacı olan her çocuğa ulaşmayı görev bildi. Ordu ili Akkuş ilçesi Kargı köyündeki ilkokul çocuklarına da desteğimizi ve sevgimizi esirgemedik. Amasya ili Merzifon ilçesi Çaybaşı köyünü de unutmadık. Çorum öğrenim birimi olarak Mimar Sinan İl Halk Kütüphanesinin çocuklar için okuma salonu oluşturduk.
TEGV Çorum Öğrenim Birimi olarak bu başarılarımız Genel Merkezce ödüllendirildi. 2011’den beri her sene ‘’İyi Örnekler’’ ödülümüzü aldık. Ve Nirun Şahingiray en başarılı birim ödülüne layık görüldük.



TEGV SAYESİNDE TOPLUMSAL DUYARLILIĞIMIZ ARTTI
Naz ÖZATEŞ

Merhaba,
Ben TEGV’ deki binlerce çocuktan bir tanesiyim. Size ilk önce kendi hikâyemi, sonra TEGV’İ anlatacağım.
Ben bir yıl önce TEGV’e ilgi duydum ve araştırdım. TEGV’i buldum. İyi ki bulmuşum ve bu sıcak aileye dâhil olmuşum. TEGV’de birçok ağabeyim ve ablam oldu. Bütün etkinliklerimiz ağabey ve ablalarımızın, yani gönüllülerimizin desteği ile gerçekleşiyor. Gönüllülerimiz emeklerini, zamanlarını, bilgi ve deneyimlerini aktararak bizleri daha aydınlık yarınlara hazırlıyorlar. Aynı zamanda TEGV sayesinde toplumsal olaylara olan duyarlılığımızın arttığını düşünüyorum.
Türkiye’nin dört bir yanındaki eğitim parkları, öğrenim birimleri, ateşböceği gezici öğrenim birimleri ve gönüllülerimiz kendimizi keşfetmemize yardımcı oluyor.
TEGV’ de İngilizce, Matematik ve daha birçok ders görüyoruz. Sakın sıkılacağız diye düşünmeyin! Yaz tatilinde küçük gezilerimiz var. TEGV’e sizleri de bekliyoruz. En azından ziyaret edin; farkı hissedeceksiniz!
Teşekkürler.



YAŞANMIŞ BUNCA GÜZELLİĞİ NASIL UNUTABİLİRİM Kİ?
Orijinal İstanbullu / Aşkın TORAMAN

Geç tanıdığım Çorum Öğrenim Biriminden ayrılma vakti. Benim için gerçekten geç bir tanışma oldu ama çocuklar için orada canıgönülden yapabileceğim ne varsa yapmaya ve onlara faydalı bir Aşkın Abla olmaya çalıştım.
Benim için gerçekten zor olacak bu ayrılık çünkü o kadar bağlandım ki ayrılmak aklımın ucundan bile geçmemişti…
Birimin kapısından içeri girdiğimden itibaren o gün ne yaşarsam yaşayayım hepsini geride bırakabilmem, bir çocuğumuzun benim için üzülebilmesi, merak etmesi, çabalaması,bir şeyler yapmaya çalışması nasıl mutlu ediyordu beni, bunu kelimelerle ifade edebilmemin imkanı yok…Bir çocuğun gülücüklerle karşılaması,hatırımı sorması çok mutlu edebiliyordu beni…
Orda sevinç, hüzün, gözyaşı ve mutluluklarımızla hep bir ortamı paylaştık ve birbirimizden o kadar çok şey öğreniyorduk ki çocuklarla birlikte, kendimizi geliştiriyor onlarla arkadaş olduğumuz oluyordu ve biz de sırası geliyordu onlarla çocuk olabiliyorduk ve bu beni çok mutlu ediyordu.
Ayrıca bana aile sıcaklığını hissettiren Serpil Ablam ve Zeki Abim. Onlar bundan sonra benim için daima ailemin bir parçasıdır ve bende her zaman ayrı bir yerde olacak, Çorum’daki ailem olarak kalacaktır.
Birimde unutmayacağım kişiler ve durumlar da oldu tabii ki; Emre’nin gülüşü,kralımız Zeki abim,kraliçemiz Serpil ablam,birimin prensi başkanı aynı zamanda sensey’i Çağdaş abi,reis ağır abi Mehmet,birimin bence en güzel ve asalet yüklü kızı Hilalim ilk etkinlik arkadaşım beyefendi Ali abi,ayrılmaz ikililerimiz şekerlerim Aslı ve Seda,azmine ve yaptıklarına hayran kaldığım çok güzel gitar çalan ve söyleyen Gonca abla,Çorum’un medarı iftiharı kalecisi Emrah abi,tiyatrocuların da mesleklerini yaptıklarını, fotoğraf çektirmenin onları havalandırdığını ısrarla savunan ve TEGV’ e başladığımdan beri daimi tiyatro arkadaşım Elif abla,sağlık etkinliğinin vazgeçilmezi Bahar abla ve Ahmet abi,Kırklarelili kızanım aynı zamanda eğitim arkadaşım Banu abla,aynı fakültede ve aynı dönemde olmamıza rağmen TEGV’de tanıdığım ağır ve oturaklı tavırlarını beğendiğim “aç doyuracağım aç” söylemiyle hatırlayacağım Veli abi her ne kadar hep Irkiçatal diye hitap etsem de (kızıyo mu bilmiyorum ama),birbirimize soyadımızla hitap ettiğimiz uşağum Travacım , sakin çok sesiz konuşmalarıyla hatırımda kalan Ceyda abla, onları birbirinden ayıramıyorum muhteşem ikili Temuçin ve Samet,gözlerine hayran olduğum Ayşe abla,medyayla birimin iletişimine katkıda bulunan foto şipşak Buğra abi,yerime nöbetçi gönüllü olarak güvenle çocuklarımı emanet edebileceğim İlknur Abla,cıvıl cıvıl neşe saçan Ebru abla,şairane Hüseyin Abi,güleç yüzlü mesleğini çok sevdiğim benim de TEGV’e girdikten sonra yapabileceğime inandığım olmayı çok istediğim mesleğe sahip matematik mezunu Ebru Abla,birbirimize çok takıldığımız resim öğretmeni Canan Abla,bir diğer tiyatro arkadaşım Sinem abla,gülüşünü çok özlediğim Esra Abla,tabii ki köpeğim, canım benim Ariacım, Fatmanur,... Hepinizi çok özleyeceğim ya... Tabii ki de Serpil ablamın organize olalım deyişini nasıl unuturum.
Yazının sonunu bir türlü getiresim gelmiyor.Çünkü;gerçekten bana alışması çok zor gelecek Çorumdan,birimimden ayrılmak.Gidiş tarihim günden güne erteleniyor ama zaman yine de yardım etmiyor bana,çok çabuk geçiyor…
Unutamayacaklarım arasında kalacak Çorum Öğrenim Birimi…TEGV’in keşkelerime dahil olmamasına gerçekten çok mutluyum.Evet Çorum’dan, Eğitim Gönüllüğüne başladığım birimden ayrılma vakti, ama TEGV sayfası benim için bitmeyecek, sayfalar dolu dolu çevrilmeye devam edecektir.Herkesi çok seviyorum ve yolum düştüğünde uğrayacağım yerler arasında ilk sırada olacak birimim . Hoşça kalın. 02.02.2012



KENDİLERİNİ ÖZGÜRCE İFADE EDEBİLSİNLER
Bergen TURAN / TEGV Gönüllüsü

Açılımı “Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı” olan TEGV, adından da gayet net şekilde anlaşılacağı gibi, işleri güçleri eğitimi canı gönülden çocuklara aşılamak olan, gencinden yaşlısına bir çok kişinin kategorik olmadan, oldurmadan tamamen kendi istekleri ile toplandıkları sıcak yuvanın diğer adıdır. Biz oraya ikinci evimiz de diyoruz.
Nasıl isimlendireceğiniz, gelip gördükten tanıyıp tanıştıktan sonra size kalmış bir durum.
TEGV'den , yaptığımız işlerden , etkinliklerimizden, daha doğrusu eğlenirken nasıl hem öğrenip hem öğrettiğimizden kısaca bahsetmek istiyorum. TEGV bir çok il ve ilçede bulunan eğitim parkları, öğrenim birimleri, gezici araçları olan ateş böcekleri ile ilkokul çağındaki çocuklarımızın dil,din,ırk gibi büyüklerin meseleleri olup çocukları alâkadar etmeyen konuları göz ardı edip, onların sadece ama sadece çocuk ve geleceğimizin mimarları oldukları düşüncesiyle hareket eden, tamamen gönüllü bir sivil toplum kuruluşudur. TEGV'de eğitimin ne kadar önemli olduğunun farkında olan gönüllülerimizle birlikte çocuklarımıza bugünlerini en iyi şekilde geçirmeleri, yarınlarını en doğru biçimde şekillendirmeleri konusunda bir çok eğlenceli ama bir o kadar da eğitici etkinlikler verilmektedir. Çocuklarımıza okul dışı eğitim desteği verebilmek adına 1995'ten bu yana en yaygın şekilde hizmet sağlayan sivil toplum kuruluşumuzda çocuklarımızı en iyi şekilde yarınlara hazırlamak hayal güçlerini kullanabilmek, mantıklı düşünmelerini kendilerini özgürce ifade edebilmelerini sağlamak adına bir çok etkinlik gerçekleşmektedir.
Bulunduğumuz Çorum il sınırları içerisinde TEGV'in Öğrenim birimi her yeni dönemde olduğu gibi bu dönemde de yüzlerce çocuğumuza sımsıcak bir gülümseyişle kapılarını açmıştır. Birimimizde , birim sorumlumuz güzel kalpli ablamız Serpil Çetin kaptanlığında çocukluğun o uçsuz bucaksız hayal denizlerine doğru sevgi gemisinin gönüllü mürettebatlarıyla hız kesmeden yol almaktayız. Bu sevgi gemimizdeki etkinliklerimizden bazıları çocuklarımızın hayal dünyalarının kapılarını sonuna kadar açarken, bazıları ise çağın gereği olan teknolojiyi nasıl en iyi şekilde kullanmalı onu öğretmekle ilgilidir. Bazı etkinliklerde çocuklarımız gelecek planlarını yaparken kariyer yolculuklarında kendilerine bir rehber bulurken , bazılarından ise günlük yaşamlarında hijyenin önemi gibi konularla karşılaşırlar. Okul derslerine takviye ek dersler, gitar kursları, hem okuyup hem oynadıkları daha nice eğitici ama bir o kadar da eğlenceli etkinliği birimimiz gibi TEGV bünyesinde bulabilmeniz mümkündür.
Bu hayal denizinde sevgi gemisiyle yaptığımız bu eğlenceli ve eğitici yolculuklarda siz değerli velileri ve siz minik arkadaşlarımızı görmek bize büyük mutluluk katarken onların hayatlarına yol göstermede belki de çok büyük ve önemli bir adım olacaktır. TEGV'imizin de bizim yüreğimizin de kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Eğitimin ne kadar erken başlarsa ve ne kadar doğru ve kaliteli şekilde verilirse yarınlarımızın nasıl değişip güzelleşeceğini lütfen unutmayalım. Ve yine çocuklarımıza bırakacağımız bu dünyada kendi yaşamlarını tasarlarken onları doğru yola teşvikin önemini, hayal güçlerini kısıtlayarak onlara söz hakkı tanımayarak yarış atı gibi sınavdan sınava sokarak böyle bir dünyayı onlara bırakamayacağımızı da aklımızdan çıkarmayalım. Çocuklarımızın tüm bunları gerçekleştirebilmek adına yapmaları gereken tek şey TEGV’in dünyasına bir adım atmak olacaktır. Yarınlarını güzelleştirmede en çok payı olan çocuklarımızı ve siz değerli ailelerini, Çorum Öğrenim Birimi’nde ağırlamaktan, yarınları güzelleştirme adına gönüllü olarak çıktığımız bu yolda sizleri de yanı başımızda görmekten sevinç duyacağımızı belirtmek istiyorum. Eğlenirken öğrenmek için tek yapmanız gereken bize katılmak..
Sevgi ve saygılarımla.



HAYATTAKİ SORUMLULUKLARDAN  DAHA NE KADAR KAÇABİLİRSİN Kİ?
Esra ERKEK / Hitit üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğrencisi

İlk tanışmalar her zaman biraz heyecan, biraz tedirginlik ve biraz da endişe barındırmaz mı içinde?
Benim TEGV ‘le tanışmam da bu duygular eşliğinde olmuştu. “Gönüllü olmak istemez misin?” diye sordu arkadaşım. Düşündüm… “Olurum” dedim. Gönüllü olmak iyidir hoştur da neye gönüllü olacaktım ? Her zamanki kararsızlığımla hemen vazgeçtim. “Yok” dedim. Yapamam. Daha tanımadan, tanışmadan sırf sorumluluklardan kaçmak için vazgeçtim ya da ben öyle sandım .
İnsanların hayatta olması gereken bazı sorumlulukları vardır. Kimisinden kaçabilirsin korkuların ve bahanelerin arkasına sığınarak, kimisinden asla kaçamazsın. TEGV aslında çok kolay bahanelerle kaçabileceğiniz bir sorumluluk. Adı üstünde GÖNÜLLÜLÜK.. Ama öyle olmuyor işte… O ahşap binanın kapısından içeriye adımınızı attığınız ilk andan itibaren anlıyorsunuz ki sizi oraya çeken başka bir bağ var. Gönüllü bağı.. Ve neden öğretmen, eğitmen gibi sıfatların yerini “gönüllü abla –abinin” aldığını. O ahşap binada ahşabın verdiği sıcaklık hissi gibi, güler yüzlü, anlayışlı insanların sizi sanki kırk yıldır tanıyormuşçasına kucaklamaları ve çevrenizi sarıp sarmalamaları tuhaf bir güven hissi… İnanın böyle bir hissin tarifini yapması mümkün değil.
Gelelim benim TEGV’le ilk gerçek anlamda tanışma merasimime. TEGV’i Çorum’a gelmeden önce duymuştum. Ama sadece duymuştum.. Nedir? Ne oluyor TEGV’ de bilmiyordum ve bir hafta sonu arkadaşlarımın yoğun ısrarı ve meraklı mizacım gereği düştük yollara. Yarı pişman hatta çoğu pişman- yarı önyargıyla katıldım tanıtım toplantısına. Hala ikna olmamış benliğimle oradan ayrılmanın planlarını yaparken kendimi ertesi sabah gönüllü eğitiminde buluverdim. Hiçbir zorlama yok, ısrar yok ama ortada vicdan var! O yüzden o sabah eğitimde yerimi aldım. “Hayattaki sorumluluklardan daha fazla ne kadar kaçabilirsin ki ?”dedim ve devam ettim. İyi ki de öyle yapmışım.
Yarım günlük bir tanıtım, bir günlük te eğitimin ardından o ahşap binanın kapılarıyla beraber, binlerce küçük yüreğin de kapıları bana açılmış oldu. Açılan bu kapılar içimdeki önyargı, endişe ve sorumsuzluk kapılarını da aynı anda kapattılar. Ve ben “Gönüllü Abla” olarak TEGV’ in o güneş gibi hayat saçan kalbinin bir köşesinde yerimi aldım. Çok ta iyi yaptım. Çünkü insana böyle bir hissi dünyada başka ne tattırır, gerçekten bilmiyorum. Beni gönüllü olmaya teşvik eden her şeye ve herkese minnettarım.



BİR KEZ GİRDİĞİNİZDE BİR DAHA ÇIKMAK İSTEMEYECEĞİNİZ YER
Yasemin TOPÇU

Soğuk, puslu bir Pazar sabahı.. Sabahın yedisinde yarı pişman, yarı korkmuş vaziyette gideceğimiz yere götürecek arkadaşı bekliyoruz. Pişman ve korkmuş hissediyorum, çünkü ortada alınması gereken bir sorumluluk var. Sizi bilmem ama ben sorumluluktan oldum olası korkmuşumdur. Almaktan değil altında kalmaktan…
Böyle duygularla çelişe çelişe, ama kimseye belli etmemeye çalışarak devam ettim yoluma.
Bir ilkokulun konferans salonunda, güler yüzüyle sizi tüm endişenizden sıyıran, o sıcacık ses tonuyla galiba iyi bir iş yapıyorum duygusu uyandıran Elif Abla ile karşılaşıyorsunuz. Evet diyorum ya o kadar kötü değil. Ben günün nasıl geçeceğinden bihaber, açıkçası sıkıcı bir konferans olacağını düşünerek başlıyorum beklemeye. Tıpkı benimle birlikte orada olan bir çok ‘gönüllü’ adayı gibi. Güzel bir kahvaltı, günün daha başında ikinci artı olarak yerini alıyor. Size verilen değeri, gösterilen özeni yavaş yavaş sindirmeye başlıyorsunuz. İsminizi yazıp oluşturduğunuz yaka kartlarının rengârenk kartonlardan olup, içini boyalarla tamamen sizin hayal gücünüze bırakılarak doldurulmasının istenmesi ardından bunun sıkıcı bir konferans olmayacağının ilk sinyallerini de almış oluyorsunuz. Orada sizin gibi bu işe gönül vermek için bulunan insanlarla tanışıp kaynaşmanız için oynanan oyunlardan sonra içinizi tuhaf ama bir o kadar da güzel bir his kaplamaya başlıyor. Ben burada ne arıyorum bakışlarının yerini iyi ki gelmişim gülümsemelerine bırakışı da ayrı bir keyif malzemesi. Eğitimde öğrenilen yeni bilgiler, çocukların dünyası hakkında bilinmeyenler, aralarda oynanan eğitici ve bir o kadar da zevkli oyunlar sizi kendi çocukluğunuza alıp götürmeye yetiyor. Baştan hiçbir anlam çıkaramadığınız size saçma gelen çocuk oyunlarıyla verilen mesajı anladığınız zaman ise yüzünüzün aldığı hal görülmeye değer doğrusu. Hep birlikte öğle yemeği, hep birlikte yapılan sohbetler, tartışmalar, oynanan oyunlar günün sonunda size bir şeyi çok iyi öğretiyor: Birlik olmayı, beraber olmayı ve bunun insan üzerindeki müthiş etkisini..
Günün sonunda endişe, pişmanlık, korku, sıkıntı akan o yüzlerin yerini kocaman bir gülümsemeye bırakmış olması, keşkelerin yerini “iyi ki”lerin almış olması belki de sizin yanınıza kalan onlarca iyi şeyden sadece biri. TEGV eğitimleri aslında size kendinizi tanıtan en güzel aynalardan birisi. Tekrar kendinizi, içinize bir göz atmanızı sağlayan, içinizi müthiş bir duyguyla kaplayan, eğitirken öğreten çok güzel çok eğlenceli ve inanılmaz mesajlar içeren, aslında bildiğinizi sandığınız şeylerin ne demek istediğini anlamanıza yarayan gerçek bir eğitim. “Keşke okullarda da böyle bir ders eğitimi olsaydı.” demekten kendinizi alamayacaksınız. Bir kere girdiğinizde çıkmak istemeyeceğiniz bir eğitim tipi TEGV ’in kendisi.
Son Güncelleme: 30.01.2015 23:04

banner155