Ofis çalışanlarını tehdit eden önemli bir rahatsızlık

Çorum Özel Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Bekircan Peksoylu, bilgisayar ve akıllı telefonlarla geçirilen zamanın giderek arttığına dikkat çekerek, parmak tutulmasıyla başlayıp kola doğru yayılan ağrı ve uyuşukluğu ifade eden karpal tünel sendromunun, ofis çalışanlarını tehdit eden bir hastalık haline geldiğini vurguladı.

Ofis çalışanlarını tehdit eden önemli bir rahatsızlık

Çorum Özel Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Bekircan Peksoylu, bilgisayar ve akıllı telefonlarla geçirilen zamanın giderek arttığına dikkat çekerek, parmak tutulmasıyla başlayıp kola doğru yayılan ağrı ve uyuşukluğu ifade eden karpal tünel sendromunun, ofis çalışanlarını tehdit eden bir hastalık haline geldiğini vurguladı.

30 Mayıs 2017 Salı 01:11
Ofis çalışanlarını tehdit eden önemli bir rahatsızlık

Eskiden marangoz, kasap, demirci, temizlik ve el işi yapan kişilerin hastalığı olan karpal tünel sendromu, günümüzde bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak ofis çalışanlarının baş belası oldu.

Karpal Tünel Sendromuna ve korunma yollarına dair bilgi veren Çorum Özel Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Bekircan PEKSOYLU "Eskiden daha çok kadınlarda ve el işi yapanlarda görülen bu hastalık teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde masa başı çalışanlarda daha sık görülmeye başlandı” açıklamasında bulundu.

Araştırmalara göre, Türkiye'de bilgisayar ve akıllı telefonlarla günde ortalama 10 saat internete bağlı olarak geçiriliyor. Bu durum da göz, ortopedik rahatsızlıklar ve karpal tünel hastalığına neden olabiliyor. Karpal Tünel Sendromu bir ya da her iki elin ilk üç parmağını tutan ilerleyici özellik gösteren hareket sırasında tutulan el parmaklarında, bazen de kola doğru yayılan ağrı ve uyuşukluğun arttığı bir durum. Genellikle elin ortasında bulunan median sinirin bası altında kalması sonucu ağrı, uyuşukluk ve güçsüzlükle kendini gösterdiğini belirten Opr. Dr. Peksoylu "Median sinir normal olarak başparmağın iç taraf yüzeysel duyusunu, işaret parmağın, orta parmağın ve yüzük parmağın da duyusunu taşır. Bu sinir bileğimizde Karpal Tünel olarak bilinen küçük bir kanaldan geçerek dağılır. Bu yüzden hastalık da bu kanalın adı ile anılır” şeklinde açıklamada bulundu.

EL BİLEĞİNİ KULLANARAK ÇALIŞANLAR RİSK ALTINDA

Bu rahatsızlığın ilk başlangıç şeklinin özellikle hanımlarda hamur yoğurmak, elde çamaşır yıkamak, el işi yaparken veya bilgisayar tuşlarına basarken yani el bileğini kullanarak yapılan hareketli işlerde uyuşukluğun meydana gelmesi ve özellikle ilk üç parmakta elektrik çarpar gibi bir elektriklenmenin hissedilmesi olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Peksoylu "Karpal Tünel Sendromu'nda hastalar genellikle geceleri ağrıların artmasından ve yanma tarzı bir acının kişiyi uykudan uyandıracak kadar fazla olmasından şikâyet ederler. Tabii ki bu durum hastalığın ilerlemesi ile doğru orantılı olarak farklılık arz eder” şeklinde konuştu.
TEKNOLOJİNİN GELİŞMESİYLE BİRLİKTE ARTTI

Yapılan çalışmalarda Karpal Tünel Sendromu'nun özellikle 30-50 yaşlar arasında görüldüğünü belirten Opr. Dr. Peksoylu "Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülüyor. Buna karşın bu hastalık teknolojinin gelişmesine paralel olarak daha fazla kişide görülürken, yaş gruplarındaki dağılımı da arttırıyor. Yeni bir teknolojik gelişme olan akıllı telefonların aşırı bir şekilde kullanımı özellikle genç popülasyonda median sinir rahatsızlıklarına yol açıyor. 2015 yılında yurt dışında 102 öğrenci üzerinde yapılan çalışmada aşırı miktarda akıllı telefon kullanan öğrencilerde belirgin oranda median sinirde genişleme, elin kavrama gücünde ve el fonksiyonlarında zayıflama tespit edildi. Özellikle gençler ve çocuklarda akıllı telefon kullanım sürelerinin sınırlandırılması hastalıktan korunmak için temel bir başlangıç olabilir” diyerek çözüm önerileri sundu.

TEDAVİ EDİLMEZSE GERİ DÖNÜŞSÜZ EL FONKSİYON KAYBINA NEDEN OLUR

Karpal Tünel hastalığının bulunduğu evreye göre farklı tedavi seçimlerinin olduğunu fakat tedavi edilmezse geri dönüşsüz el fonksiyon kayıplarına yol açabileceğine değinen Opr. Dr. Peksoylu "Hastalığın tedavi edilmeden önce hangi evrede olduğunun anlaşılması gerekir. Bunun için yapılması gereken EMG testidir. Bu test ile hastalık yüzde 90 olarak teşhis edilmektedir. Çok erken evre hastalıklarda EMG ile tespit bazen yapılamayabilir. Bu durumda eğer hastalıktan şüpheleniyorsa 1-6 ay arasında testin tekrarlanması tanının konmasına yardımcı olur. Hastalar ameliyat sonrası 10 gün ile 3 hafta arasında normal hayatlarına dönebilirler. Hastalığın tam iyileşmesi sinirdeki harabiyet miktarına bağlı olarak 6 ay – 2 yıl arasındadır” açıklamasında bulundu.

banner251