“Mumcu, antiemperyalist bir devrimciydi”

Genel Sağlık-İş Sendikası Çorum İl Temsilcisi Yalçın Çiftçi, gazeteci Uğur Mumcu suikastının 26 yıldır aydınlatılamadığını hatırlatarak, “Suikastı karanlıkta kalsa da Mumcu’nun fikirleri, söyledikleri ve yazdıkları 26 yıldır yolumuzu aydınlatmaktadır.” dedi.

“Mumcu, antiemperyalist bir devrimciydi”

Genel Sağlık-İş Sendikası Çorum İl Temsilcisi Yalçın Çiftçi, gazeteci Uğur Mumcu suikastının 26 yıldır aydınlatılamadığını hatırlatarak, “Suikastı karanlıkta kalsa da Mumcu’nun fikirleri, söyledikleri ve yazdıkları 26 yıldır yolumuzu aydınlatmaktadır.” dedi.

24 Ocak 2019 Perşembe 00:45
“Mumcu, antiemperyalist bir devrimciydi”

Genel Sağlık-İş İl Temsilcisi Çiftçi, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 26. Yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

Uğur Mumcu’nun tam bağımsızlıktan yana, antiemperyalist bir devrimci olduğunu ve Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyet değerleri ve laikliğin yılmaz savunucusu olduğunu vurgulayan Çiftçi, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Araştırmacı, gazeteci, yazar Cumhuriyet aydını Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara Karlı Sokak’taki evinin önünde, otomobiline yerleştirilen bomba ile katledildi. Üzerinden tam 26 yıl geçmesine rağmen olayın üstündeki sis perdesi kaldırılamadı ve suikast hâlâ aydınlatılamadı. Topluma olayın faili olarak sunulanlar değil, olayın arkasındaki gerçek failler ortaya çıkarılmadı. Suikastı karanlıkta kalsa da Mumcu’nun fikirleri, söyledikleri ve yazdıkları ile 26 yıldır yolumuzu aydınlatmaktadır.

Tam bağımsızlıktan yana, antiemperyalist devrimci Uğur Mumcu, Atatürk ilke ve devrimlerinin, Cumhuriyet değerlerinin, laikliğin yılmaz savunucusuydu. Yaşamı boyunca ekonomik ve toplumsal çarpıklıkları, hukuk dışı uygulamaları göz önüne seren araştırmalar yapan Mumcu, aydınlanmanın ışığı, hukukun yılmaz savunucusuydu.

Yıllar öncesinden bugünlere ışık tutan Mumcu, laik cumhuriyete, cumhuriyet değerlerine, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik her türlü tehdidi kaleme almış, ilkeli ve onurlu bir gazetecilik örneği sergilemiştir.

1981 yılında Uğur Mumcu, ‘Kanıtlanan bir başka gerçek de ‘hukuk devleti’ sisteminin vazgeçilmez varlığı ve önemidir. Hukuk devletinin zedelendiği her ülke kargaşalarla, zorbalıklarla, diktatörlüklerle karşılaşmak yazgısı ile karşı karşıyadır. Hukuk devleti, bireylerin olduğu gibi, sendikaların, partilerin ve kurumların ortak güvencesidir.” der. Yaşanan tüm gelişmeler, onun yazılarıyla ortaya koyduğu haklılığını bir kez daha gözler önüne sererken, onun gibi cesur bir kalemin yeri doldurulamaz boşluğu da giderek derinleşti. Baskıya boyun eğmeyen, gelen geçen yönetimlere maşalık etmeyen, içinde insanlık onurunu bir değişilmez hazine gibi saklayan insanlardır çağlarına ve toplumlarına yakışanlar.’ diyen Mumcu gibi; Genel Sağlık-İş olarak Atatürk’ün izinde, baskıya boyun eğmeden, gelen geçen yönetimlere maşalık etmeden, insanlık onurumuzla her platformda ‘hukuk devletini’ savunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Mumcu’nun fikirleri ve öngörüleri yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. 26 yıl oldu unutmadık, unutmayacağız.”

(Recep SERBES)