“Mesleki eğitimin sosyal itibarını ve saygınlığını yükseltmek zorundayız

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, son yıllarda yükseköğretim alanında tüm dünyada çok hızlı değişimler ve dönüşümler yaşandığını ifade ederek, “Bir taraftan ülkeler artan yükseköğretim talebine arz üretmeye çalışırken diğer taraftan hem yükseköğretim kurumlarının kazandırdıkları yeterlilikler istihdam bağlamında yeniden ele alınmakta, hem de uluslararasılaşma boyutu yükseköğretim sistemlerinden yeni açılımlar talep etmektedir” dedi.

“Mesleki eğitimin sosyal itibarını ve saygınlığını yükseltmek zorundayız

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, son yıllarda yükseköğretim alanında tüm dünyada çok hızlı değişimler ve dönüşümler yaşandığını ifade ederek, “Bir taraftan ülkeler artan yükseköğretim talebine arz üretmeye çalışırken diğer taraftan hem yükseköğretim kurumlarının kazandırdıkları yeterlilikler istihdam bağlamında yeniden ele alınmakta, hem de uluslararasılaşma boyutu yükseköğretim sistemlerinden yeni açılımlar talep etmektedir” dedi.

06 Mart 2014 Perşembe 23:01
“Mesleki eğitimin sosyal itibarını ve saygınlığını yükseltmek zorundayız
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, son yıllarda yükseköğretim alanında tüm dünyada çok hızlı değişimler ve dönüşümler yaşandığını ifade ederek, “Bir taraftan ülkeler artan yükseköğretim talebine arz üretmeye çalışırken diğer taraftan hem yükseköğretim kurumlarının kazandırdıkları yeterlilikler istihdam bağlamında yeniden ele alınmakta, hem de uluslararasılaşma boyutu yükseköğretim sistemlerinden yeni açılımlar talep etmektedir” dedi.

Hitit Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ulusal konferansa katılan ve açılışında bir konuşma yapan Çetinsaya, yükseköğretim sistemlerinin hem birbiriyle bağlantılı ve iç içe geçmiş sorunlarla hem de konumları ne olursa olsun yeni kurulmuş, büyüyen ve olgun yükseköğretim sistemleri gibi farklı yükseköğretim evrelerinin sorunlarıyla da aynı anda yüzleşmek zorunda kaldığını söyledi. Çetinsaya, “Bu durum, ülkelerin yükseköğretim sistemlerini hem ulusal hem de uluslar arası dinamiklere göre yeniden yapılandırma süreçlerini tetiklediği gibi sürekliliğini de zorunlu kılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Gelişmekte olan her ülkede olduğu gibi ülkemizde de yükseköğretime olan talebin her geçen gün arttığını kaydeden YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya, “Ülkemizin genç nüfusu ve demografik özelliklerini göz önüne aldığımızda bu talebin giderek artacağını söyleyebiliriz. Artan bu talebi karşılamak için bir taraftan yükseköğretim kurumlarımızın sayısını artırmakta diğer taraftan yükseköğretim kurumlarımızın her birinin eğitim kapasitelerinde de artışı teşvik etmekteyiz. Tüm bunları yaparken yükseköğretim sistemimizdeki bu büyümenin sürdürülebilir olması için de gerekli önlemleri almaya çalışmaktayız” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bugünkü genç nüfusu ve demografik özelliklerinin önemli bir potansiyel avantaj sunduğunu belirten Çetinsaya, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Ülkemizin rekabet gücünün artırılmasında, genel olarak eğitimin, özelde mesleki eğitimin ayrı bir önemi bulunmaktadır. Bu nedenle genelde mesleki-teknik eğitimin özelde ise meslek yüksek okullarının kalitesinin artırılması, eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi öncelikli gündemimiz arasında yer almaktadır. Bu çerçevede düzenlemiş olduğumuz ve iki gün sürecek bu çalıştayda meslek yüksekokullarının sorunlarını masaya yatıracak ve kalitesinin artırılması ile ilgili yapılabilecekleri eğitim ve iş dünyasının temsilcileri ve paydaşlarımızla tartışacağız.

ÖNLİSANS PROGRAMLARINDA 1.5 MİLYON ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR
Ülkemizde halen 802 MYO bulunmakta olup bunun %88’i devlet üniversiteleri bünyesinde yer almaktadır. MYO’larda 215 farklı program türü olmak üzere toplam 7454 programda eğitim verilmektedir. Açıköğretim önlisans programlarında eğitim gören öğrencilerimizde dahil edildiğinde önlisans programlarında okuyan öğrenci sayımız 1.527.706 olup, yükseköğretimde okuyan öğrenci sayısının yaklaşık %30’una karşılık gelmektedir. Bu veriler, MYO’ların sorunlarının çözümünün önemi ve aciliyetine işaret etmektedir.

MYO’larla ilgili öğrenci kabul sisteminden, altyapı sorunlarına, uygulama ve iş yeri eğitimi eksikliğinden mezunların istihdamına ve MYO’ların algısına kadar farklı sorunların olduğu hepimizin malumudur. Amacımız bu sorunları tüm paydaşların görüşlerini alarak net bir şekilde tespit etmek, çözümleri ile ilgili politikalar geliştirmek ve hızla uygulamaya koymaktır.

MESLEKİ EĞİTİMİN SOSYAL İTİBARINI YÜKSELTMEK ZORUNDAYIZ
Diğer taraftan mesleki ve teknik eğitimin saygınlığının ve sosyal itibarının yükseltilmesi için çalışmalar yapmak zorundayız. Son yıllarda MYO’lara yerleşme oranlarında düşüşler gözlenmektedir. 2013 yılında 359.628 olarak belirlenen kontenjana 286.622 öğrenci yerleşmiş olup doluluk oranı yaklaşık %80’de kalmıştır. Yerleşen öğrencilerin 132.112 si YGS sınavına göre 154.510’u yani %54 ise sınavsız geçiş ile yerleştirilmiştir. Eğitimde başarıyı ve niteliği teşvik edici filtreler koymak zorundayız. Bu nedenle MYO’ya sınavsız geçişin kaldırılmasının yararlı olacağını, programlara girişin, YGS sınav başarısına dayalı olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Yukarda değindiğim düzenleme ve çalışmalara ilave olarak Meslek Yüksekokullarında eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik henüz hazırlık aşamasında olan bazı planlamalarımızı da paylaşmak isterim. Meslek Yüksekokullarında planlama ve koordinasyon, kalite güvence ve standartlar, akreditasyon, veri tabanı, izleme ve düzenleme, müfredat, projeler ve destekleme konularında çalışmalar yürütmek üzere, Yükseköğretim Kurulu bünyesinde Mesleki ve Teknik Eğitim Koordinasyon Merkezi kurmayı planlanmaktayız (YÖK-METEKOM). Bu yapılanmayla Mesleki Teknik Eğitim (MTE) kurumları arasında koordinasyonu sağlamayı, sektörün talepleri doğrultusunda istihdam arzı projeksiyonlarını hazırlamayı, kalite güvence ve standartlarına dayalı eğitim ve öğretim yapılmasını sağlamayı hedeflemekteyiz.

MYO’ların işgücü piyasası ile ilişkilerini güçlendirmek ve sürdürülebilir kılmak amacıyla, her üniversite bünyesinde MYO’lara yönelik bir“Danışma Kurulu” ile

MYO programlarının ilgili oldukları sektör ile ilişkilerini artırmak amacıyla, MYO bünyesinde her bir program için bir “Danışma Komitesi” oluşturmak da hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Yine, sektördeki usta öğreticilerden MYO’lar da yeterince yararlanılabilmesi için, görevlendirme ve ücretlendirme sisteminin daha esnek hale getirilmesi ile ilgili çalışmalar da devam etmektedir.”
(Taner ŞİMŞEK)
Son Güncelleme: 06.03.2014 23:02