Kuvayı Milliye ruhuyla, 30 Ağustos coşkusuyla

I. Dünya Savaşı sonrası imzalanan Sevr Antlaşması’yla, Osmanlı toprakları, savaş galibi İtilaf Devletleri tarafından paylaşılmış; Boğazlar’da İngiliz, Güney’de İtalyan, Güneydoğu’da Fransız nüfuz bölgeleri oluşturulurken, İzmir ve Ege Yunanlılar tarafından işgal edilmişti. Kuzey Doğu Anadolu ise Ermenilere bırakılmıştı.

Kuvayı Milliye ruhuyla, 30 Ağustos coşkusuyla

I. Dünya Savaşı sonrası imzalanan Sevr Antlaşması’yla, Osmanlı toprakları, savaş galibi İtilaf Devletleri tarafından paylaşılmış; Boğazlar’da İngiliz, Güney’de İtalyan, Güneydoğu’da Fransız nüfuz bölgeleri oluşturulurken, İzmir ve Ege Yunanlılar tarafından işgal edilmişti. Kuzey Doğu Anadolu ise Ermenilere bırakılmıştı.

24 Ağustos 2016 Çarşamba 00:00
Kuvayı Milliye ruhuyla, 30 Ağustos coşkusuyla
Anadolu Destanı, işte bu koşullarda yazıldı. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Türk Ulusu, kanıyla-canıyla eşine ender rastlanır bir varoluş mücadelesi verdi ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zaferle taçlandırıp, “tam bağımsız” Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu. Yedi düvele karşı duruşuyla, dünyanın mazlum milletlerine de esin kaynağı oldu.
Güzel ülkemiz, bugün de böylesine tarihi bir varoluş-yokoluş sürecinden geçiyor. Yine dış mihraklarca örgütlenen; devleti ele geçirip, “İslami”görünümlü, örtülü bir “manda” yönetimi kurmaya çalışan FETÖ terör örgütü bir yanda, bölücü, kanlı PKK terör örgütü diğer yanda…Kendi İslami anlayışı dışındaki herkesi “katli vacip” gören, yine emperyalizmin maşası IŞİD terör örgütü, bu ülkenin görüp görebileceği en kanlı eylemlerin içinde…
Ne yazık ki, siyasi iktidara dış politikada yanlışlar yaptırıldı, içeride, kutuplaşmaların tırmandırılması yoluyla birlik-beraberlik ortamı dinamitlendi. Asıl vahimi, Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden adım adım uzaklaşıldı. Bağımsızlık, laiklik, yasama, yürütme ve yargı erklerini güvence altına alan kuvvetler ayrılığı gibi ilkeler -hatta- alay konusu edildi.
Umulur ki, Türkiye’nin beka sorununu gözler önüne seren 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, geçmişte yapılan hataların fark edilmesini sağlamıştır. Ne idüğü belirsiz bir takım odakların, din adına verdikleri sözde fetvalar referans alınarak devlet yönetmeye kalkışmanın, nasıl bir fecaate sebep olabileceği inşallah doğru okunmuştur.
Onun için, bugün “Kuvayı Milliye” ruhuyla, adeta yeni bir İstiklal Savaşı verir gibi, ulusal birliğe, bütünlüğe, Türkiye Cumhuriyeti’ni ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olarak sonsuza kadar yaşatma “ortak iradesi”ne ihtiyacımız var. Onun için, vatan, millet ve bayrak severlik adına 15 Temmuz’da ortaya koyduğumuz dik duruşumuzu, 30 Ağustos coşkusuyla sonsuza kadar sürdürme yükümlülüğü taşıyoruz.
Bunun yolu, yıllardır biriktirilen cumhuriyet karşıtı ezberleri bozarak, 30 Ağustos’un anlam ve önemini, anti-emperyalist özünü çok iyi değerlendirmemizden geçiyor. Kurulan tüm tuzaklara ve ekilmek istenen nifak tohumlarına karşı, Anadolu’nun soylu başkaldırışını, kutsal isyanını vatan sathına yaymaktan geçiyor. İşte o zaman, tüm oyunları bozabilir, terörist cinayet çetelerini tükürüğümüzle boğabiliriz.
ÇORUM HABER, 23 Nisan’ı özel bir çabayla, Çorum’un duyarlı kuruluşlarının ve firmalarının da katkılarıyla, çok sayfalı, çok renkli bir sayı çıkararak daha anlamlı hale getirmişti. 30 Ağustos 2016 Salı günü, Büyük Zafer’in 94. yılında, yine bu duygularımızı yansıtmak ve paylaşmak istiyoruz. Kuvayı Milliye ruhuyla, 30 Ağustos coşkusuyla… 
Mehmet YOLYAPAR
 
Son Güncelleme: 24.08.2016 00:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251