“Kurunun yanında yaş da yanmamalı”

Kısa adı Eğitim-Sen olan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Çorum Şubesi Başkanı Mehmet Öztürk, Darbe girişiminin üzerinden 1,5 ay gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen, tüm kamuda tarihin en kitlesel tasfiyesinin gerçekleştirildiğini belirterek, “Eğitim Sen olarak, kamuda yürütülen darbe soruşturmalarında açığa alınanların, hangi siyasi görüşten olduğuna, hangi sendikaya üye olup olmadığına bakılmaksızın, mutlaka hukuk kuralları içinde ve büyük bir titizlikle yapılmasını, tek bir kişinin bile mağdur edilmemesi gerektiğini savunuyoruz.” dedi.

“Kurunun yanında yaş da yanmamalı”

Kısa adı Eğitim-Sen olan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Çorum Şubesi Başkanı Mehmet Öztürk, Darbe girişiminin üzerinden 1,5 ay gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen, tüm kamuda tarihin en kitlesel tasfiyesinin gerçekleştirildiğini belirterek, “Eğitim Sen olarak, kamuda yürütülen darbe soruşturmalarında açığa alınanların, hangi siyasi görüşten olduğuna, hangi sendikaya üye olup olmadığına bakılmaksızın, mutlaka hukuk kuralları içinde ve büyük bir titizlikle yapılmasını, tek bir kişinin bile mağdur edilmemesi gerektiğini savunuyoruz.” dedi.

05 Eylül 2016 Pazartesi 20:54
“Kurunun yanında yaş da yanmamalı”

Eğitim Sen Çorum Şubesi’nde dün bir basın toplantısı düzenleyen Öztürk, özellikle 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çok sayıda memurun FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildiğini hatırlatarak, Hükûmet’in bu ayıklama sırasında diğer muhalifleri de devletten uzaklaştırma çabasına girmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
Mehmet Öztürk basın toplantısında şu görüşleri dile getirdi:
“1 Eylül gece yarısı, OHAL kapsamında yayınlanan 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile 28 bin 163’ü MEB, 2.346 YÖK kapsamında olmak üzere, toplamda 50.875 kamu personeli kamu görevinden ihraç edilmiştir. Darbe girişiminin üzerinden 1,5 ay gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen, tüm kamuda tarihin en kitlesel tasfiyesi gerçekleştirilmiştir.
672 sayılı KHK ile ihraç edilenler arasında, ‘Artık kimsenin ölmesini istemiyoruz’ diyen Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin, 15 Temmuz darbe girişimi karşısında net bir tutum alan Eğitim Sen üye ve yöneticilerinin de yer alması, sürecin hükümet tarafından kendileri gibi düşünmeyenleri de hedef alacak şekilde değerlendirildiğini göstermektedir.
Bugüne kadar farklı şehirlerde üyelerimize yönelik tüm hukuk dışı girişimlerde olduğu gibi, bugün de hukuksuz bir şekilde ihraç edilen üyelerimizin hakkını sonuna kadar savunacağımız bilinmelidir. Bugüne kadar hiçbir Eğitim Sen üyesi, iktidarın baskı ve sindirme politikaları karşısında diz çökmemiştir. Haksızlık ve hukuksuzluk karşısında hukuksal ve örgütsel mücadeleden geri durmayacağımız bilinmelidir.
Kamuoyu, Eğitim Sen’i de gayet iyi tanımakta, hak ve özgürlükler konusundaki kararlı ve onurlu duruşunu çok iyi bilmektedir. Tarihsel süreçte sendikal anlayışımızın darbeler ve darbeciler karşısında net bir tutum aldığı örneklerle doludur. 12 Mart 1971’de TÖS ile 12 Eylül 1980’de Töb Der ile ve 28 Şubat 1997’de ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde Eğitim Sen ve KESK ile demokrasinin yanında olduğumuz net bir şekilde görülmüştür.
Kurunun yanında yaş, suçlunun yanında suçsuz yanmamalıdır. Sendika olarak az sayıda da olsa açığa alınan, ihraç edilen üyelerimizin yanındayız.”
Mehmet Öztürk, Sendika üyelerinin görevlerine geri dönmesi için Eğitim Sen Genel Merkezi’nin, Millî Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimlerini sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
(Recep SERBES)

Son Güncelleme: 05.09.2016 19:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251