“Köylümüz, şeker pancarı üretiminden uzaklaştırılıyor”

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden ülke tarımı ve ekonomisinin büyük darbe alacağını belirterek, “Bugün şeker pancarından üretilen doğal Türk Şekeri, nişasta bazlı şeker üretimi tarafından tehdit edilmektedir. Köylümüz şeker pancarı tarımından uzaklaştırılmaktadır.” dedi.

“Köylümüz, şeker pancarı üretiminden uzaklaştırılıyor”

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden ülke tarımı ve ekonomisinin büyük darbe alacağını belirterek, “Bugün şeker pancarından üretilen doğal Türk Şekeri, nişasta bazlı şeker üretimi tarafından tehdit edilmektedir. Köylümüz şeker pancarı tarımından uzaklaştırılmaktadır.” dedi.

27 Şubat 2018 Salı 00:36
“Köylümüz, şeker pancarı üretiminden uzaklaştırılıyor”

Necati Gül 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararının yeniden gözden geçirilmesinin yerinde olacağını dile getirerek, konunun paydaşları ile istişare edilmesi gerektiğini söyledi.

ZMO İl Temsilcisi Gül Konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

“Vatandaşlarımızı üretime ve tarıma yönelten ülkemiz yakın zamana kadar kendi gıdasını, kendi sebze ve meyvesini üretebilen bir durumdaydı. Lakin son yıllarda bu durum değişti. Bunun en önemli göstergelerinden birisi şeker pancarıdır. Bugün şeker pancarından üretilen doğal Türk Şekeri, nişasta bazlı şeker üretimi tarafından tehdit edilmektedir. Köylümüz şeker pancarı tarımından uzaklaştırılmakta ve milli gıda sanayimiz, kaynağı ve güvenliği tam olarak belirlenemeyen nişasta bazlı şeker tehdidi altında kıvranmaktadır.

Ülkemizde bazı tarım arazilerinin ve bölgelerin kaderi şeker pancarı ile kesişmiştir. Çorum bu bölgelerden biridir. İşte Türkiye Cumhuriyeti ilk dönemlerinden itibaren bu bölgeleri kendi haline bırakmamış ve bu bölgelerde şeker pancarı üretimini teşvik etmiştir.

Arazilerinde üretim yapabilen çiftçimiz bu yolla hayatta kalmış, herhangi bir yardıma ihtiyaç duymadan kendi yağında kavrulmuş ve dahası refah seviyesini de artırmıştır. Yine o bölgelerde yapılan Şeker Fabrikaları ile tarım arazisi olmayan yoksul ve işsiz insanlara iş imkânı meydana getirilerek birçok şehrimiz üretir ve kazanır bir hale gelmiştir. Sadece şeker çiftçisi veya şeker işçisi değil bu sistemden ülkemiz de oldukça karlı çıkmıştır.

Öncelikle şeker ithal etmek zorunda kalmadan milli imkânlarla ülkemizin şeker ihtiyacı kendi kaynak ve imkânlarımızla karşılanmıştır. Oysa bugün, o şeker pancarı çiftçilerimizin torunları şeker pancarı tarımı yapamadığı için farklı şehirlere göç ederek asgari ücretlerle mutsuz bir hayata mahkûm durumdadır. İşte bizler millî tarımı geliştirmek, çiftçilerimizi kendi topraklarından ekmek kazanır bir hale getirmek arzusundayız.

Türk Milletinin sağlığı, huzuru ve refahı her şeyden önce gelir. Eğer toplum sağlığını etkileyen veya bir çiftçimizin ekmeğini tehdit eden bir mevzu varsa bunlara karşı ciddiyetle harekete geçmek boynumuzun borcudur. Gıda güvenliği ve güvenilirliği çağdaş normlara ulaştırılacaktır. Bilimi esas alan, insan yaşamını merkezine yerleştiren bir yönetimi oluşturmak ve bu yolla insanların topraktan geçimini sağlayabilecekleri bir ortam oluşturmak hepimizin hedefi olmalıdır.

Sonuç olarak; bir adım atmadan önce çok çok iyi düşünülmeli; konunun paydaşları ile istişare edilmeli; önü alınamaz sonuçlar doğurması ihtimali olan hususlar göz önünde bulundurularak karar tekrar gözden geçirilmelidir.”

(Recep SERBES)

banner155