“KKTC, şehit kanlarıyla kurulmuş bir devlettir”

Erbakan Vakfı İl Başkanı Yakup Taş, Kıbrıs’ın yaklaşık 5 asırdan beri Müslüman ve Türk toprağı olduğunu belirterek, “Kıbrıs’ta geçmişin acı tecrübelerini bir kez daha yaşamamak için KKTC hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Türkiye’nin güvenliği ve geleceği için vazgeçilemez bir unsurdur. KKTC, Mehmetçiğimizin ve Kıbrıslı mücahitlerin canlarını feda ederek, şehit kanıyla kurdukları bir devlettir.” dedi.

“KKTC, şehit kanlarıyla kurulmuş bir devlettir”

Erbakan Vakfı İl Başkanı Yakup Taş, Kıbrıs’ın yaklaşık 5 asırdan beri Müslüman ve Türk toprağı olduğunu belirterek, “Kıbrıs’ta geçmişin acı tecrübelerini bir kez daha yaşamamak için KKTC hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Türkiye’nin güvenliği ve geleceği için vazgeçilemez bir unsurdur. KKTC, Mehmetçiğimizin ve Kıbrıslı mücahitlerin canlarını feda ederek, şehit kanıyla kurdukları bir devlettir.” dedi.

22 Temmuz 2018 Pazar 21:28
“KKTC, şehit kanlarıyla kurulmuş bir devlettir”

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapan Yakup Taş, “Artık Kıbrıs’ta bağımsız, Rum saldırılarından kendini koruyan, kendi toprakları üzerinde huzur ve barış içinde yaşayan bir devletimiz bulunmaktadır. 20 Temmuz 1974 günü verilen mücadele ne kadar kıymetli ve manevî açıdan önemli ise, bugün KKTC’nin bağımsızlığının muhafaza edilmesi ve uluslararası alanda tanınır hâle gelmesi için verilecek mücadele de en az o kadar önemli ve kıymetlidir.” diye konuştu.

Erbakan Vakfı İl Başkanı Taş basın açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:

“Kıbrıs’ta, Rumlar’ın 1960 sonrası Yunanistan’ın ve dış güçlerin de desteğini alarak Makarios liderliğinde Türklere karşı başlattığı kıyım politikasının dayanılmaz boyutlara ulaşması, Türkiye’de ve İslâm âleminde büyük rahatsızlıklar oluşturuyordu. Ancak Türkiye tarafından daha önce bir kaç kez girişimde bulunulmasına rağmen, özellikle İngiltere ve ABD’nin baskıları ile gereken müdahaleler yapılamamıştı.

Fakat 1974 senesinde Merhum Liderimiz Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın Başbakan Yardımcısı olması ile artık umut vardı. Hayatının her döneminde, yaptığı her işi cihat şuuruyla ve ümmetin selametini düşünerek yapan ve başta ABD olmak üzere dış güçlerin hiç bir baskısına boyun eğmeyen Erbakan Hocamız, 1974 yılında Başbakan Yardımcısı olarak Kıbrıs konusunda gereken adımları atmış, harekât plânının yapılmasını sağlamış ve Başbakan Bülent Ecevit’i de ikna ederek Kıbrıs’ta akan kanı durdurmak üzere Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yapılması emrini Başbakan Ecevit’e vekâlet ettiği sırada bizzat kendisi vermiştir.

Merhum Erbakan Hocamızın harekât emri ile 20 Temmuz 1974 sabahı saat 05.05’te ilk jetin havalanması ile başlayan harekât, başta Cenab-ı Allah’ın yardımı ve Mehmetçiğimizin üstün gayret ve cesareti ile hedeflerine ulaşmış ve Ağustos 1974’de yapılan 2. Harekât ile de K.K.T.C.’nin bugünkü sınırlarına ulaşılmıştır.

20 Temmuz 1974 yılında verilen mücadele ne kadar kıymetli ve manevi açıdan önemli ise, bugün KKTC’nin bağımsızlığının muhafaza edilmesi ve uluslararası alanda tanınır hale gelmesi için verilecek mücadele de en az o kadar manevi olarak önemli ve kıymetlidir.”

“KIBRIS BİZİM İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR”

Kıbrıs’ın Türk ulusu için vazgeçilmez bir değer olduğunu vurgulayan Yakup Taş şöyle devam etti:

“Kıbrıs bizler için 5 bakımdan önemli ve vazgeçilmezdir. Tarihi olarak Kıbrıs 5 asırdan beri İslâm toprağıdır. Asırlar boyunca şehit kanıyla sulanmış, şehitlerimizin emaneti bir topraktır. İkinci olarak Kıbrıs Larnaka’da bulunan Hala Sultan Türbesi nedeniyle bizlere Peygamberimiz SAV’in emanetidir. Üçüncüsü, Kıbrıs bulunduğu nokta itibariyle jeopolitik ve stratejik bakımdan Türkiye’nin güvenliği ve geleceği için hayati öneme sahiptir. Dördüncü olarak, Kıbrıs çevresinde Akdeniz’de bulunan yüz milyarlarca metreküp hidrokarbon ve doğalgaz rezervleri nedeniyle ekonomik bakımdan da vazgeçilmezdir. Ve son olarak, Kıbrıs’ta şu anda olduğu gibi Müslüman Türk askeri varlığının devam etmesi Siyonizm’in ‘Büyük İsrail Planı’ için en önemli engellerden bir tanesidir.

Kıbrıs’ta çözüme zaten 1974 Barış Harekâtı ile ulaşılmıştır. Bu noktadan sonra ‘çözüm’ adı altında dış güçlerin yönlendirmesiyle birtakım maceralara girmek bizim ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin mevcut haklarını ve kazanımlarını kaybetmesinden başka bir sonuç getirmeyecektir. Bu noktada Türkiye’nin şu anda yapması gereken çözüm adı altında Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türkler’in aleyhinde olacak girişimlere dâhil olmak yerine, öncelikle Kıbrıs’ın İslâm ülkeleri tarafından tanınan bir devlet olması için gereken adımlar atılmalıdır. Beraberinde Kıbrıs’ın maddi ve manevi açıdan kalkınması için gereken hamleler başlatılmalı ve Kıbrıs çevresinde, Doğu Akdeniz havzasındaki doğal kaynaklara sahip çıkılmalıdır.

Özellikle Doğu Akdeniz’deki muhtemel deniz yetki alanlarında petrol ve doğalgaz arama çalışmalarında iyi sonuçlar elde edilmesi durumunda Türkiye’nin bölgenin enerji nakil pratiğine ek olarak enerji üretim pratiğiyle de öne çıkacaktır. Böylece, Türkiye ile birlikte KKTC de kalkınmış bir ülke konumunda ulaşacaktır.

Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümü vesilesiyle başta merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız olmak üzere dönemin hükûmetinde yer alıp ahirete göç edenlere, şehit olan Mehmetçiğimize ve Kıbrıslı mücahitlere, Rum katliamlarında hayatını kaybeden Kıbrıs Türk halkına Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyoruz.”

(Recep SERBES)