“KKKA hastalığı halen önemini korumaktadır”

İl Genel Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanı Abdullah Uysal, virüslü kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı’nda vaka sayıları azalmasına rağmen halen ülkemizde önemini koruduğunu belirtti.

Güncel 03.07.2020, 20:50
204
“KKKA hastalığı halen önemini korumaktadır”

İl Genel Meclisi’nin dün yapılan toplantısında ilimiz merkez ve ilçelerinde sık sık görülen ve zaman zaman ölümlere yol açan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı ile ilgili önerge ele alındı.

Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanı Abdullah Uysal, KKKA’yla ilgili önerge konusunda hazırladıkları raporu üyelerin bilgisine sundu. İl Sağlık Müdürlüğü’nden aldıkları bilgiler doğrultusunda hazırladıkları raporu okuyan Uysal, hastalığın 1944-45 yılında Rusya’nın Kırım bölgesi ile 1969 yılında Kongo’da görülen virüslerle ortaya çıktığını ve adına Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı dendiğini söyledi.

Çorum’da son üç yıldır vaka görülen bölgelerde eğitimler ve genel kullanım alanlarında afişleme çalışması yapıldığını belirten Uysal, ayrıca okullar, camiler ve riskli bölgelerde eğitimlerin devam ettiğini, ülkemizde ilk olarak 2002 yılında görülerek 2003 yılında kesin tanısı konulduğunu vurguladı.

Kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında hastalığın görüldüğünü ifade eden Abdullah Uysal, ilk kez Tokat ili ve civarında ortaya çıkan hastalıkta vakaların çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığını anlatarak; “Ülkemizde KKKA bahar aylarında görülmeye başlamakta olup yaklaşık %4-5 fatalite hızıyla seyretmektedir. Yıllar itibariyle vaka görülme durumuna bakıldığında artış ve azalış eğilimlerinden bahsedilebilmekte olup en yüksek vaka 2009 yılında 1318 vaka olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar 2017 yılında 343 KKKA vakası tespit edilmiş olsa da ülkemizde hala önemini korumaktadır. Hastalıktan korunmak için tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanlarına gidilirken gerekli önlemlerin alınması ve önlemin bırakılmaması gerekir. Ayrıca kene tutulan kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kumlusuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır.

Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilir. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir. Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler. Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Kene üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır” diye konuştu.

(Haber Merkezi)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
31°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 06 Ağustos 2020
İmsak 03:55
Güneş 05:35
Öğle 12:51
İkindi 16:43
Akşam 19:57
Yatsı 21:30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@