21 Ağustos 2019 Çarşamba 00:02
“Kayıplarımızı görmeyen sefalet teklifi yok hükmündedir”

Kamu işvereni teklifinde sadece 2020, 2021 maaş arışı oranlarına yer verildiğini, kamu emekçilerinin yıllardır çözüm bekleyen onlarca sorununa ve hizmet kolları toplu sözleşmelerine ilişkin tek cümle dahi edilmediğini kaydeden Veldet, “Yandaş konfederasyon genel başkanı ile görüşen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, kamu işvereni adına yeni tekliflerini sunmuştur. Buna göre maaş artış oranları toplamda sadece %2 artırılarak, 2020 yılı için %4 + %4, 2021 yılı için ise %3 + %3 olarak revize edilmiştir” dedi.

Günlük bir çay parasına bile denk gelmeyen artışla kamu emekçileri ve emeklileri ile dalga geçilmeye devam edildiğini belirten Veldet, açıklamasında şunları bildirdi:

“Maaşlarımızın ‘revize’ adı altında sefalet oranlarında artırılmasını öngören bu teklifi kabul etmek mümkün değildir.

Buna rağmen yandaş konfederasyon yönetimi, hükümetin kamu emekçileri ile alay eden teklifini sadece hedeflenen enflasyon rakamlarının altında kaldığı için eleştirmekle yetinmektedir. Söz konusu eleştiri bugüne kadar yaşadığımız kayıpları görmekten uzak, kısır bir değerlendirmeden ibarettir.

Çünkü her şeyden önce yıllardır tüm emekçi kesimler gibi kamu emekçileri ve emeklikleri de TÜİK’in çarpık enflasyon rakamlarına, hiçbir zaman tutmayan enflasyon hedeflerine mahkûm edilmiştir.

Oysa her zaman altını çizdiğimiz üzere bizler için asıl olan TÜİK vasıtası ile Ali Cengiz oyunları ile düşük tutulan çarpık enflasyon rakamları değil, mutfakta, çarşıda, pazarda yaşadığı gerçek enflasyondur. Yaşanan gerçek enflasyon ile TÜİK’in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurum yıllardır maaşlarımızı eritmeye devam etmektedir.

“İŞÇİYİ, MEMURU ENFLASYONA EZDİRMEDİK” SÖZLERİNİN HİÇBİR KARŞILIĞI YOK

Dolayısıyla iktidarın “işçiyi, memuru enflasyona ezdirmedik” sözlerinin hiçbir karşılığı yoktur. Çünkü işçiyi, memuru, dar gelirli, asgari ücretli, emekliyi TÜİK vasıtası ile açıklanan enflasyon değil, hayatın gerçek enflasyonu ezim ezim ezmeye devam etmiştir.

Geçtiğimizi sekiz yılı kapsayan dört dönemde ‘toplu sözleşme’ adı altında yandaş konfederasyon yönetimi ile hükümet arasında varılan mutabakatlarda hedeflenen enflasyon rakamlarına, TÜİK enflasyonuna, hatta 2014 yılında olduğu gibi bu rakamların bile altındaki mutabakatlara imza atılmıştır. “Sizin katkınız olmadan bu büyüme rakamlarına ulaşmazdık” diyenler bizlere bir iki puanlık refah payını bile çok görmüştür.

“REEL GELİRİMİZ SON 10 YILDA EN AZ YÜZDE 40 ERİDİ”

Buna rağmen hükümet 1 hafta önce sahnelenen kamu işçileri toplu iş sözleşmesi oyununu kamu emekçileri toplu sözleşmesinde de yenilemenin, açlık sınırının 2.100, yoksulluk sınırının 6.800 TL’yi aştığı, emekçi kesimlerin yaşadığı gerçek enflasyonun %30’ları bulduğu koşullarda toplam 5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmektedir.

Yıllardır sermayenin, patronların bir dediğini iki etmeyenler, Hazinenin ‘kefen parası’ olarak tabir edilen ihtiyaç akçesine kadar halkın tüm kaynaklarını sermayenin, yandaş müteahhitlerin emrine sunanlar sıra işçiye, kamu emekçisine, asgari ücretliye, emekliye gelince ‘kaynak yok’ demektedir.

Üstelik hükümetin toplu sözleşme teklifi sadece sefalet oranlarında maaş artışı ile de sınırlı değildir. Kadrolu-güvenceli çalışma, gelir vergisinde ve ek göstergede adalet, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, kayırma ve torpile son verilerek kariyer ve liyakatin temel alınması başta olmak üzere yıllardır yaşadığımız sorunlara, hizmet kolları toplu sözleşmelerine ilişkin hala tek cümle dahi edilmemiştir.

“YETKİ 3 MİLYON KAMU EMEKÇİSİNİN, 2 MİLYON KAMU EMEKÇİSİ EMEKLİSİNİNDİR”

KESK olarak 20 Ağustos Salı günü tüm Türkiye’de “Hepimizle Alay Geçen Sefalet Teklifi Yok Hükmündedir! Yetki 5 Milyon Kamu Emekçisinin Ve Emeklisinindir! “ şiarı ile alanlarda olacağız.

Bunun için yetkinin asıl sahiplerini, sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini, sefalete terk edilen emeklileri yeni danışıklı dövüş oyunlarına karşı haklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Halktan yana bir kamu hizmeti, güvenceli istihdam- güvenli gelecek, demokratik- adil bir çalışma yaşamı, insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve tüm taleplerin hayat bulması için gerçek bir toplu pazarlık hakkı için birlikte mücadele etmeye, yeni bir satış sözleşmesine izin vermemek için yan yana, omuz omuza olmaya davet ediyoruz.” (Haber Merkezi)