“Katılımcı ve demokratik bütçe istiyoruz”

KESK’in 2014 bütçesini protesto etmek için ülke genelinde aldığı iş bırakma kararı doğrultusunda Çorum’da da KESK üyeleri iş bırakarak alanlara çıktılar. Sabah 10.00’dan itibaren Özdoğanlar Kavşağı önünde toplanan KESK üyeleri, daha sonra Saat Kulesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

“Katılımcı ve demokratik bütçe istiyoruz”

KESK’in 2014 bütçesini protesto etmek için ülke genelinde aldığı iş bırakma kararı doğrultusunda Çorum’da da KESK üyeleri iş bırakarak alanlara çıktılar. Sabah 10.00’dan itibaren Özdoğanlar Kavşağı önünde toplanan KESK üyeleri, daha sonra Saat Kulesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

20 Aralık 2013 Cuma 14:28
“Katılımcı ve demokratik bütçe istiyoruz”

EMEP, HDP, TKP ve ÖDP’nin de destek verdiği yürüyüşte sık sık, “Hak verilmez alınır, zafer direnişle kazanılır”, “Hırsızlar halka hesap verecek”, “Sermayeye değil, emekçiye bütçe” şeklinde sloganlar atıldı. KESK’e bağlı Eğitim-Sen’in kitleselliği dikkat çekerken, BES, SES ve Tüm Bel-Sen üyeleri de kendi sendikalarının pankartları arkasında yürüdüler.
Saat Kulesi önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan KESK Dönem Sözcüsü Merter Kocatüfek, “Bugün iktidara geldiği tarihten bu yana emekçilere işsizlik, yoksulluk ve güvencesizlikten başka bir hayat sunmayan AKP'nin yağma ve talan bütçesine karşı sesimizi yükseltmeye, bütçeden hakkımızı almaya geldik.
Bugün bir kez daha emek için, halk için bütçe demeye geldik” dedi.
Aileleri ile birlikte 15 milyonu aşkın kamu emekçisinin ve emeklinin taleplerini yok sayan, emekçilerin alınteriyle kazanılmış hakları çöpe atan, yoksulluğu dayatan satış sözleşmesini tanımadıklarını ifade eden Kocatüfek, “Komik ücret artışlarıyla, vergi adaletsizliğini körükleyen dayatmalarıyla, emeğe kapattıkları kapılar ardında kurulan bu oyunu bozacağız. Bütçeden ve gelirden emeğin hak ettiği payı ve itibarı alana dek sesimiz bu kapıları titretmeye devam edecek” şeklinde konuştu.
HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONUNUN YILDÖNÜMÜ…
Kocatüfek, konuşmasında 13 yıl önce çok sayıda siyasi tutsağın ölümüyle sonuçlanan “Hayata Dönüş Operasyonu”nun faillerinin halen cezalandırılmadığını söyledi. 19 Aralık'ta 20 hapishanede 28 devrimci tutsağı katledildiğini, Bayrampaşa hapishanesinde 6 kadının diri diri yakıldığını kaydeden Kocatüfek, “13 yıl geçti, katiller hala cezalandırılmadı. Yetmiyormuş gibi devlet övünç madalyasıyla ödüllendirildiler. Buradan bir kez daha katledilen siyasi tutuklu ve hükümlünün hesabının daha verilmediğini hatırlatıyor, bu utancın sorumlularının yargılanmasını istiyoruz.
Bizler, Her zaman ve her yerde eşitliğin, özgürlüğün, barışın, demokrasinin, bağımsızlığın, savaşsız ve sömürüşüz bir yaşamın savunucuları; ekmek, adalet ve özgürlük için mücadele edenler; geleceğine sahip çıkanlar; erkek egemen sisteme karşı toplumsal cinsiyet eşitliği için direnenler, bugün onurlu ve insanca yaşam hakkımız için buradayız. Çünkü biliyoruz, direne direne kazanacağız” dedi.
“ŞİMDİ AKP’DEN HESAP SORMA GÜNÜ”
Şimdi AKP’den hesap sorma günü olduğunu ifade eden Kocatüfek, konuşmasında şunları söyledi:
“AKP dilediği gibi kaynakları topluyor, kullanıyor ve dağıtıyor. Emekçilerin birikimlerine el konularak, ağır vergilerle toplanan bu kaynaklar, bugün emperyalizmin taşeronluğuna, toplumun tüm ezilenlerini baskı altında tutacak şiddet mekanizmalarına, gerici temelde toplumsal yaşamı yeniden dizayn etmeye aktarılıyor. Bu kaynaklar, daha fazla istihdam yaratacak, toplumsal refahı arttıracak yatırımlara değil, bir avuç rantiyeci sermayenin cebine aktarılıyor. Bu kaynaklar barış için değil, savaş için harcanıyor.
KESK olarak tüm kamu çalışanlarının kendi işkollarında onlarca sorunları ve talepleri olduğunu ve bu taleplerin takipçisi olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
“KATILIMCI, DEMOKRATİK BİR BÜTÇE İSTİYORUZ”
Kaynakları faiz olarak sermayey'e aktaran değil herkese eşit, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir kamu hizmeti üreten bir bütçe istiyoruz.
Kamuda istihdam eksikliğinin giderildiği, tüm çalışanların iş ve ücret güvencesinin
sağlandığı gelir dağılımında adaleti sağlayan bir bütçe istiyoruz.
Vergi yüzsüzleri için teşvikler peş peşe sıralanırken, servet vergisi hala alınmazken,
Bu ülkede vergi yükünün yoksulluğun pençesindeki emekçilere, açlık sınırının altındaki asgari ücretliye, gençlere, kadınlara, işsizlere yıkılmasını reddediyoruz. İnsanca bir yaşam hakkını kazanana dek mücadelemiz sürecek. Bu hakkı gasp eden satış sözleşmesini kabul etmiyoruz, bütçeden hakkımızı istiyoruz.
Aileleri ile birlikte 15 milyonu aşkın kamu emekçisinin, emeklinin taleplerini yok sayan, emekçilerin alın teriyle kazanılmış hakları çöpe atan, yoksulluğu dayatan satış sözleşmesini tanımıyoruz. Komik ücret artışlarıyla, vergi adaletsizliğini körükleyen dayatmalarıyla, emeğe kapattıkları kapılar ardında kurulan bu oyunu bozacağız. Bütçeden ve gelirden emeğin hak ettiği payı ve itibarı alana dek sesimiz bu kapıları titretmeye devam edecek.
“SAVAŞ DEĞİL BARIŞ BÜTÇESİ İSTİYORUZ”
Bütçede eğer bir tasarruf yapılacaksa savunma harcamalarından yapılmasını, Suriye'ye yönelik emperyalist saldırganlığın taşeronluğundan vazgeçilmesini istiyoruz.
Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümü süreciyle birlikte savaş harcamaları küçüleceği yerde büyümektedir. Barış halkların dilindeyken bütçenin savaşın değil, barışın-kardeşliğin bütçesi olmasını istiyoruz.
Adımız kadar şunu iyi biliyoruz; hak verilmez, mücadele ile alınır. Onlar da biliyorlar, söyleyecek daha çok sözümüz, değiştirecek gücümüz var. Bugüne kadar ne baskıları, ne de gazları bu sesi kısabildi. Şimdi bize reva görüleni değil, haklarımıza sahip çıkma zamanıdır.” (Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 20.12.2013 14:29