“Kapitalizm ülkemizde de en vahşi haliyle hüküm sürüyor”

DİSK Temsilcisi Hikmet Aydın, tarihte ilk kez 1 Mayıs’ta dünya işçi sınıfının büyük kitleler halinde kentlerin merkezi meydanlarında buluşamadığını belirterek, “Ancak buna rağmen Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun ilan ettiği insan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacak” dedi.

Güncel 01.05.2020, 14:54
316
“Kapitalizm ülkemizde de en vahşi haliyle hüküm sürüyor”

Yeni bir toplumsal düzenin şart olduğunu kaydeden Aydın, neoliberal kapitalizmin tüm dünyayı göz göre göre büyük bir felakete sürüklediğini kaydetti. Bu düzen on yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmadığını dile getiren Aydın, “Covid-19 salgını düzenin nasıl çürüdüğünü ve çöktüğünü en açık hali ile gösterdi.
Bu düzen salgına karşı işçileri, emekçileri, yoksulları ve ezilenlerin sağlığını işini, geçimini koruyamadı. Aksine sermayenin ve patronların çıkarları için akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayıldı.
Dünyanın dört bir yanında ve ülkemizde sermaye/iktidarlar, temel hak ve özgürlükleri hedef alarak, halkın düzene karşı tepkilerini ve siyasi muhaliflerini daha fazla baskı altına alarak, demokrasiyi yok ederek, otoriter rejimleri sağlamlaştırarak salgını fırsata çeviriyor” dedi.

“KAPİTALİZM EN VAHŞİ HALİYLE HÜKÜM SÜRÜYOR”
İşçilerin ölümü pahasına “çarklar dönecek” ısrarı ile virüsün işyerlerinden ve toplu taşıma araçlarından evlere taşındığını söyleyen Aydın, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Aklın ve bilimin söyledikleri değil bir avuç patronun çıkarları için tüm toplum tehlikeye atılıyor.  Virüs sadece hafta sonu yayılıyormuş gibi, hafta içi işe gitme mecburiyeti getirenler, hafta sonu da işçileri çalıştırmak için akıl dışı kararlara imza atıyor
Açılan paketlerde işverenlere her türlü destek ve hatta ücretsiz izin dayatma hakkı bile var ama işçi yok, emekçi yok, emekli yok, küçük esnaf yok, çiftçi yok, kadın yok, çocuk yok…
Salgının yarattığı ağır ekonomik sonuçlar karşısında milyonlarca işçi, emekçi, işsiz, emekli, küçük esnaf değil bir avuç şirket korunuyor.
Sermaye için milyonluk paketler açıklanırken, AKP’nin yasa değişikliğiyle “ücretsiz izin” dayatılan işçiler 1168 TL ile yaşamaya mahkûm ediliyor.
Milyonlarca insanın işinden olduğu bir dönemde KDV’li yüksek faturalar hane bütçelerini sarsmaya, bankalar tüketici kredilerinden ve kredi kartlarından faiz almaya devam ediyor.
Özel hastaneler kamunun hizmetine sunularak, tüm halkın sağlığı için devlet güvencesi sağlanmıyor.
Zorunlu işlerde çalışan hekimlerin, sağlık ve belediye çalışanlarının, PTT ve kargo çalışanlarının sesine, taleplerine kulak verilmiyor.
Marketlerden inşaatlara fabrikalardan madenlere üretim zorlaması can alıyor. Evde çalışmaya başlayan emekçiler için mesai hiç bitmiyor, 24 saate yayılıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan dokuz kişilik ‘Tarım ve Orman Bakanlığı COVİD-19 Komisyonu’nda üretici köylüleri ve Ziraat Mühendislerini temsilen kimse yoktur. Küçük üreticiyi görmeyen iktidar büyük tarım tekellerinin imkânlarını genişletmektedir. Virüs salgınıyla birlikte kıtlığa bağlı olarak temel gıda maddelerinin aşırı fiyatlanacağı günler uzakta değildir.
Çocukların ve aile büyüklerinin evde kalmasıyla kadınların omuzlarındaki yük ağırlaşıyor, evde şiddet haberleri giderek artıyor.
İktidar bu ağır koşullarda yaşamda kalmaya çalışan halkın sağlığını, işini ve geçimini güvence altına almazken bir avuç patronun bir dediğini iki etmiyor. Onların vergileri indiriliyor, onların kredileri gevşetiliyor, onların yağma projeleri için ihaleler sürüyor, onların köprülerine yollarına hiç geçmesek de milyon dolalar akıtılıyor, doğamız, su kaynaklarımız, tarım alanlarımız salgın fırsatçılığı ile ranta, talana açılıyor.
Bugün dünyanın da memleketin de sağlığı ve geleceği yeni bir toplumsal düzenin kurulmasına bağlıdır.
Sermaye değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil toplumun yararını esas alan yeni bir toplumsal düzenin kurulması şarttır.
İnsan onuruna yaraşır bir iş ve ücret, kamusal sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz güvence altına alındığı yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.
Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.
Her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın, yurtta, bölgede ve dünyada barış politikasının benimsendiği yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.” (Taner ŞİMŞEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
-3°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:24
Güneş 07:53
Öğle 12:56
İkindi 15:25
Akşam 17:48
Yatsı 19:11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@