“İslam’ın gayesi insanları iki cihanda mutlu kılmak”

İnsanın, yaratılanlar içerisinde akledebilme özelliği ile “eşref-i mahlûkat” olarak yaratılan bir varlık olduğunu dile getiren Candan, bu nedenle insanlar kendisine bahşedilen akıl, düşünme, tercih etme gibi nimetleri en iyi şekilde kullanmakla mükellef olduğunu söyledi.

Güncel 19.10.2014, 23:54 19.10.2014, 23:54
780
“İslam’ın gayesi insanları iki cihanda mutlu kılmak”
Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, “Müslüman Kimliği ve Dünyevileşme” isimli sempozyumun açılış töreninde yaptığı konuşmasında, dünyevileşme kavramının insan hayatına egemen olduğunu söyledi.

İnsanın kendisine bahşedilen akıl, düşünme ve tercih etme gibi nimetleri en iyi şekilde kullanmakla mükellef olduğunu ifade eden Candan, tüm Müslümanların İslam'ın çizdiği sınırlar dâhilinde güzellikleri talep etme sorumluluğunun olduğunu belirtti.

İnsanın, akledebilme özelliği ile "eşref-i mahlûkat" olarak yaratılan bir varlık olduğunu dile getiren Candan, yaratılanlar içerisinde mükellefiyetinin ağırlığına denk düşen paye ile onurlandırılmış bir varlık olduğunu, bu onurun gereği olarak, insanın kendisine bahşedilen akıl, düşünme, tercih etme gibi nimetleri en iyi şekilde kullanmakla mükellef olduğuna dikkat çekti.

Başkan Yardımcısı Candan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle; “Annemize, babamıza ve kendimize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellik istemekle yükümlüyüz. İslam, insanın bu dünyaya geçici olarak bakmasını ve ahireti ebedi bir hayat olarak görmemizi istemektedir. Şüphesiz İslam’ın gayesi insanları dünya ve ahirette mutlu kılmaktır. Çünkü İslam insana yaratılışındaki gayeyi, yaratana ve diğer yaratılanlara karşı yükümlü bulunduğu görevleri bildirir.

İşte bu görevleri icra ederken, nasıl yaşamamız gerektiğini sürekli hesaba katmak zorundayız. Hesapsız bir yaşamın bizi bırakacağı kıyı tamamen dünyevi kaidelerin egemen olduğu bir kıyı olacaktır. Hayatımızda egemen olan bu dünyevileşme ise bizim kendi adımıza çevremiz adına milletimiz adına ve dinimiz adına yapacağımız güzelliklerden alıkoyacaktır. İnsan çağından ve bulunduğu coğrafyasından bağımsız yaşamadığı gibi bağımsız olarak da düşünmüyor. Yaşamımızın çerçevesini modern dünyanın seküler dili ile mi götüreceğiz yoksa bin yıldır mensup olduğun dinin geleneğin ve irfanın mirası saydığımız dil ve yaşantıyla mı? Bu sempozyumda bu soruların cevabını alacağımıza inanıyorum. ”
(Onur MÜLAZIM)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
açık
banner303
banner364
Namaz Vakti 24 Eylül 2020
İmsak 04:58
Güneş 06:23
Öğle 12:37
İkindi 16:01
Akşam 18:42
Yatsı 20:01

Gelişmelerden Haberdar Olun

@