HİTÜ’de “Elektrikli ve Hibrit Araç Teknolojisi” eğitimi verilecek

Hitit Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, dünyada en hızlı değişim ve gelişim gösteren, sağlıkla ilintili çeşitli tartışmaları da beraberinde getiren sektörlerden birisinin de otomotiv sektörü olduğu belirtilerek saldığı zararlı partiküller ve NOx (azot oksitleri) nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından çevreye ve insan sağlığına zarar verdiği raporlarla ortaya konan dizel otomobillerin, artık dünyada sigaradan daha zararlı olarak gösterildiği vurgulandı.

HİTÜ’de “Elektrikli ve Hibrit Araç Teknolojisi” eğitimi verilecek

Hitit Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, dünyada en hızlı değişim ve gelişim gösteren, sağlıkla ilintili çeşitli tartışmaları da beraberinde getiren sektörlerden birisinin de otomotiv sektörü olduğu belirtilerek saldığı zararlı partiküller ve NOx (azot oksitleri) nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından çevreye ve insan sağlığına zarar verdiği raporlarla ortaya konan dizel otomobillerin, artık dünyada sigaradan daha zararlı olarak gösterildiği vurgulandı.

29 Kasım 2017 Çarşamba 20:25
HİTÜ’de “Elektrikli ve Hibrit Araç Teknolojisi” eğitimi verilecek

Birçok ülkenin dizel motorlu araçlar konusunda radikal önlemler almaya başlarken, firmaların da dizel motor geliştirmekten hızla vazgeçtiklerinin ifade edildiği açıklamada, Fransa’da Paris Belediye Başkanı’nın, 2020 yılından itibaren dizel araçların şehre girişini yasaklamayı planladığını açıklarken, daha radikal bir tavır sergileyen Hindistan’ın, Yeni Delhi’ye dizel araç girişini yasakladığını, Çin’de ise hibrit ve elektrikli araçların tüm vergililerden muaf tutulduğu kaydedildi. Petrol üreticisi bir ülke olan İran’ın, % 90 olan ithalat vergisini hibrit araçlar için sıfıra düşürürken, Hollanda da 2025 yılından itibaren ülkede konvansiyonel motorlu (dizel veya benzinli) araçların satılmasının şimdiden yasaklandığının anlatıldığı açıklamada şöyle denildi: “Karbondioksite karşı savaş açan devletler içerisinde Almanya, 2030 yılına kadar tüm otomobillerin sıfır emisyon değerine sahip olmasını hedeflemiştir. Bu da, benzinli veya dizel otomobillerin yasaklanması veya bir diğer deyişle elektrikli otomobillerin zorunlu hale gelmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle Almanya’nın büyük otomotiv şirketleri son dönemde yoğun olarak elektrikli otomobil üretme konusunda söz sahibi olmaya, yeni elektrikli şasi mimarisini tanıtmaya ve yeni konseptler sergilemeye başladılar. Şüphesiz alternatif olarak ortaya çıkan elektrikli ve hibrit elektrikli araçların konvansiyonel araçlara kıyasla daha çevre dostu olması, enerji verimliliği ve esnekliği sunması, düşük şarj maliyetleri ve daha az hareketli mekanik parçalarının olması, onları ön plana çıkarmaktadır.

Günümüzün ve geleceğin araç sistemleri için en önemli teknoloji olarak görülen elektrikli ve hibrit elektrikli araç sistemleri alanında yürütülen çalışmalarda geride kalmamamız ve ülkemizin bu alanda dünya çapında söz sahibi olabilmesi için, bu alanda gerçekleştirilecek AR-GE faaliyetlerinin yanı sıra, bu sektörde çalışacak nitelikli ara elemanın yetiştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu vizyon ve anlayış içerisinde Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuzun Otomotiv programına eklenen “Elektrikli ve Hibrit Araç Teknolojisi” adlı ders, yerel ve milliliği her fırsatta vurgulayan Üniversitemizin vizyonunu göstermesi açısından son derece önemlidir.” (Haber Merkezi)

banner155