“Güçlü bir parlamenter demokrasi kurmalıyız”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, başkanlık tartışmalarına değinerek, “Güçlü bir parlamenter demokrasi kurmalıyız. Yetkileri sınırlı, siyasetin içerisinde etkili ve aktif bir Cumhurbaşkanı değil, devletin tepesinde, devlet unsuru olan bir Cumhurbaşkanı, sorumlu bir başbakan ve sorumlu bir hükümet olacak. Şamar oğlanı Başbakan, şamar oğlanı Hükümetle sorunlar çözülemez” dedi.

“Güçlü bir parlamenter demokrasi kurmalıyız”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, başkanlık tartışmalarına değinerek, “Güçlü bir parlamenter demokrasi kurmalıyız. Yetkileri sınırlı, siyasetin içerisinde etkili ve aktif bir Cumhurbaşkanı değil, devletin tepesinde, devlet unsuru olan bir Cumhurbaşkanı, sorumlu bir başbakan ve sorumlu bir hükümet olacak. Şamar oğlanı Başbakan, şamar oğlanı Hükümetle sorunlar çözülemez” dedi.

17 Ekim 2016 Pazartesi 00:44
“Güçlü bir parlamenter demokrasi kurmalıyız”
CHP İl Başkanlığı’nın düzenlediği Danışma Meclisi’ne katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, ülkenin içinde bulunduğu durumda başkanlık sistemi ile 15 Temmuz’dan sonra yapılan FETÖ operasyonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sert açıklamalar yaptı.
Bülent Tezcan Anitta Otel’deki toplantıda yaptığı konuşmada darbe girişiminin siyasi ayağının mutlak suretle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Tezcan, “Darbeye karşı biz geçmişte kimin hangi ilişkiler içerisinde olduğuna bakmaksızın daha ilk günden itibaren, demokrasinin yanında, darbecilerin karşısında yer aldık. Biz bu yolumuzdan bir milim dahi sapmadık ve sapmayacağız. Türkiye'de darbenin bütün etkilerini kaldıracak, darbe girişimini boşa çıkaracak hangi adım varsa, o adımı atma konusunda kararlıyız ve iktidarım samimi duruşuna da sonuna kadar destek vereceğiz.
Ama darbeyle mücadele ediyoruz adı altında Türkiye'yi yeni bir darbe girişiminin eşiğine taşıtmayacağız. Buna müsaade etmeyeceğiz. Darbeyle mücadele ediyoruz kılıfı adı altında Türkiye'de özgürlüklerin ve demokrasinin tamamen ortadan kalktığı ve insanların kendisini kaygı, korku ve umutsuzluk içerisinde hissettiği bir Türkiye yaratılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bugün biliyoruz ki, iktidar darbeyle mücadele etme hedefini gerçekte bir tek adam diktatörlüğü hedefiyle birleştirip, Türkiye'yi bir baskı rejimine taşıma peşindedir. İktidara sesleniyoruz, gelin darbeyle mücadele edelim. Ama darbeyle mücadele etmenin ilk önemli adımı darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmaktır. Gelin darbenin siyasi ayağını ortaya çıkaralım” dedi.
“KAYGI İMPARATORLUĞU YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”
Bülent Tezcan, darbe girişiminin ardındaki bütün kirli ilişkilerin ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, “Darbenin siyasi ayağı, sadece 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı 16 Temmuz sabahı kimin cumhurbaşkanı olacağı, kimin başbakan olacağı değil, FETÖ'nün darbe girişimini yapanların siyasette kimlerin destek alarak güçlendiğini de ortaya çıkarmamız lazım. Darbe girişiminin başındaki komutanların yükselmeleri için önlerinde engel olan komutanların ya da subayların hangi yüksek askeri şura kararlarından, nasıl tasfiye edildiğini ortaya çıkarmadan bu örgütün devlette nasıl yerleştiğini ve yükseldiğini anlamak mümkün mü? TBMM'de darbeleri araştırma komisyonu kuruldu. Getirin bütün o komutanları dinleyin ve darbenin arkasındaki bütün bu kirli ilişkileri ortaya çıkaralım. Yoksa darbeyle mücadele ediyoruz adı altında 80 bin alt kadrodaki memurla, esnafla uğraşarak darbeyle mücadelede samimi bir hat çizemezsiniz. Bu noktada iktidarın vereceği ciddi mücadeleye CHP olarak sonuna kadar destek vereceğiz. Ama iktidarın mücadele ediyoruz diye toplumda kaygı ve kuşku imparatorluğu yaratmasına da geçit vermeyeceğiz” diye konuştu.
“SİSTEM ARIZALI”
Rafa kaldırılmış başkanlık sistemi tartışmasının tekrar ülke gündemine oturduğunu da belirten Tezcan, “Muhalefet partisi eliyle başkanlık rejimi tartışmaları yeniden başladı. Biz milletin vereceği her türlü karara saygılıyız. Milletimizin ferasetinden de şüphe duymuyoruz. CHP olarak tutumumuz belli. Türkiye’nin demokrasi tarihinde aksak, topal, bugüne kadar zaman zaman raydan çıkmış, zaman zaman kazaya uğramış olsa da bir parlamenter demokrasi geleneği var. Türkiye bu parlamenter demokrasi içerisinde sorunlarını çözecektir. Bugün ki sistem evet arızalıdır. Bugün ki sistem evet bozulmuştur. Ama bozan yapı, parlamenter sistemi önce 12 Eylül paşaları, sonra da bugünkü uygulamada mevcut Cumhurbaşkanı anayasal sınırlarını tanımayarak, anayasal sınırlarına tecavüz ederek fiili bir durum yarattı. Şimdi buradan çıkışın tek yolu vardır. Burdan çıkışın yolu parlamenter demokrasiyi bozan yapıları değiştirmektir. Güçlü bir parlamenter demokrasi kurmalıyız. Geleneğimize uygun olan budur. 200 yıllık demokrasi tarihimize uygun olan, 200 yıllık birikimimize uygun olan budur. Orada Cumhurbaşkanın olması gereken yere çekeceğiz, yetkileri sınırlı, siyasetin içerisinde etkili ve aktif bir Cumhurbaşkanı değil, devletin tepesinde, devlet unsuru olan bir Cumhurbaşkanı, sorumlu bir başbakan ve sorumlu bir hükümet olacak. Şamar oğlanı olan bir başbakan, şamar oğlanı olan bir hükümetle bu memleketin sorunları çözülmez. Çözümün yolu da diktatörlüğü ve faşizmi Türkiye'ye getirecek olan başkanlık sistemi değil, parlamenter sistemi güçlendirmekten geçiyor. Bunun mücadelesini vereceğiz”
(Yusuf ÇINAR)
 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.