“Geldiğimiz an itibariyle kıymetli bir noktadayız”

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çorum’da “Teşkilat Buluşması” etkinliğine katıldı. Yalçın, Memur-Sen'in ilkesel tavrını Anadolu'nun kabul görmüş değerlerinden alarak yola çıktığını söyledi.

“Geldiğimiz an itibariyle kıymetli bir noktadayız”

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çorum’da “Teşkilat Buluşması” etkinliğine katıldı. Yalçın, Memur-Sen'in ilkesel tavrını Anadolu'nun kabul görmüş değerlerinden alarak yola çıktığını söyledi.

26 Mart 2019 Salı 00:03
“Geldiğimiz an itibariyle kıymetli bir noktadayız”

Devlet Tiyatrosu Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın yanı sıra Ak Parti Çorum Milletvekilleri Ahmet Sami Ceylan, Erol Kavuncu, Eski Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas, İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, Belediye Başkan Adayı Halil İbrahim Aşgın ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.

Selamlama konuşmalarının ardından kürsüye gelen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, burada yaptığı konuşmada, “Ülke şu an yerel seçim tartışması yaşıyor. Yedi gün sonra bir kader anı, milat anı dedikleri süreci yaşayacağız. Bizim gibi bir kitlesel hareketin, bu süreci doğru düzgün okuması gerekir” dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, daha sonra yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“1982 yılında Yönler dergisinde plan niteliğinde uzun bir makale yayınladı. Bu siyonist plan, şu an Netanyahu'nun yol haritası. Libya çökertilecek, Irak bitirilecek, Mısır ipotek altına alınacak, Suriye 5'e bölünecek ve Türkiye'nin bir kısmı kopartılacak. İşin kabaca çerçevesi bu. Artık Libya diye bir devlet var mı diye tartışıyoruz. Irak'ın halini tartışmaya bile gerek görmüyoruz. Mısır ipotek altına alındı ve millet iradesi tepetaklak edildi. Suriye'de şu an 'nereden, ne tarafa doğru kesmeliyiz' diye yürütülecek makasın hazırlığı yapılıyor. Türkiye çukur terörü ile bir oldubittiye getirilerek bu anlamda bir keşmekeşin içerisine çekilmek istendi ve 7 Haziran seçimlerindeki istikrarsız zemin bunun için fırsat olarak görüldü. Unutmayın. Türkiye oraya bir makas attı. Onu da 15 Temmuz'da bağırsaklarını temizleyebildiği ve askeriyesine talimat verebilecek hale geldiği için Fırat Kalkanı ile yapabildi. Yoksa Rus uçağı gibi birçok ihaneti peş peşe yaşar ve orada büyük bir kavganın ortasında kendi başımıza kalabilirdik. Geldiğimiz an itibariyle kıymetli bir noktadayız.

Fakat son derece tehlikeli, bu saatten sonra bu araba düzlüğe çıkmak zorunda. Yokuşun ucunda geriye doğru kaçırmaya başladığı anda bundan sonrası dünden daha zor. Dün gidip emperyal güçlerden, IMF'den, ABD'den ellerini ovuşturarak Oval Ofis'te acziyet duruşuyla merhamet dilenen Türkiye'den, çok rahatsız olmayabilirlerdi. Dün ne deniliyorsa yapan askeri sistemden, çok rahatsız olmayabilirlerdi. Ancak bugün itibariyle Türkiye için bundan sonrası ya ayakta kalma, var olma, yarına umut olma mücadelesi ya da daha büyük sıkıntı, kaos ve kargaşa. 15 Temmuz işgal girişimi bunun en ciddi hamlesiydi ama hiç kimsenin hesap edemeyeceği bir şey yaşandı. Türkiye bu süreci atlattı çünkü yaşanmışlıklardan dersini almıştı. Cumhurbaşkanı, millet iradesiyle, milletin gücüyle güçlü olduğunu bildiği için milleti sokağa çekerek, tankın gücünün halkın gücünden üstün olmadığını ispat etti ve dünyaya ders verdi.” (Yusuf ÇINAR)

banner155