Eğitim-Bir-Sen 28. kuruluş yıldönümünü kutluyor

Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Tekin Çınar, Eğitim Bir Sen’in 28 yıl önce vesayetin esas, hürriyetin tali; yasağın esas, yasanın lüks; yoksulluğun esas, yolsuzluğun sıradan; açlığın esas, tokluğun ayrıcalık; hak ihlalinin esas, hak aramanın gereksiz sayıldığı eski Türkiye’nin zor yıllarında, medeniyet değerlerinin ruhuna uygun ve Anadolu irfanıyla bezeli bir anlayışla eğitimci, şair ve yazar Mehmet Akif İnan ve arkadaşları tarafından, eğitim çalışanlarının haklarının ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi, yasakların kaldırılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi amacıyla kurulduğunu dile getirdi.

Eğitim-Bir-Sen 28. kuruluş yıldönümünü kutluyor

Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Tekin Çınar, Eğitim Bir Sen’in 28 yıl önce vesayetin esas, hürriyetin tali; yasağın esas, yasanın lüks; yoksulluğun esas, yolsuzluğun sıradan; açlığın esas, tokluğun ayrıcalık; hak ihlalinin esas, hak aramanın gereksiz sayıldığı eski Türkiye’nin zor yıllarında, medeniyet değerlerinin ruhuna uygun ve Anadolu irfanıyla bezeli bir anlayışla eğitimci, şair ve yazar Mehmet Akif İnan ve arkadaşları tarafından, eğitim çalışanlarının haklarının ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi, yasakların kaldırılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi amacıyla kurulduğunu dile getirdi.

14 Şubat 2020 Cuma 23:37
Eğitim-Bir-Sen 28. kuruluş yıldönümünü kutluyor

Birkaç kişi ile başlayan sendikal yürüyüşün, hakka ve haklılığa dayanan gücüyle 2011’de zirveye çıkarak eğitim çalışanlarının genel yetkili sendikası, bugün ise 450 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük sendikası ve sivil toplum örgütü olduğunu ifade eden Çınar, başarılarla dolu geçmişi, umut verici gelecek vizyonuyla Eğitim-Bir-Sen’in, kuruluş ilkeleri doğrultusunda 28 yıldır hak, emek ve özgürlük mücadelesini, birlik ve kardeşlik yolculuğunu sürdürdüğünü vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen’in, alışılagelmiş sendikacılıktan bambaşka bir tarzla, sorunun değil, çözümün parçası olan bir tutumu hayata geçirdiğini belirten Tekin Çınar, tarihi bir dönem sayılacak 28 yıllık mücadele geçmişinin, Türkiye’nin karanlıklardan aydınlığa, darbe dönemlerinden demokrasiye, geri kalmışlıktan ilerlemeye geçiş tarihi olduğunu dile getirdi.

Tekin Çınar açıklamasında şunları dile getirdi: “Eğitim çalışanlarımızın temsilinin, Türkiye gerçekliğini oluşturan tarihin, kültürel aidiyetlerimizin ve sahip olduğumuz entelektüel birikimin bize yüklediği sorumlulukla, felsefi sorunlarından fiziki şartlarının iyileştirilmesine kadar eğitimin bütün temel konularıyla yakından ilgilendik, ilgileniyoruz. Meseleleri yakından izleyip tespit ve teşhis etmekle yetinmeyip, çözüm önerilerimizi de içeren titiz, ayrıntılı araştırmalarımızı, raporlarımızı, kitap ve dergilerimizi ilgililerin ve yetkililerin istifadesine sunduk.

Küreselleşen dünyada dışımıza yaptığımız yolculukla hem başka tecrübelerden yararlandık hem de söylemimizle ve eylemlerimizle onlara katkıda bulunduk. İnsanlığı küresel ölçekte tehdit eden sorunlara karşı, hayata anlam verecek mahiyeti ile hak ve hakikat anlayışımızı, coğrafi sınırları aşarak küresel ölçekte ulaşabildiğimiz her yere taşıdık, taşıyoruz. Ait olduğumuz ve temsil ettiğimiz medeniyetin ahlaki vecibesi olarak, dünyanın neresinde olursa olsun, bize ihtiyacı olan hiçbir toplumdan ilgimizi, yakınlığımızı esirgemedik. Zulme maruz kalan, aç, çıplak, çaresiz bırakılan mazlumların çığlığına duyarsız kalmadık. ‘Alın terinin de gözyaşının da rengi aynıdır’ diyerek mazlumların ve mağdurların acısını acımız bildik. Yüreğimizi yakan her çığlığın imdadına koştuk.” (Haber Merkezi)