Demokrasi yeniden nefes almaya başladı

9 Mayıs 2019 günlü, “İlle de demokrasi, ille de hukuk, adalet, ille de sevgi” başlığını taşıyan yazımda, 1970’li yıllarda bir liderin, Ecevit’in doğuşuna tanıklık ettiğimi, şimdi ise yeni bir liderin, İmamoğlu’nun doğuşunu uzaktan izlediğimi ifade etmiştim.

Demokrasi yeniden nefes almaya başladı

9 Mayıs 2019 günlü, “İlle de demokrasi, ille de hukuk, adalet, ille de sevgi” başlığını taşıyan yazımda, 1970’li yıllarda bir liderin, Ecevit’in doğuşuna tanıklık ettiğimi, şimdi ise yeni bir liderin, İmamoğlu’nun doğuşunu uzaktan izlediğimi ifade etmiştim.

24 Haziran 2019 Pazartesi 23:30
Demokrasi yeniden nefes almaya başladı

Hukuk dışı, zorlama bir kararla yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye’nin siyasi hayatına yeni bir güneş gibi doğuşunu, gökyüzüne adeta perçinledi.

Sabah sabah bu yazıyı yazmak üzere klavye başına geçtiğimde, önümdeki rakam, Ekrem İmamoğlu % 54.21, Binali Yıldırım % 44.99, aradaki oy farkı ise 806.415 şeklindeydi. İnanılmaz bir fark.

Bu başarının mimarı elbette İmamoğlu, ama 31 Mart yerel seçimlerini “demokrasi” adına, “hak, hukuk, adalet” adına umuda dönüştüren “akıl” ve “sağduyu” ise Kemal Kılıçdaroğlu’na ait. CHP içinde çoğu kişinin “burun kıvırdığı”, hatta “açıktan tepki gösterdiği” öyle isimleri sahaya sürdü ki, Türkiye’nin en önemli büyükşehir belediyelerinin kazanılmasını sağladı.

Sosyal demokrat partilerde, elbette solun hemen her rengi yer alabilir, ama CHP Atatürk’ün kurduğu partidir ve evrensel sosyal demokrasi çizgisinden de ayrılmamak koşuluyla, ana ekseni Atatürk ilkeleridir. Vatan, millet ve bayrak sevgisidir. Çağdaş uygarlık yoludur; demokrasi, hukuk, insan hakları bilincidir.

Milliyetçi, muhafazakâr ya da liberal olsun, bölücü olmamak kaydıyla solun uç noktalarında olsun, cumhuriyet değerleriyle, dolayısıyla Atatürkçü düşünce sistemiyle kavgalı olmayan herkesle “demokratik ilkeler” çerçevesinde aynı platformda buluşabilir, Türkiye’nin selameti için taşın altına birlikte elimizi koyabiliriz.

İşte Sayın Kılıçdaroğlu, yıllardır bunu yapmaya çalışıyordu. “Sağa kayıyor” diye çok eleştirildi, ama inandığı doğrultudan geri adım atmadı. Ve işte sonuç…

İmamoğlu’ndan Muharrem İnce çıkışı bekleyenler varsa, yanılıyorlar. Gelecekteki seçimlerde İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olabilir elbette, ama bunun için CHP Genel Başkanı olmasına gerek yok ki…

“Türkiye İttifakı”nın umuda açtığı pencerede, Meral Akşener’den Canan Kaftancıoğlu’na, hatta Temel Karamollaoğlu’na pek çok önder ismin ve yüzbinlerce isimsiz demokrasi neferinin parmak izi vardır. Demokrasiye dönüş yolunda ise, bundan sonra milyonların akıl ve iz’anına, sağduyusuna, birlikteliğine ihtiyaç olduğu açıktır. Barış içinde, daha yaşanır, daha güçlü bir Türkiye için, huzur için, kardeşlik için, mutluluk için…

Mehmet YOLYAPAR