“Çok zor ve netameli süreçlerden geçtik”

Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, hukukun üstünlüğünün değil de üstünlerin hukukundan yana olanları, yargı kararlarının uygulanmadığın, mülakatla yapılan yönetici görevlendirme sürecinde yandaş sendikanın temsilcisinin “mülakatlarda yüzde yüz başarı sağladık” sözünü alkışlayan, mülakat komisyonlarında görev almış şube müdürlerini gördüklerini belirterek, “Bu tiyatro neticesinde zulmü, kadrolaşmayı, acımasızca ötekileştirmeyi gördük” dedi.

“Çok zor ve netameli süreçlerden geçtik”

Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, hukukun üstünlüğünün değil de üstünlerin hukukundan yana olanları, yargı kararlarının uygulanmadığın, mülakatla yapılan yönetici görevlendirme sürecinde yandaş sendikanın temsilcisinin “mülakatlarda yüzde yüz başarı sağladık” sözünü alkışlayan, mülakat komisyonlarında görev almış şube müdürlerini gördüklerini belirterek, “Bu tiyatro neticesinde zulmü, kadrolaşmayı, acımasızca ötekileştirmeyi gördük” dedi.

12 Kasım 2017 Pazar 23:51
“Çok zor ve netameli süreçlerden geçtik”

25 yılı aşkındır; Türkiye Eğitim-Sen sancağını zarafetle, cesaretle, edeple, ahlakla taşıyıp; bir sendikal hareketi kutlu bir ocağa, mukaddes bir değere çevirmek kaygı ve kavgasında olduklarını kaydeden Aydın, “Bu şuurla, bu kaygıyla, bu ıstırapla; üyesinden genel başkanına kadar tüm Kamu-Senliler, bu Milli, İslami ve insani görevin farkında ve bilincindedirler.

Çünkü Kamu-Sen’in logosunda Mete Han’ın, Osman Batur’un, Ertuğrul Gazi’nin, Fatih Sultan Mehmet’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün, Alparslan Türkeş’in idealleri vardır, mücadelesi vardır, çilesi vardır, heyecanları vardır. Tarihi misyonumuz ve binlerce yıllık kültürümüzün bize yüklediği sorumluluğun farkındayız.

Sizler buraya memurları toplu sözleşme masasında satarak, yüzüstü bırakıp kaçanların, memurun iş güvencesini elinden almaya çalışanların, kamu çalışanlarını bir tarafa atıp, sendikacılık yaptığını sananların, ayrımcıların, bölücülerin, zalimlerin Musa'sı, İbrahim'i olmaya geldiniz” dedi.

Aydın, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Bu çatı altında, menfaatleri ve korkuları için mevzi alanlara inat, milli değerleri ve ülkesi adına dik duruş sergileyerek beraber yürüdüğümüz her insanın elinden öpmek bizim için bir şereftir.

Göreve geldiğimiz üç yılı aşkın zamandan bu yana; hükümetin yaptığı hukuksuz uygulamalarından dolayı çok defa güçsüz bırakılmaya çalışıldık, hatta yok edilmeye çalışıldık. Evet mahzunuz ama bitkin değiliz; evet yetki meselesinde gerideyiz ama asla yorgun değiliz, evet ülkemiz için endişeliyiz ama asla ümitsiz değiliz.

Biz de biliyoruz ki bu hareket kendi ikbalinden önce vatanımız ve milletimizin ikbalini düşündüğü için hep başı musibetlerle olagelmiştir. “Yari Anadolu olanın derdi büyük olur” diye bir söz vardır bin yıldır bu topraklarda. İşte bin yıldır bu söz; hesapsız, fasılasız, âmâsız, fakatsız sadece ve sadece “vatan” diyenler için kullanılagelmiştir. Biz derdimizin büyük olduğundan gocunmuyoruz; bu çileli yola bilerek talip oluyoruz. Bu yolda feda olmaya, bu uğurda yok olmaya seve seve varız. Tek istek ve duamız; Rabbim bizleri bu yoldan, bu istikametten ayırmasın. Allah bizlere; kuvvet, kudret, sözümüze teshir, beyinlerimize idrak gücü, mücadele ahlak ve kabiliyeti versin.”

(Taner ŞİMŞEK)

banner251