“Bütçeden hakkımızı istiyoruz”

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şube Başkanı Ertuğrul Alper, 2014 bütçesinin kendileri açısından “emekçileri satış bütçesi” olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bütçeden hakkımızı istiyoruz” dedi.

“Bütçeden hakkımızı istiyoruz”

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şube Başkanı Ertuğrul Alper, 2014 bütçesinin kendileri açısından “emekçileri satış bütçesi” olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bütçeden hakkımızı istiyoruz” dedi.

18 Aralık 2013 Çarşamba 00:37
“Bütçeden hakkımızı istiyoruz”

“20 yılı aşkındır fiili ve meşru mücadeleyi eksen olarak kabul ederek bu uğurda yarattığımız değerler ve gelenek üzerinden çok ağır bedeller ödemiş bir mücadele tarihine sahip olan bizler mücadele tarihimize 19 Aralık 2013 Perşembe günü yeni bir sayfa ekleyeceğiz” diyen Alper, 20 Aralık 1994 grevini, 17-18 Haziran 1995 Kızılay işgalini, 4 Mart 1998 direnişini, 1 Aralık 2001 grevini ve son yıllarda 21 Aralık 2011 grevi ile 23 Mayıs 2012 grevini hep birlikte yaptıklarını, 27 Şubat 2013 tarihinde büro işkolunda yüz binlerin katılımı ile hayatı durdurduklarını anımsattı.
Yine bir grevin arifesinde aynı kararlılık ve inançla Türkiye’nin dört bir yanında yüzbinlerin alanlara çıkacağını kaydeden Alper, şunları dile getirdi:
“Taşı delen suyun gücü değil damlaların sürekliliğidir bilinci ile kararlılıkla, inançla mücadele ediyoruz, mücadele etmekten bundan sonrada geri durmayacağımızı buradan dosta düşmana ilan ediyoruz.
Ağustos ayı içerisinde Memur Sen Konfederasyonu ile Hükümet arasında imzalanan satış sözleşmesine, kamu çalışanları mücadelesi içerisinde dalgakıran işlevi gören içimizde adeta bir Truva atı gibi yer alan AKP’nin memur kolları gibi çalışan Memur Sen’e, “800-TL iyi para, bu parayla geçinilir” diyen Çalışma Bakanı’na, “Asgari Ücret 1.000-TL olursa bu ülke batar” diyen Maliye Bakanı’na, “en az üç çocuk yapın” diyen Başbakan’a, 2014 yılı bütçesi hazırlanırken kamu emekçilerinin taleplerini göz ardı eden, bu ülkenin kaynaklarını rantiyeye ve savaşa peş keş çeken AKP’ye itiraz ediyoruz.
666 sayılı kanun hükmünde kararname ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 10.10.2013 tarihli kararına istinaden büro emekçilerinin gasp edilen ikramiye, vekalet ücreti, ek ödeme vb. hakları tekrar verilmelidir.
Kamuda eşit işe eşit ücret ilkesi hayata geçirilmelidir.
Kamu emekçilerinin emekli olduklarında %100’lere kadar varan maaş kayıplarına karşı her türlü ek ödeme emekli aylığına dahil edilmelidir. (emekli olanlar dahil)
Performans uygulamaları ile kamu emekçilerinin yarıştırılması, rotasyon adı altında il içi ve il dışı sürgün uygulamalarından vazgeçilmelidir.
Kamuda istihdam edilen 4/B, 4/C, 50/D, taşeron, kapsam içi, kapsam dışı vb. gibi farklı statülerdeki kamu emekçileri 4/A statüsüne geçirilerek güvenceli olarak çalıştırılmalı, taşeron ve sözleşmeli çalışma yasaklanmalıdır.
İş güvencesine kavuşturulan kamu emekçilerinin geçiş sürecinde gelir kaybına yol açan uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.
Konfederasyonumuzca hesaplanan 4 kişilik bir ailenin açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına istinaden, açlık sınırı rakamı olan 1,183 TL’den vergi dahil hiçbir kesinti yapılmamalı, yoksulluk rakamı olan 3,741 TL en alt vergi diliminden vergilenmelidir.
Kamuda en düşük maaş yoksulluk rakamı olan 3,741 TL’ye (Ekim/2013 rakamı) çıkartılmalıdır.
Enflasyon hesaplamaları siyasi iktidardan bağımsız kuruluşlarca yapılmalı, emek örgütlerinin denetimine açık olmalıdır.
Toplu sözleşme ve grev hakkının önündeki fiili engeller kaldırılmalıdır.
2014 yılı bütçesi hazırlanırken “insanca yaşam, güvenceli iş, güvenli gelecek” talebimiz dikkate alınmalıdır.
Bugün ülke genelinde yüz binler kırmızı kartlarımızla artık yeter hakkımı istiyorum diyor itiraz ediyor, isyan ediyoruz.
İsyan ediyoruz çünkü insanca yaşam istiyoruz. İtiraz ediyoruz çünkü “Eşit, Özgür, Bağımsız, Laik ve Demokratik bir Türkiye” istiyoruz.” (Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 18.12.2013 00:38