“Bu tarımsal destekle çiftçi üretimde kalmaz”

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, günübirlik politikalar yerine; uzun vadeli politikalarla ülke önceliklerine dayalı, iktidarlar ve bakanlar değiştikçe değişmeyen tarım ve hayvancılık stratejisi çerçevesinde tarımımıza yön verilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bu tarımsal destekle çiftçi üretimde kalmaz”

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, günübirlik politikalar yerine; uzun vadeli politikalarla ülke önceliklerine dayalı, iktidarlar ve bakanlar değiştikçe değişmeyen tarım ve hayvancılık stratejisi çerçevesinde tarımımıza yön verilmesi gerektiğini ifade etti.

20 Ağustos 2017 Pazar 22:44
“Bu tarımsal destekle çiftçi üretimde kalmaz”

Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, 2014 yılında 12 Nisan, 2015 yılında 08 Nisan ve 2016 yılında 05 Mayıs tarihinde açıklanan tarımsal desteklerin bu yıl için gecikmeli olarak 18 Ağustos 2017 tarihli ve 30158 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığını belirtti.

Tarımsal girdilerin desteklenmesinin, çiftçinin üretim maliyetlerinin aşağıya çekilmesi ve halkın tarım ürünlerine daha ucuz bir şekilde ulaşabilmesinin en önemli araçlarından birisi olduğunu anlatan Gül, mazotun bu konuda güzel bir örnek olduğunu ifade etti. “Çiftçi traktöründe yılda ortalama 3,5 milyar litre mazot kullanmaktadır. Parasal değeri yaklaşık 16 milyar TL’dir. Sık sık beyan edilene göre mazot fiyatının yaklaşık %65’ini vergiler oluşturmaktadır. Bu noktada çiftçinin tek bir girdi olan mazota ödediği vergi yılda 10,5 milyar TL’dir. Tarımsal desteklemeler için 2017 yılı bütçesinden 12,8 milyar TL ayrılmıştır. Görüleceği üzere çiftçiye ödenen desteğin neredeyse tamamı, kullandığı girdilerden sadece biri olan, mazot vergisi adı altında geri alınmaktadır” diyen Necati Gül, Türkiye’nin pek çok tarım ürününde giderek artan bir şekilde ithalata bağımlı hale geldiğini, 2003 yılından Haziran 2017’ye kadar 44 milyon ton buğday ithalatına 12,2 milyar $, 11 milyon ton pamuk ithalatına 18,3 milyar $, 22 milyon ton ayçiçeği tohumu, yağları ve küspesinin ithalatlarına 14,4 milyar $, 28 milyon ton soya fasulyesi ve küspesinin ithalatına da 12,2 milyar $ ödendiğini dile getirdi.
2017 yılı için üretimde verimi ve kaliteyi artırmaya yönelik destekler incelendiğinde;
Organik tarım ile iyi tarım uygulamaları desteklerinin geçen yıl ile aynı kaldığını, prim desteği verilen yağlık ayçiçeği, soya, kanola, aspir, buğday, arpa, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut, mercimek desteklerinde geçen yıla göre bir değişme olmadığını, sertifikalı tohum ve fidan kullanım ve üretim desteğinde genel bir değişiklik olmakla birlikte standart meyve fidanı kullanımı desteğinde azalma olduğunu ifade eden Gül, hayvancılığın olmazsa olmazı yem bitkileri ana ürünler desteklemelerinde değişiklik olmadığı hatta yapay çayır/mera oluşturmada azalma olduğunu kaydetti.

Tarım Yasası’nda tarıma verilecek desteklerin milli gelirin %1’inden az olamayacağı hüküm altına alınmasına rağmen verilen desteklerin bu oranın altında kaldığı belirten Gül, “Eğer bu şekilde gider ise bu tarımsal destekle çiftçi üretimde kalmaz.

Yapılması gereken günübirlik politikalar yerine; uzun vadeli politikalarla kendi önceliklerimize dayalı, iktidarlar ve bakanlar değiştikçe değişmeyen tarım ve hayvancılık stratejisi çerçevesinde tarımımıza yön verilmeli, üretici ve tüketicinin memnun olacağı kalıcı çözümler üretilmelidir” şeklinde ifade de bulundu. (Haber Merkezi)

banner251