“Az su, böbrek taşı sebeplerinden biri”

Çorum Özel Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Özgür Sönmezer, kronik böbrek hastalığının küresel bir salgın halini aldığını belirterek, böbrek taşı oluşumunda, az su içilmesinin ve yanlış beslenme alışkanlıklarının önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.

Güncel 24.11.2019, 19:59
878
“Az su, böbrek taşı sebeplerinden biri”

BÖBREK TAŞI HASTALIĞI

Çorum Özel Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Özgür SÖNMEZER kronik böbrek hastalığının küresel bir salgın halini almış olan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydetti.

Opr. Dr. SÖNMEZER, ‘Böbrek taşı düşürmek, bir insanın hayatta yaşayabileceği en şiddetli ağrıya sebep olabilir. Gerçekten de taş düşüren pek çok kadın bu ağrının doğum sancısından daha şiddetli olduğunu ifade etmektedir. Çok eski zamanlardan beri insanlarda sıkıntıya yol açtığı belgelenen böbrek taşı hastalığı günümüzde de oldukça sık görülmektedir. Hatta son 20-30 yıl içinde idrar yolu taşı görülme sıklığında belirgin bir artış olduğu bildirilmektedir. Bu artışın kesin sebebi bilinmemekle birlikte beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklere ve az sıvı alımına bağlı olduğu düşünülmektedir. İdrar yolları içindeki taşın ismi sistemde bulunduğu bölgeye göre:

· Böbrek Taşı,

· Üreter (İdrar Kanalı) Taşı,

· Mesane Taşı

olarak adlandırılır.

İDRAR YOLUNDA TAŞ NASIL OLUŞUR?

Böbrekler vücudumuzun filtre sistemi olarak çalışırlar. Kan sürekli olarak böbreklerden süzülürken yararlı maddeler emilir, istenmeyen maddeler ise idrarla dışarı atılır. İdrar çok yoğun ise böbrek taşı oluşma riski artar. Yoğun idrar içerisinde atılan tuzlar ve mineraller böbreklerin iç yüzeyinde tübül denilen ünitelerde zamanla taşa dönüşecek kristaller halinde çökeltiler oluştururlar. Zamanla bu kristaller birleşerek taş haline gelir. Halk arasındaki inanışın tersine yiyecekleri yıkamadan "kumlu" yemekle veya incir ve armut gibi tanecikli meyveleri tüketmekle taş oluşmaz’ dedi.

Opr. Dr. Özgür SÖNMEZER, Böbrek taşı hastalığının idrarda yüksek seviyelerde kalsiyum, okzalat, ürik asit maddeleri olduğunda veya kristallerin birbirine yapışmasını engelleyen sitratın az miktarda olduğu durumlarda ortaya çıkmakta olduğunu, taşların büyüklüğünün ufak bir pirinç tanesinden bir mandalinaya kadar değişebileceğini de kaydetti.

İDRAR YOLU TAŞINA BAĞLI YAKINMALAR NELERDİR?

Opr. Dr. SÖNMEZER; ’Böbrek taşlarının çoğunluğu bulgu vermez, başka bir sebeple yapılan radyolojik incelemeler sırasında saptanır. Eğer taş büyükse ve böbrek havuzcuğunda tıkanıklığa yol açmışsa ağrı ve enfeksiyona sebep olabilir. Taş hareket edip üreter adı verilen böbrekle mesane arasındaki kanala girerse idrar akışını tamamen engelleyerek kolik denilen çok şiddetli ağrıya yol açabilir. Ağrı bel bölgesinden başlayarak kasığa doğru yayılır ve hastalarda bulantı, kusma, karın şişliği gibi ek yakınmalara yol açabilir. Taşın idrar yollarını zedelemesine bağlı idrarda kanama görülebilir.’ dedi.

Çorum Özel Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Özgür SÖNMEZER şöyle devam etti:

İDRAR YOLU TAŞI TANISI NASIL KONULUR?

Taşların bir kısmı rastlantısal olarak saptanır. Ultrasonografinin yaygın kullanılması ile günümüzde herhangi bir yakınmaya yol açmadan tanı konulan taş hastalığının sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Diğer yandan bel ağrısı, tekrarlayan idrar yolları iltihabı veya idrarda kanama gibi yakınmalar hastayı hekime getiren unsurlardır. Bu yakınmalarla başvuran hastalarda aşağıdaki incelemeler yapılarak kesin tanı konulmaktadır.

Ultrasonografi: Bu yöntemde iç organları izlemek için yüksek frekanstaki ses dalgaları kullanılarak elde edilen veriler bir bilgisayar yardımı ile ekranda görüntü haline getirilir. X ışını kullanılmadığından güvenli bir yöntem gibi gözükmesine rağmen özellikle üreterde yer alan küçük taşları göstermede yetersizdir.

Spiral Bilgisayarlı Tomografi (BT): Röntgen ışınları kullanılarak yapılan ince kesitli üriner sistem BT günümüzde böbrek taşlarının değerlendirmesinde altın standarttır. Dakikalar içerisinde yapılabilen bu inceleme ile 1-2 milimetre boyutundaki taşlar bile görülebilir. Ayrıca taşın yoğunluğu ölçülerek taşın kırılabilirlik derecesi saptanılabilir.

BAŞKA TETKİKLER YAPILMALI MI?

Taş tedavisi olan hastalarda (özellikle tekrarlayan taşı olanlarda) yeniden taş oluşumunu engelleyici önlemler alınmaz ise 5 yıllık bir süre içerisinde yaklaşık %50 oranında yeniden taş oluşur. Tekrarlayan üriner sistem taşı olanlarda metabolik değerlendirme yapılmalıdır. Bu araştırma için 24 saatlik idrar toplanmakta ve idrarda kalsiyum, ürik asit, sitrat ve okzalat düzeylerine bakılmaktadır. Aynı anda kan örneği de alınarak kanda kalsiyum, inorganik fosfat ve paratiroid hormon düzeyleri belirlenmektedir.

TAŞ OLUŞUM RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER

Fazla miktarda tuz tüketimi: Bütün taş cinslerinde en önemli sebep olarak sayabiliriz. Bağırsaklardan fazla miktarda kalsiyum emilimine ve böbrek içerisinde çökmelere sebep olur.

Yetersiz sıvı alımı: Yeterli sıvı alınmazsa, özellikle de su içilmez ise idrar içerisinde taş oluşumuna yol açan minerallerin konsantrasyonu artar. Bu yüzden sıcak iklimde yaşayanlar veya sıcak ortamlarda çalışanların taş oluşturma riski artmaktadır.

Aile öyküsü ve kişisel öykü: Ailesinde taş öyküsü olanların taş oluşturma olasılığı yüksektir. Yine böbreğinde bir kez taş oluşan bir hastanın 5 yıl içinde ikinci bir taş oluşturma riski %50 civarındadır.

Yaş cinsiyet ve ırk: Böbrek taşı hastalığı çoğunlukla 20-50 yaş aralığında görülür. Erkeklerde ve beyaz ırkta taş hastalığına daha sık rastlanır.

Bazı hastalıklar: Renal tübüler asidoz, gut ve sistinüri gibi nadir görülen hastalıklarda taş oluşturma riski artar.

Diyet: Yüksek hayvansal protein ve düşük lif içeren dietlerde taş oluşturma riski artar.

Az hareket veya hareketsizlik: Yatalak olan hastalarda ve uzun süre az hareket eden hastalarda kemiklerde erime olabilir ve idrarda kalsiyum oranı yükselerek taş oluşma riski artar.

İDRAR YOLU TAŞLARI TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?

Böbrek havuzcuğunda (pelvis) yerleşik taşlar mutlaka tedavi edilmelidir. Aksi takdirde böbrekte fonksiyon bozukluğuna ve iltihaba yol açabilmektedirler. Eğer böbreğin içindeki kaliks adı verilen ceplerin içinde bir taş var ise ve belirgin bir yakınmaya sebep olmuyor ise, belirli aralıklarla izlem yeterli olabilir. Fakat kaliks taşları bulundukları yerde zamanla büyürse veya hareket edip üreter kanalına girer ise ağrı, kanama, iltihap gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu tür kaliks taşları tedavi edilmelidir.

TAŞLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Medikal Tedavi

5 mm.ye kadar olan taşların büyük çoğunluğu verilen ağrı kesici, antispazmodik ilaç tedavisi ve bol sıvı alımı ile düşürülebilir. Taşın boyutu büyüdükçe müdahalesiz düşürme olasılığı azalır.

ESWL (Vücut dışından şok dalgaları ile taş kırma)

Böbrek taşlarının tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Vücut dışında oluşturulan şok dalgaları taş üzerine odaklanarak tedavi sırasında taş küçük parçalara bölünür. Daha sonra bu parçaların idrarla atılması beklenir. İşlem sırasında duyulan ağrıyı azaltmak için çoğunlukla sakinleştirici ilaç kullanılması veya hafif bir anestezi verilmesi gerekebilir. Aynı gün hastalar taburcu edilir. 1 hafta – 10 gün içinde kontrole çağrılır.

Perkütan Nefrolitotomi (PNL)

Böbrek içindeki taş 2 cm.den büyük olduğunda veya ESWL ile kırılamadığında uygulanan güncel bir yöntemdir. Genel anestezi altında böğür bölgesinde 1 cm lik kesiden oluşturulan bir yoldan böbreğin içerisine girilerek taşlar bir bütün halinde veya kırılarak aynı yoldan dışarı çıkartılır. Endoskopik yani kapalı bir ameliyat yöntemi olan perkütan nefrolitotripsi ameliyatında görüntüler endokamera ile bir televizyon ekranına büyütülmüş olarak taşınır. Taşlar genelde pnömatik, ultrasonik veya lazer taş kırıcılar ile parçalanırlar ve parçalar dışarı alınırlar. Hastalar 2-3 günde taburcu edilirler.

Üretoroskopi

kanalı içerisindeki taşlar düşmezse veya ESWL ile kırılamazsa idrar yolundan üreteroskop denilen aletler yardımıyla girilerek tedavi edilebilirler. Üreteroskoplar 2.5-3 mm çapında, uzunlukları boyunca bir çalışma kanalı ve görüntüyü sağlayan bir mercek bulunan cihazlardır. Rijid yani sert üreteroskoplar ile dış idrar yolu ve mesane geçilip üreter içine girilerek taşlar Holmium lazer veya pnömatik taş kırıcı ile kırılarak tedavi edilir. Bu üreteroskoplar ile alt ve orta üreterdeki taşlar tedavi edilebilirler. Fleksible yani kıvrılabilen üreteroskoplar ise uçları çeşitli yönlerde ve açılarda döndürülebildiğinden hem üst üreterdeki, hem de böbrek içinde havuzcuk ve kalis adı verilen ceplerdeki taşların tedavisinde kullanılırlar. Üretereroskopik taş tedavisi sonrası hastalar aynı gün veya bir gün sonra evlerine taburcu edilirler. BÖBREK TAŞININ OLUŞUMU ÖNLENEBİLİR Mİ?
 

Yaşam ve beslenme tarzında birkaç değişiklik yaparak yeni taş oluşma riski azaltılabilir. Daha önceden uygulanan, katı kısıtlamalar içeren diyetlerin çok gerçekçi olmadığı ve hastaların büyük kısmının bu kısıtlamalara uymakta güçlük çektikleri gösterilmiştir.

Hastaların yüksek miktarda sıvı almaları desteklenmelidir. Erişkin bir insanın 24 saatlik idrar hacmi 2 litrenin üzerinde olmalıdır. Sıvı alınması 24 saat içerisine eşit olarak dağıtılmalı ve terleme gibi aşırı sıvı kaybı varsa miktar artırılmalıdır.

Hastalarda aşırıya kaçmamak koşuluyla bütün besin gruplarını içeren karma ve dengeli bir beslenmeye ihtiyaç vardır. Lif içeren besinlerin ve faydalı etkileri nedeniyle sebze, meyve tüketimi desteklenmelidir. Ancak okzalat bakımından zengin olan besinlerin (ıspanak, roka, tere, kakao, çay yaprakları, ceviz, buğday kepeği) aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Bu önlem özellikle idrarında yüksek miktarda oksalat bulunan hastalarda önemlidir.

Hayvansal proteinler aşırı miktarda tüketilmemelidir. Hergün tüketilen hayvansal protein miktarının 150 gr/gün olarak sınırlandırılması önerilmektedir. Alınan kalsiyum miktarı, bu yönde önerilerde bulunmak için güçlü bir neden olmadıkça sınırlanmalıdır. Yemeklerle birlikte ek kalsiyum alınmasını gerektiren enterik hiperoksalüri dışında kalsiyum desteği önerilmemektedir.

Taş oluşumunu önlemede 3 temel kural olduğunu belirten Çorum Özel Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Özgür SÖNMEZER;

Tuz tüketiminin azaltılmasını,

Günde 2,5 litre kadar sıvının tüketilmesini ve

Hayvansal proteinlerin özellikle sakatatın az tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
kapalı
banner303
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 03:20
Güneş 05:13
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Athletic Bilbao 36 51
8. Real Sociedad 35 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 35 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@