14 Mart’ta acil dışında sağlık hizmeti verilmeyecek

Çorum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Yılmaz, kamu hizmetlerinin 30 yılı aşkın süredir tasfiye edildiğini belirterek, “2003 yılından itibaren hızlanan; hizmetlerin piyasalaştırılması, ticarileştirilmesi, alınıp-satılan ve üzerinden “kar” edilmesi sürecinden en çok Sağlık, Sosyal Hizmet, Sosyal Güvenlik ve Eğitim hizmetleri etkilenmiştir” dedi.

14 Mart’ta acil dışında sağlık hizmeti verilmeyecek

Çorum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Yılmaz, kamu hizmetlerinin 30 yılı aşkın süredir tasfiye edildiğini belirterek, “2003 yılından itibaren hızlanan; hizmetlerin piyasalaştırılması, ticarileştirilmesi, alınıp-satılan ve üzerinden “kar” edilmesi sürecinden en çok Sağlık, Sosyal Hizmet, Sosyal Güvenlik ve Eğitim hizmetleri etkilenmiştir” dedi.

10 Mart 2014 Pazartesi 23:06
14 Mart’ta acil dışında sağlık hizmeti verilmeyecek

Çorum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Yılmaz, kamu hizmetlerinin 30 yılı aşkın süredir tasfiye edildiğini belirterek, “2003 yılından itibaren hızlanan; hizmetlerin piyasalaştırılması, ticarileştirilmesi, alınıp-satılan ve üzerinden “kar” edilmesi sürecinden en çok Sağlık, Sosyal Hizmet, Sosyal Güvenlik ve Eğitim hizmetleri etkilenmiştir” dedi.

14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Çorum Tabip Odası’nda bir basın toplantısı düzenlendi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Başkanı Merter Kocatüfek, Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Fatih Gök, Genel Sağlık İş Temsilcisi Dursun Tunç ve Çorum Aile Hekimleri Derneği yöneticisi Mesut Yetkin’in katıldığı basın toplantısında konuşan Tabip Odası Başkanı Dr. Ali Yılmaz, ticari kaygılar ve işletme anlayışı üzerinden yürütülen sağlık politikaları nedeniyle yalnızca vergiler üzerinden finansmanın sona erdirildiğini, sağlık hizmeti alabilmek için ayrıca Genel Sağlık Sigortası primi ödeme zorunluluğu getirildiğini söyledi.

Sağlık hizmetine ulaşmak isteyenler, neredeyse her kademede katkı-katılım payı ve ilave ücret ödeme zorunluluğu ile karşı karşıya bırakıldığını kaydeden Yılmaz, “Bu “dönüşüm” sağlık emekçilerine de iş ve işyeri güvencesinin yitirilmesi, performansa göre çalışma sistemi nedeniyle güvencesiz, gelecek güvencesi sağlamayan ücretlendirme, ağır bir iş yükü ve güvensiz ortamda hizmet vermek şeklinde yansımıştır. Ne yazık ki İş güvencemiz yöneticilerimizin keyfi uygulamalarına bağımlı hale gelmiştir” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın demokratik yöntemlerle hak talep eden sağlık çalışanını baskı altına alarak, ASM çalışanlarının örgütlü hak alma mücadelesini zayıflatmayı, korku salmayı, onları yıldırmayı amaçladığını belirten Yılmaz, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Bu “dönüşüm” konusunda yeni düzenlemeler geldikçe de bu olumsuzluklara yenileri eklenmektedir.

Sağlıklı bir toplum olmak için; halkımıza nitelikli, güvenilir bir sağlık hizmeti sunmak için mücadele etmek görevimizdir, görevimizin başındayız!

Bugün Sağlık Emek ve Meslek Örgütü Temsilcileri olarak “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın yarattığı sorunlara yönelik sesimizi duyurabilmek için 14 Mart Tıp "Bayramı"na kadar yapacağımız eylemleri basın aracılığıyla halka ve ilgililere duyurmak için bir aradayız. Bu süreçte Türkiye sağlık ortamında öne çıkan sorunları ve çözüm önerilerimizi hastanelerde, aile ve toplum sağlığı merkezlerinde, sağlık alanında eğitim veren okullarda ele alacak, tartışacak ve yurttaşlarımızla paylaşacağız.

Bugünden itibaren; Sağlık alanında hizmet veren her meslek grubunun eğitiminde yaşanan sorunların öne çıkarılmasını hedefleyerek “Nitelikli sağlık ortamı için nitelikli sağlık eğitimi gerekir” sloganıyla ilgili tüm mercilere bu sorunu tüm ülke çapındaki eylemlerimizle duyuracağız.

Birinci basamak sağlık hizmetleri olarak halka sunulan ASM ve TSM’lerinde çalışan sağlık çalışanının yaşadığı sorunları, koruyucu hekimlik alanında yaşananları konuşacağız. Sağlıklı bir toplum olmaktan uzaklaşan bir ülke olarak sağlığın belirleyicileri olan barınma, yoksulluk, doğaya yönelik saldırılar, savaş, savaşın yarattığı göç ve salgın hastalıklar sorunlarını halkımızla birlikte alanlarda dile getireceğiz. Sağlık hakkımıza, doğamıza, özgürlüklerimize ve geleceğimize sahip çıkacağız. Siyasi parti temsilcilerini, çevre örgütlerini, hasta hakları örgütlerini, göçle ilgilenen dernekleri, barış, demokrasi mücadelesi yürüten örgütleri de bu eylemimizde yanımızda olmaya davet ediyoruz.

Nitelikli sağlık hizmeti için uygun çalışma ortamı ve koşullar talep edeceğiz. Sağlıkta yaşanan şiddete dikkat çekecek, insanca çalışma ortamları, angarya yerine tanımlı çalışma saatleri, iş güvencesi, çalışırken ve emekli olurken gelir güvencesi talep edeceğiz. Performans denilen uygulamayı reddederek hastamızla, öğrencimizle ve iş arkadaşlarımızla barışçıl bir iş ortamında çalışma isteğimizi ifade edeceğiz. Sağlık çalışanlarının en mağdurları olan taşeron işçilerin iş ve gelir güvencelerini talep edeceğiz.

Hekiminden diş hekimine, hemşiresinden ebesine, sağlık teknikerinden teknisyenine, laborantına, biyoloğuna, diyetisyenine, sosyal hizmet uzmanına, taşeron sağlık emekçisine kadar tüm Sağlık Çalışanları olarak üzerimize yıkılan iş yükü nedeniyle nitelikli bir hizmet verememekteyiz.

10-14 Mart arasında hastalarımıza yeterli süre, en az 15 dakika ayıracağız.

14 Mart günü de, Tıp “Bayramında” sorunlarımızı ve nitelikli sağlık hizmetinin koşullarını tartışacak, aciller dışında hizmet veremeyeceğiz.

Daha ulaşılabilir, daha nitelikli bir sağlık hizmeti sunmak için verdiğimiz mücadelede; tüm emekçileri, emek ve meslek örgütlerini, hizmete ulaşma konusunda parasal engeller yetmezmiş gibi, her geçen gün yeni engellerle karşı karşıya kalan halkı bizimle birlikte olmaya çağırıyoruz.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 10.03.2014 23:23