Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Hoca, ortalıkta çok sık boy göstermekten hoşlanmayan, çok sık konuşmayan bilim adamlarımızdandır.

Kolay kolay laf alamazsınız ağzından, kaleminden ya da klavyesinden…

Az konuşur Hoca ama bir konuşursa da pir konuşur.

Fırtına olur, boran olur, sel olur o an Hoca…

Dillendirdiği konuların, kullandığı sözcüklerin önünde duramazsınız…

Yine öyle olmuş.

Açmış ağzını, yummuş gözünü!

Demiş ki Hoca;

“…Son günlerde bir "BEKA” lafıdır gidiyor. Sabah kalkıyoruz ‘BEKA’; akşam yatıyoruz ‘BEKA’…

Türkiye'nin gerçekten de bir beka sorunu var mı; bir ülkenin veya bir milletin bekası nasıl tehlikeye girer, gelin birlikte değerlendirelim.”

Sonra da sıralamış…

01- Ülkenin ulusal değerleri ayaklar altına alınır, ülkenin kurucu ve kurtarıcıları kötülenir ve aşağılanırsa,

02- Okumayan ve aklını kullanmayan bir toplum ağırlıktaysa,

03- Din, siyasete âlet ediliyorsa,

04- Kuvvetler ayrılığı yoksa ya da ortada kaldırılmışsa.

05- Hukukun üstünlüğü ilkesi geçerliliğini yitirmiş; insanlarını adalete güveni sarsılmışsa

06- İsraf had safhaya ulaşmışsa,

07- Ülkeyi var eden ulus, kimliksizleştirilmiş, soyunun adının dillendirilmesi kısmen de olsa yasaklanır hale gelmişse ve o ulusu oluşturan insanlar, bütün bunlara tepkisiz kalır hale gelmiş ya da getirilmişse;

08- Tank-palet üreten stratejik kuruluşlar; kağıt üreten, şeker üreten fabrikalar; banka gibi, yol-köprü, liman gibi ulaşım, iletişim ve finans kurumları yabancılara satılmış ya da satılıyorsa;

09- Eğitim kurumları, kaliteli eğitim veremez hale gelmiş; eğitim kalitesi düşmüşse;

10- Yerli tohumlarını bile kullanamayacak kadar tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı hale getirilmişse;

11- İthalatın artmasıyla birlikte, carî açığın yükselmesine karşın üretmek yerine (hâlâ) tüketmeye devam olunuyorsa;

12- Kendi yetersizliklerini görmeyip, yanlışlarını dış güçlere ve muhalefete yükleyen beceriksiz, basiretsiz ve liyakatsiz yöneticiler hâlâ iş başındaysa,

13- Ülkenin, üniversitelerin bilim insanları, doğru bildiklerini söyleyemeyecek kadar korkar hale geldi ya da getirildiyse ya da bilim adamı kisvesiyle, bilimle bağdaşmayacak kadar abuk sabuk laflar eden sözde bilim insanları, rağbet görür hale geldiyse;

14- Yöneticiler, ülke ve millet yerine koltukları için her türlü yalan-dolana başvuruyorsa,

15- Toplum, bir kısım kimseleri kutsallaştırıyorsa,

O ÜLKEDE KESİNLİKLE BEKA SORUNU vardır; ve o ülkenin de o ulusun da geleceği tehlike altındadır.”

* * *

Şimdi!

Şimdi dönün; Hoca’nın sıraladığı 15 maddeyi, bir kez daha okuyun.

Ve…

Ve tüm dürüstlüğünüzü takının…

Bir an için yandaşlığınızdan, candaşlığınızdan sıyrılın ve objektif olun.

Bu on beş maddenin, on beşi de yaşandı mı bu ülkede?

Yaşandı.

Halen de yaşanıyor mu?

Yaşanıyor.

Demek ki beka sorunu var bu ülkede,…

Bir başka soru.

Bu 15 maddeyi yaratan, bunlara sebep olan kim?

17 yıldır bu ülkeyi yöneten(!) iktidar.

Ne demek bu?
Şu demek; beka sorununu yaratan da, beka sorununa tavan yaptıran da 17 yıldır ülkeyi yöneten, bu iktidar.

Nokta.